Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '09

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
2182
 

İş yaşamında imaj

İş yaşamında imaj
 

İş yaşamında nasıl giyinmeliyiz?
Uluslararası araştırmalar, iş yaşamında kişisel imajın becerilerden daha fazla ön planda olduğunu ortaya koyuyor. Kişisel imajın en önemli bölümü, dış görünüşten oluşuyor. İlk kez girdiğiniz bir iş ortamında verdiğiniz imajla karşı tarafı etkilemek, ilk izlenimin yüzde 55 ini oluşturuyor.
İmajı iyi olan kişi kariyer basamaklarını da kolaylıkla çıkabiliyor. İmajı kötü olan bir kişi ne kadar yetenekli ve zeki olursa olsun başarılı olması imkânsız.
O halde giyime oldukça özen göstermeliyiz. Özen göstermek demek, iddialı olmak demek değildir. Sade, şık ve temiz giyinmek.

Yapılan araştırmalara göre; öncelikle vücudunuzu iyi tanımalısınız.

Şişman bir erkek; enine çizgili takım elbiseden uzak durmalı. Uzun çizgili takımları tercih etmeli. Tabi ki hep çizgili takım giyecek diye bir şey yok, sade de tercih edilebilir. Duble paça da olmaz, çünkü çift paça pantolon kısa ve şişman gösterir. Koyu renklerin her zaman daha zayıf göstereceğini bilerek tercihini bu yönde yapmalı. Kravat seçiminde de iri desenli kravatlardan uzak durmalı.

Uzun boylu erkekler de; uzun çizgili takımlardan uzak durmalı, düz ve kruvaze takımları tercih etmeli, ayrıca, uzun sivri yakalı gömlekleri tercih etmemeli.

Zayıf, minyon tipli erkekler; geniş yakalı gömlekleri tercih edebilirler. Ancak bu tip erkekler, çok bol giysiler giymemeli yoksa içinde kaybolurlar.

Bir de takım elbisenin içine kısa kollu gömlek giyilmeyeceği unutulmamalı.
Çorabın ayakkabıyla uyumuna da oldukça özen göstermeli.

Bayanlarda da kıyafet seçimi oldukça önemli; her sabah ne giyeceğim diye düşünmek oldukça uzun zaman alır. Bunu akşamdan düşünüp hazırlamak en güzeli.

Şişman bayanlar da erkekler gibi enine çizgili kıyafetler ve çift paçadan uzak durmalı. Kazak giyeceklerse bisiklet yakadan uzak durup, v yaka tercih edilmeli. Minyon bayanları, uzun etek daha da kısa gösterir.

Peki ya uzun boylu ve zayıf bayanlar nasıl giyinmeli?

Şişman hemcinslerinin tersini tercih etmeliler. Yani uzun çizgilerden uzak durmalı. Pantolonda duble paça tercih edilebilir. Ayrıca sivri burunlu ayakkabıdan da uzak durmalı.

İri yapılı bayanlar da; koyu renkleri tercih etmeli. Fular kullanırken iri desenlerden uzak durmalı. Enine çizgili ve geniş yakalar da kullanılmamalı.

Kıyafetlerde renk seçimi ve uyumu da çok önemli. Kısaca bahsedersek; siyah renk iş dünyasının vazgeçilmez rengidir. Her zaman zarafeti ve ciddiyeti temsil eder. Erkeklerde siyah bir takımın içine giyilen açık tondaki gömlek, mesela mavi, kırmızı renkli bir kravatla tamamlanabilir.
Bayanlarda giyilecek siyah bir elbise, kırmızı tondaki bir fularla tamamlanabilir. Eğer kıyafette kahverengi tercih edilecekse, kahvenin koyu tonları olmasına dikkat edilmeli. Tamamen kahverengi giymek olmaz onu da açık maviyle kombine edebilirsiniz.

Bir de giyilen kıyafetler, muhakkak temiz ve ütülü olmalı, evden çıkmadan önce şöyle bir aynaya bakmayı unutmayınız, astarı sökülmüş bir ceket ile uyarılmak zorunda kalmayın(!)

Sırada giyimimizi tamamlayan aksesuarlar var, evet en az kıyafetler kadar önemli. Ayakkabı, çanta ve kemer, hatta takılar.
Erkeklerde ayakkabı ve kemer kesinlikle aynı renklerde olmalı. Bayanlarda da kullanılacak çanta ve ayakkabının rengi aynı olmalı. İş yaşamında bayanlar için topuklu ayakkabı da vazgeçilmezlerin arasındadır. Çok topuklu olmak şart değil ancak hafif bir topuklu ayakkabı sizi zarif yapar.

Minyon tipli bayanlar büyük şekilli takılardan ve çantalardan uzak durmalı.

Birde işe giderken yapılan makyaj da oldukça önemlidir. Öncelikle makyajı kendiniz için yaptığınızı unutmayanız. Hafif bir makyaj sizin bakımlı olmanızı sağlar. Hiçbir yönetici de bakımsız bir çalışanı olmasını istemez.

Makyajın hafif olması çok önemli, gösterişli bir makyaj sizi güzel olmaktan uzaklaştıracağı gibi basitte yapar.

Saçlar, evet onlar kıyafetten çok daha önce göze çarpar. İş yaşamında özellikle de toplu saç ön plandadır, ciddiyeti gösterir. Muhakkak toplu olması şart değil tabi ki. Ancak açık saça kişinin şekil vermesi çok daha zor olduğundan, tercih kuaförden yana olmalı.

Saygılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok teşekkür ederim. Neden mi? Hayatımda iki dönem vardı. Biri her günü bakımlı, zevkle seçilmiş kıyafetler, olabildiğince kusursuzluğa düşkün. Sonraki dönem hepsinden vaz geçiş. Sıfır makyaj, sıfır bakım, sadece temiz ve ütülü giyinme. Birinci evrede Devlete çalıştım, ikinci evrede özele. Kariyer açısından ikinci evrede daha başarılı idim. Ama şimdi yeniden; sizin sözünü ettiğiniz zarafete şıklıkla birlikte geçiş dönemindeyim. Bu yüzden ne bulursam okumak, genel trendi yeniden yakalamak kaygısı var içimde. Umarım başarırım. Bu anlamda yazınız dikkatimi çekti. Sıkmadan, anlatımın kendi iç dinamiği ile akışkan hoş bir yazı olmuş. Yüreğinize sağlık.

Emine Supçin 
 01.02.2009 10:26
Cevap :
Mrb, ...evet sizinle hemfikirim, sade,temiz ve şık olmak.Sizde burada öyle güzel paylaşımda bulunmuşsunuz ki asıl ben teşekkür ederim efendim.Mizah yazılarınızı okuyacağım.Ben de sizin gibi mizaha oldukca düşkünüm.Saygılarımla.  01.02.2009 11:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 287
Toplam yorum
: 506
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 12587
Kayıt tarihi
: 22.11.08
 
 

Öğretmenlik yapıyorum ve anneyim. Çocukları çok seviyorum. Yüreği sevgi dolu olan insanlara, sela..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster