Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '13

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
15996
 

İşçi sağlığı ve beslenmesi

İşçi sağlığı ve beslenmesi
 

Verilecek kaliteli beslenme hizmeti iç müşteri olarak kabul edilen işçilerin memnuniyet düzeyleri arttırılarak, üretimde daha yüksek performans göstermeleri sağlanabilir.


İş ve işçi verimliliği kavramları gitgide önem kazanmakta, özellikle de beslenme konusunda. yapılan araştırmalar işçilerin beslenmesiyle verimlilik arasında birçok bağlantıyı net bir şekilde göstermektedir. İşçilerin iş yerinde veya evlerinde yedikleri yemekler, öğün sayısı, içerikleri, besin öğeleri miktarları gün içindeki verimliliklerini, çalışma saatlerini, konsantrasyon sürelerini, üretim hızını, fiziksel güçlerini, işe devamlılıklarını, hastalıklara karşı dirençli olmalarını hatta iş kazalarının sıklığını dahi etkilemektedir. Verilecek yemeklerin miktar ve kalite olarak iyi seçilmesi gibi konular amaca ulaşmada büyük rol oynar. Bu nedenle iş yerinde verilen yemeğin kaliteli ve dengeli olması evdeki eksikliği giderici yönden önemli bir rol oynamaktadır.

İşçilerin besinlerle aldığı enerji, harcadığı enerji ile dengede olmalıdır. Alınan enerjinin yetersizliği sadece kan glikozunu değil, kas ve karaciğer glikojenini de azaltır. Enerjinin sağladığı besin öğelerinin oransal olarak cins ve miktarı da verimliliği etkiler.

Besinlerle alınan enerjinin başlıca kaynağı olan besin öğeleri proteinler, karbonhidratlar ve yağlardır. Enerji gereksinimi ne olursa olsun, günlük alınan toplam enerjinin %12-15’i proteinlerden , %55-60’ı karbonhidratlardan, %25-30’u yağlardan gelmelidir. İşçilerin günlük enerji gereksinimleri yaptıkları işin niteliğine göre değişir (Tablo1).

Hafif aktiviteli işler/meslekler : Büro işleri, avukat, doktor, muhasebeci, öğretmen, mimar, alet kullanarak yapılan ev işleri.

Orta aktiviteli işler/meslekler : Hafif sanayi işleri, terzilik, elektrik, tekstil, gıda, montaj işleri, marangozluk, mobilya endüstrisi, kanal işçiliği, matbaa işçileri, gemicilik, fırıncılık, alet kullanmadan ev işleri, öğrencilik, tütün işçileri, tezgahtarlık.

Orta-ağır arası aktiviteli işler/ meslekler: Tarım işçilerinin bir bölümü, düz işçiler, sıva işleri, yük taşımak, balya istiflemek, çiftçilik, lastik ve kauçuk işleri, deri sanayi, kimya ve elektrik endüstrisi, orman işçileri, maden ocağı işçileri, demir çelik işçileri.

Ağır aktiviteli işler/ meslekler: Tomruk işleri, madencilik, ormancılık, demir-çelik sanayi, yol ve inşaat işçileri, yüksek ısılı fırın işçileri, ağır yük taşıyıcıları, ağaç kesme işerli, demir işçileri, tarım işçilerinin bir bölümü.

Tablo1: İşin derecesine (aktivitesine) göre 18-60 yaş için gerekli olan günlük enerji miktarları (kkal/gün)

 

 

İŞİN AKTİVİTESİ

ERKEK (kkal/gün)

KADIN (kkal/gün)

HAFİF

2500

2100

ORTA

3000

2300

ORTA-AĞIR ARASI

3500

2600

AĞIR

4000

3000

 

 

 

 

İşçilerin enerji gereksinimlerini fiziksel aktiviteleri yanı sıra ; işyeri ortamın sıcaklığı da etkiler.

Çalışılan ortamın sıcaklığı 10-14 derecenin altına her 10 derece indiğinde , enerji gereksinimi %5-10 artar.

Ortamın sıcaklığı 30 derecenin üzerine her 1 derece yükseldiğinde, enerji gereksinimi %5 artar. Bu nedenle işçilerin enerji gereksiniminin saptanmasında yapılan işin ve fiziksel aktivitenin yanı sıra ; çalışma ortamının sıcaklığı da dikkate alınmalıdır.

Dengesiz bir diyette örneğin;

Çalışma öncesi fazla miktarda basit karbonhidrat(şeker ve şekerli besinler) tüketimine bağlı olarak olumsuzluklar ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki ; çalışma öncesi basit şeker tüketimindeki artış, insülin salınımında  artışa , kan şeker düzeyi artışına, kanda dokulara şeker geçişinde artışa, çalışmanın başlarında kan şekerinde hızlı düşüş(hipoglisemiye) daha sonrasında çalışma performansında bozulma, iş kazası riskinin artmasına neden olmaktadır.

Çalışma öncesi bir oturuşta, olması gerekenden fazla karbonhidrat alınması (ekmek, pilav, makarna, patates, şekerli besinler tatlılar ) ve yemeğin fazla tüketilmesiyle olumsuzluklar ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki; fazla karbonhidrat tüketimi ve tek seferde fazla yemek yeme insülin salınımında artışa, triptofan dışında amino asitlerin dokulara dağılımnda artışa böylelikle kanda triptofan yoğunluğunun artışına, beyine triptofan girişinde artışa , triptofandan serotenin sentezinde artışa dolayısıyla yorgunluk , dikkat dağınıklığı ve uyku haline neden olur.

YETERSİZ VE DENGESİZ BESLENEN İŞÇİLERDE KARŞILAŞILABİLECEK SORUNLAR

Yaptığı işin niteliğine göre besinlerle doğal yoldan gerekli enerji ve besin öğelerini yeterince alamayan işçilerde bazı olumsuzluklar görülebilmektedir. Bunlardan bazıları;

Fiziksel performans için gerekli olan ve kan glikoz düzeyini normal sınırlar içinde tutabilecek düzeyde yeterli enerjinin alınamamasına bağlı olarak işçilerde halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik gibi belirtiler görülür.

Kan glikozunun düşüklüğüne bağlı olarak beyine yeterince glikoz gitmemesi sonucu, beyin fonksiyonlarında, dikkat ve algılamada sorunlar yaşanır. Ayrıca bilişsel fonksiyon , dikkat, algılama ve hafıza üzerinde önemli etkileri olan; özellikle B12, B6 ve folik asit gibi vitaminlerin eksik alınması da çalışma performansı ve işi kazaları yönünden sorunlara yol açabilir.

Minerallerden demirin, vitaminlerden B12 ve folik asit yetersizliğini denen olabileceği anemiler sonucu oluşan halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik nedeniyle iş kazaları riski artabilir.

Yağda eriyen , önemli bir antioksidan vitamin A vitaminin yetersizliğinde gözün görme fonksiyonları bozulur.

çalışma öncesinde saf şeker ve nişasta ağırlıklı bir beslenme şekli veya aiırı yemek yeme ; daha öncede belirtildiği gibi uyku haline yol açar, kan glikozunu hızlı yükselip , kısa  sürede düşmesine neden olarak hipoglisemi riskini arttırır.

Aşırı beslenme sonucu şişmanlayan bireyler, kazalara daha eğilimlidirler.

Bazı vitaminler, özellikle B gurubu vitaminleri sinir sisteminin normal çalışması, dikkat, algılama vb. fonksiyonlar için gereklidir. Bu vitaminlerin yetersizliği iş kazaları yönünden işçilerde önemli sorunlara neden olabilir.

ÇALIŞANLARIN İŞ YERİNDE BESLENMESİNE İLŞKİN VAR OLAN UYGULAMALAR VE ÖNERİLER

İşçilerin iş yerlerinde beslenme uygulamaları irdelendiğinde; toplu iş sözleşmeleri kapsamında ve iş yerlerindeki uygulamalar çerçevesinde genelde, aşağıda belirtilen uygulamalar göze çarpmaktadır:

Toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde “ iş yerinde verilen yemekler çalışanların çalıştıkları işe göre gereksinme duydukları enerjinin yarını karşılayacak yeterlilikte olmalıdır” kuralı vardır ve genellikle de bu kurula işçilere verilen yemeklerin enerji içeriği açısından uyulmaktadır  veya uyulmaya çalışılmaktadır.

Çalışanlara iş yerlerinde sağlanması gereken bu enerjinin tamamını içeren yemekler tek bir öğünde (genellikle öğlen yemeğinde) sunulmaktadır.

Yukarıda belirtilen bu iki uygulama sağlıklı ve kaliteli beslenme ilkleri doğrultusunda incelendiğinde; iki olumsuzluk göze çarpmaktadır. Birinci olumsuzluk kaliteli beslenme kriteri olarak , işçilere verilen beslenme hizmetlerinde sadece enerji yeterliliğinin temel alınmış olması, ikinci olumsuzluğun da yüksek enerji içeren bu yemeklerin ( ağır işlerde çalışanlarda yaklaşık olarak 4000/2=2000 kalorilik kısmının) tek öğünde yüklemesi göze çarpmaktadır.

Kaliteli beslenme kriteri olarak enerjinin verilmesi hedeflendiğinde de; enerjinin karbonhidrat, protein ve yağdan gelen oranları ve diğer besin öğeleri göz arda edilebilmekte. Oysaki kaliteli beslenme , ancak aşağıda belirtilen koşullar sağlanması ile mümkündür.

Miktarda yeterlilik: İşçilerin beslenmesinde de besinlerle aldığı enerji işin niteliğine , göre yeterli düzeyde olmalıdır.

Çeşitlilik: Gereksinim duyulan enerjinin sağlanacağı besinlerin seçiminde dört temel besin gurubundan yeterince tüketilmelidir. 1-Süt ve süt ürünleri.(süt, yoğurt, peynir vb.) 2-Et, yumurta ve kurubaklagiller. 3- Sebze ve meyveler 4-Tahıl ve türevleri 8 un ve undan yapılan yiyecekler, pilav, makarna, bulgur, mısır vb.)

Öğün sayısı ve öğünlere dağılımında denge: Günlük gereksinim duyulan besinlerin uygun öğün sayısı ve bu besinlerin öğünlere uygun dağılımı sağlanmalıdır. Gereksinim duyulan besinlerin çeşitlilik içersinde; 2 ana ve 2-3 ara öğünde tüketilmesinin beslenme ilkeleri yönünden daha uygun olduğu bilinmektedir. Özellikle enerji gereksiniminin ağır işlerde çalışalar da yüksel olması nedeniyle, işçilerin beslenmesinde yeterli ve kaliteli bir kahvaltıyı takiben , bir ara öğün, öğle yemeği ve yine bir ara öğünle akşam öğününe dek bu önemli öğünlerin atlanmamasına ; gün boyu tüketilmesi gereken yiyecek ve içeceklerin öğünlere dengeli bir şekilde dağılımına özen gösterilmelidir.

Yüksek sübjektif kalite/tüketilebilirlik kalitesi: Yemeğin tüketilebilirlik düzeyini etkileyen renk, koku, lezzet, görünüm, pişirme derecesi vb. özellikleri içerir.

Yüksek besin değeri korunumu: Besinlerin yemek olarak üretiminde veya hazırlanması sırasında beslenme ilkelerine uyulması, en az besin değeri kaybı ile sunulması ve tüketilmesi gerekir. Aksi halde besin değeri önemli ölçüde azalır.

Yüksek hijyenik kalite: Tüketime sunulacak besinlerin hijyen/sanitasyon ilkeleri doğrultusunda gıda hijyeni, kişisel hijyen ve fiziksel ortam araç/gereç hijyen ilkelerine uyulmalıdır. Aksi taktirde zehirlenmeler yaşanabilir.

Ekonomiklik: Yeterli ve dengeli beslenmenin ekonomik şekilde sağlanması, özellikle ülkemiz açısından önemli bir kriterdir. Bunun için, kaliteli ve ekonomik beslenme seçenekleri dikkate alınmalıdır.

Çalışanların beslenmesinde sadece enerjinin değil, diğer besin öğelerinin de yeterliliği ve dengesi önemsenerek, uygun bir beslenme programının konunun uzmanlarınca planlanması ve uygulanması sağlanmalıdır. Bunun için her iş yerinde kaliteli bir toplu beslenme hizmetinin vazgeçilmezi olan ve iş yerindeki beslenme hizmetlerinin yönetim ve organizasyonundan sorumlu Toplu Beslenme Yöneticisi (Yönetici Diyetisyen) istihdamı sağlanmalıdır. Sonuçta verilecek kaliteli beslenme hizmeti  iç müşteri olarak kabul edilen işçilerin memnuniyet düzeyleri arttırılarak, üretimde daha yüksek performans göstermeleri sağlanabilir.

Kaynaklar:

  1. Beyhan Y.2008 İşçi Sağlığı-İş Güvenliği ve Beslenme , Ankara
  2. Baysal A. 2002 Beslenme, Hatipoğlu Yayınları Ankara

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5979
Kayıt tarihi
: 04.09.12
 
 

Nurten PEHLİVAN GÜNDÜZ 2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster