Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
230
 

İşe, eş karıştırmak belden aşağı vurmaktır!

İşe, eş karıştırmak belden aşağı vurmaktır!
 

Birinci ayıp -en hafif ifadeyle- GATA'dan geliyor. Başbakan'ın eşi, GATA da yatmakta olan sanatçı Nejat Uygur'u ziyaret etmek istiyor. Ama, o meşhur ve meşum "kamusal alan" engeline takılıyor...

Başbakan Erdoğan konuyu, gerilim nedeni olmamak için, uzun süre gündeme getirmiyor. Ancak, belli ki, eşine yapılan bu yakışıksız davranış zoruna gidiyor.

Bazen eşinize yapılan "saygısızlık" bizzat size yapılandan daha ağır gelir... Özellikle de Türk insanı için bu böyledir; ülkenin %47 oyla seçilmiş Başbakanı olmasanız bile...

Konu, Nejat Uygur'un eşi tarafından da doğrulanıp Medya'ya malzeme olunca, Meclis gündeminde de yer aldı. Sonuçta, böyle bir hadisede Başbakan'ın yanında olması gereken siyasetçiler, belden aşağı vurmak pahasına işe başka şeyleri karıştırdılar..

MHP'nin yaptığı GATA'nın yaptığından aşağı değildir. AKP'nin bir il başkanının yağcılığın dozunu kaçırıp da Sayın Erdoğan için, "O bizim için ikinci bir Peygamber gibidir" şeklindeki hezayanı, böyle konularda hassasiyeti bilenen Başbakan Erdoğan için, bir suçlama malzemesi olarak kullanılması en azından "ayıp"tır; haksızlıktır...

Ne var ki, Başbakan Erdoğan da MHP'nin bu "ucuz siyaseti" ne aşırı tepki vermek suretiyle hata etmiştir. Meclis çatısı altında eşlerle ilgili hususları gündem konusu yapmak ne kadar densizlikse, buna verilen aşırı tepki de o kadar gereksizdir.

Ülkeye vereceği bir şey bulunmayan muhalefet, belden aşağı vurarak; olmadık konuları Meclis kürsüsünden dillendirerek siyasi rant sağlamaya çalışıyorsa, İktidara ve özellikle Sayın Başbakana düşen bu tuzağa düşmeden daha sakin ve vakur cevaplar vermektir.. Hatta hiç cevap vermemektir...

Sayın Erdoğan'ın öfkeli çıkışları, onu haklı olduğu pek çok konuda haksız durumuna düşürüyor. Adamın biri sizin için "adeta ikinci bir Peygamber gibidir" demişse, bu sizin hatanız değildir.. Ama siz de muhalefetin bunu fırsat bilerek damarınıza dokunmasına fırsat vermeyin...

Bu ülkede Müslüman olan herkes bilir ve inanır ki, son peygamber geleli bin beş yüz yıl olmuştur ve yeni bir peygamber gelmeyecektir.. Bizler son Peygamberin izinden giden müminleriz ancak...

Öyleyse, densizin birinin söylediğini, başka bir densiz Meclis kürsüsüne getiriyor diye niye öfke krizine giresiniz... Son Peygamber olan Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur: "Ümmetimin bilge kişileri Beni israil Peygamberleri gibidir..."

Siz, hizmetinizle bu Hadise muhatap olabiliyorsanız; el alem ne derse desin, aldırmayacaksınız!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

90'lı yıllardan itibaren "ülkücü" çizgisinden tamamen uzaklaşan (ki, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve 21 arkadaşının MHP'den istifası ve BBP kurmasıda bu tarihlere rastlar) karşısındaki insanların hassasiyetleri kaşımayı-karşısındakileri incitmeyi politik birer manevra olarak algılayan ve her fırsatta bu ve benzerlerini yaptığını gördüğümüz MHP'yi ve bu olayda başı çeken Osman Durmuş'u, oturduğu yerden kışkırtıcı performansıyla olayın her dakikasında bu vukuatın içinde yer alan Oktay Vural'ı ve oturduğu masasında hiç istifini bile bozmadan sıradan bir olaymış gibi olayları seyredip, milletvekillerine engel olmayan Devlet Bahçeli'yi kınıyorum. Bence olay çok vahimdir. Demokrasi ve kişisel hak ve özgürlükleri savunmak yerine GATA'nın uygulaması savunulmuştur. Gerçi MHP'den kişi hak ve özgürlüklerini savunmasını beklemekte hata olur fakat en azından olaya "EŞ" karıştırılmamalıydı. Bu konu hakkında duygularımı paylaşmama vesile olduğunuz için çok teşekkür ederim. Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 04.02.2010 9:01
Cevap :
Değerli katkınız için teşekkür ediyorum..Hayırlı Cumalar...  05.02.2010 11:54
 

Merhaba...Meclis, bir ilkokulun bir sınıfı; milletvekilleri de bu sınıfın ne dediğini bilmeyen küçük öğrencileri...Vur birini ötekine...Meclisi idare eden kişi ise, bir ilkokul sınıfını idare etmekten aciz bir öğretmen gibi...Hepsi çok ayıp etmişler...Selamlar

cdenizkent 
 03.02.2010 23:28
Cevap :
Aynen öyle deniz bey..:) Selamlar  05.02.2010 18:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1644
Toplam yorum
: 4267
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 794
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster