Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '08

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
865
 

İşgünü 6 saat olsun

İşgünü 6 saat olsun
 

Ne zaman ki işgünü 8 saat oldu o zaman dünya değişti. Ya da ne zaman ki dünya değişti o zaman işgünü 8 saat oldu.

Rosa Luxemburg, 1894’de yazdığı “1 Mayıs'ın Kökenleri Nedir?” başlıklı yazısında iş gününün 8 saat olması sürecini anlatıyor: “(...) Avustralyalı işçiler, 1856'da, sekiz saatlik işgünü lehinde gösteriler yaparak, toplantılar ve eğlenceler düzenleyerek, hep birlikte bir günlük iş bırakmaya karar verdiler. (...) Avustralyalı işçilerin örneğini ilk izleyen Amerikalılar oldu. 1886'da 1 Mayıs'ın evrensel bir iş bırakma günü olmasına karar verdiler, 1 Mayıs'ta 200 bin Amerikalı işçi iş bıraktı ve 8 saatlik işgünü talebinde bulundu. (...) Bu sırada Avrupa'daki işçi hareketi de güçlendi ve canlandı. Bu hareketin en güçlü ifadesi, 1889'da toplanan Uluslararası İşçiler Kongresi oldu. (...) İlk 1 Mayıs'ta sekiz saatlik işgününün uygulanması talep edildi. Ama bu hedefe ulaşıldıktan sonra da, l Mayıs'ın kutlanmasına son verilmedi. (...)”

İşgününün 8 saat olması, iş yaşamında çalışanların en büyük başarısıdır. Çalışanlara bu hak verilmemiş, kendileri söke söke almışlardır.

Geçen 120 yılda çok şey değişti, insanların yaptığı işlerin çoğunu makineler ve bilgisayarlar yapmaya başladı, bir çok çalışma alanında insana olan gereksinim azaldı. İş makineleri ve bilgisayarlar iş yaşamını çok farklı bir noktaya taşıdılar.

Geçen 120 yılda çok şey değişti, dünyanın nüfusu arttı. Artık daha çok kişinin işe gereksinimi var. Yaşamak için bir gelir gerekiyor ve bir gelir sağlamak için (küçük bir azınlık dışında) çalışmaktan başka yasal yol yok.

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler biz insanlar sayesinde oluyor. Bu gelişmelerle işleri kolaylaştırıyoruz ve iş yaşamında insana olan gereksinimi azaltıyoruz. Bu gelişmelerin insana daha çok yarar sağlaması gerekir. Oysa iş yaşamında hergün artan otomasyon işgücüne gereksinimi azaltırken, çalışmak zorunda olanların sayısı her geçen gün daha çok artıyor. Bu durum insanlık için önemli bir sorun oluşturuyor. Otomasyon, üretim sektöründe istihdamı ciddi krizler yaratacak kadar azaltırken, önümüzdeki yıllarda hizmet sektöründe de benzer sorunları gündeme getirecektir.

İşi olanlar bunun rahatlığı içinde işsizleri hiç düşünmeden yaşamlarını sürdürürlerse, bir süre sonra huzursuz bir toplumda iş sahibi bireyler olarak azınlıkta kalabilirler (2). Barış içinde bir dünya için işsizlik sorunu çözülmelidir. Yeni iş alanları yaratılmalı ve çalışana daha çok iş yaptırmak yerine bu iş için yeni kişilerin işe alınması gerekir (3). Bütün önlemler işsizliği ortadan kaldıramıyorsa işgününü kısaltmaktan başka çare kalmaz.

İşsizliğe dur demek için günlük çalışma süresi 6 saate düşürülmelidir. 6 saatlik işgünüyle daha çok kişiye iş sağlanacaktır. Bu değişimin üretim ve hizmet maliyetlerinde getireceği artışları kaçınılmazdır. Bu maliyetleri işveren ve çalışan birlikte üstlenmelidir.

6 saatlik işgünü, kesintisiz üretim ve hizmet alanlarında günlük 4 vardiya için tam uygundur.

6 saatlik işgünü de bir süre sonra uzun olacaktır ve o zaman 4 saatlik işgünü gündeme gelecektir. Bu arada hafta tatilinin 3 güne olması gibi çözümlerle işsizliğe çözüm çabaları olacaktır. Çalışma saatlerinin azalması “tembellik” değildir, gelişmenin ve değişmenin gereğidir.

Güzel bir dünya için, eşitlik için, barış için işi ve refahı paylaşmalıyız. Bu paylaşım için günlük çalışma saatinin azaltılmasından başka çare yoktur.

Ne zaman ki işgünü 6 saat olur, o zaman dünya değişir. Ya da dünya öyle bir karışır ki, o zaman işgünü zorunlu olarak 6 saat olur.

(1) Rosa Luxemburg “1 Mayıs'ın Kökenleri Nedir?”: http://www.marxists.org/turkce/luxemburg/1890s/1894.htm
(2) İşsiz Yurttaşlar Partisi (5-7-2008): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=118403
(3) Bunca işsizlik varken fazla mesai olmaz (23-4-2008): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=105474

Ankara, 25 Ekim 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2370
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster