Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı ABDULLAH BEDELOĞLU

http://blog.milliyet.com.tr/abdullahbedeloglu

12 Şubat '14

 
Kategori
Kimya
Okunma Sayısı
58203
 

Isı ve sıcaklık kavramları

Isı ve sıcaklık kavramları
 

ISI VE SICAKLIK KONU ANLATIMI

Madde uzayda bir yer kaplayan hacmi ve kütlesi olan varlıklara madde denir. Madde olmayan şey var mıdır? Isı, ışık ve sesin kütlesi, hacmi yoktur. Bu nedenle madde değildir. Isı, ışık ve ses madde değilse nedir? Isı, ışık ve ses enerjidir. Enerji madde değildir.

ISI:

Bir maddeyi oluşturan taneciklerin(atomların ya da moleküllerin) hareket (kinetik) enerjilerinin toplamına ısı denir. Isı madde değil enerjidir. Isı ölçü birimi calori (kalori) ve juldür.(joule) Isı kalorimetre kabı ile ölçülür.

Isı alışverişi nedir?

Maddeler birbirine dokundurulduğunda ve karıştırıldığında sıcaklığı yüksek olan madde sıcaklığı düşük olan maddeye ısı verir buna ısı alışverişi denir.

Denge sıcaklığı nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz ısı alışverişi maddelerin sıcaklığı eşit oluncaya kadar sürer. Bu sıcaklığa denge sıcaklığı denir.

Isı, sıcaklığı yüksek maddeden sıcaklığı düşük olan maddeye aktarılan enerjidir.

Isı farklılığı maddenin halini, şeklini, hacmini değiştirir.

Ağzı kapalı içi boş pet şişe soğukta daralır. Hava ısınınca pet şişe genleşir, genişler. Isınan elektrik teli genleşir, uzar, sarkar.

Yağmur, kar, buz, sis ve bulut sudur.  Yağmur suyun sıvı hali, kar ve buz suyun katı hali, sis ve bulut gaz suyun gaz halidir. Isınma suyun 100 °C'de kaynayıp buhar olur. Buharlar sisi, sisler bulutu oluşturur.

Yüksek ısınma yada yüksek soğuma halinde maddeler hal değiştirir.

Bulutlar soğuma ısılarının düşme seviyesine göre yağmur, kar, dolu olarak yeryüzüne yağar.

Vücudumuzda da su vardır. Çocuklarda vücut ağırlığının %70, bebeklerde %90, yetişkinlerde %60, ihtiyarlarda %50'si sudur.

Her insan vücudu, günde yaklaşık 350 mL su buharı gaz halinde suyu dışarı bırakır. Soğuk havalarda kışın ağzımızdan çıkan buharlar buna örnektir.

Vücudumuzla dış ortam sıcaklığı arasında ısı alış verişi olur. Soğuk havada ısı veririz, ısı kaybederiz. Isı kaybedince üşüme ve titreme hissederiz. Isı alınca terleme, yanma hissederiz. Ten rengimiz yanmadan dolayı önce brozlaşır sonra kararır.

Vücudumuzun ısısının bir ortalama sabit sıcaklığı vardır. Bu ortalama sıcaklık değeri 36,5-37,5 santigrat derecedir.  Bu sıcaklığın altına ve üstüne çıkma hastalanmamıza sebep olur.

Vücudumuz bu 36,5 °C derecelik sıcaklığını korumak için hareket edebilmek için sürekli çalışır, enerji yani ısı üretir. Isı vücut hücrelerinde üretilir.

Vücudumuzun ısı üretmek için; oksijen, su ve besine ihtiyacı vardır. Sadece kanımızda yaklaşık 350 milyon civarında kan hücresi vardır. Bu da demektir ki sadece bir nefes alışımızda 350 milyondan daha fazla oksijen alırız..Bu da bir nefeslik sürede 350 milyondan fazla mol besin kullanırız.

Oksijen, su, besin ısı üretmek için tüketilir. Günde 2,5 litre suya ihtiyaç duyarız.. Oksijen için kapalı ortamları havalandırma ihtiyacı duyarız. Besin ihtiyacını zamanında karşılamak için düzenli aralıklarla yemek yeriz..  Düzenli yemek besin alamama durumunda vücut yağlarımızın bir kısmı enerji üretmek için tüketilir.

Vücudun düzensiz beslenme durumundaki direncini artırmak için, (vücudun otamatik ayar sistemini geliştirmek için) her yıl bir ay oruç tutulur. Vücut hücrelerdeki yağı besin ve suya dönüştürme alışkanlığı kazanır.

Çocukların vücut yağ oranı yetişkenlere göre daha azdır. Derileri daha incedir. Daha çabuk üşür, daha çabuk terler, daha sık su içer, yemek yer, daha sık nefes alır. Bu yüzden nabız sayısı yetişkinlede dakikada 60-70, çocuklarda 70-90, bebeklerde 90-110 olur.

Vücudumuz, her yıl deri ve yağ tabakasını kalınlaştırarak sıcaklık değişmelerinden kendini koruyucu önlemleri alır.

Vücut sıcaklık alış verişini kontrol ederek ani sıcaklık değişmesinin yol açaçağı tehlikelerden hastalık ve ölümlerden yanma ve donmalardan bizi koruyucu önlemleri alır.

Vücudumuzun ısı ayarlamasını kolaytırmak için gölgeli, kapalı alanlar yapma oralarda oturma- çalışma, giyinme, yelpaze, pervane, vantilatör, klima, soba, ocak, ateş vs ısıtma ve soğutma, aydınlatma, giyim, havalandırma teknolojilerinden yararlanırız..

Işık bir ısı enerjisidir. Bu yüzden ışığın olduğu gündüzleri daha sıcak, ışığın olmadığı geceleri gündüze göre daha az sıcaktır.

Dünyanın her yerinde gece ve gündüz sıcaklık farkı vardır. Gece gündüz sıcaklık farkı iklimleri belirleyici etkilerdendir. Sıcaklık farkı artıkça kuraklık süresi artar, nem oranı azalır.

Dış ortam nem oranı, rüzgar kuvveti, hızı sıcaklığı etkiler. Yüksek nem oranı sıcaklığı artırır, rüzgar hızına doğru orantılı olarak serinlik artar.

Yüksek nem, rüzgar olan yerlerdeki yapı, bina teknolojileri değişmiş, ısı ayarını kolaylatırmak, sabit tutmak için insanlar okyanus kenarlarında gökdelen tipi 125 m gibi yüksekliklerde bina yapmışlardır.

Mısırlılar da M.Ö. çölde gökdelen tipi pramid denen binalar yapmıştır.

Bulunduğumuz yerin yükseltisi de sıcaklığı etkiler. Yükseklere çıkıldıkça nem oranı ve ısı ve sıcaklık azalır.

SICAKLIK:

Isı ve sıcaklık farklıdır. Sıcaklık bir maddeyi oluşturan taneciklerin tamamının hareket enerjilerinin ortalamasıdır. Sıcaklık termometre ile ölçülür.

Bir cismin sıcaklığını ölçmeye yarayan alete termometre denir.

Sıcaklık birimi selsiyus derecedir. Kısaca °C sembolü ile gösterilir. 25°C okunuşu 25 derece=25 selsiyus derece veya 25 santigrat derece diye okunur. Termometredeki değer renkli sıvı sıfırın altına inerse -12 °C eksi 12 derece gibi okunur. -10 °C okunuşu sıfırın altında eksi on derece şeklinde okunur.

Termometredeki dereceler suyun donma ve kaynama noktasına göre derecelenmiştir. Donma noktası 0, kaynama noktası 100 derecedir.

Termometre 1592 yılında İtalyan Bilim İnsanı Galileo Galilei tarafından icat edilmiştir.

SICAKLIK VE VÜCUDUMUZ

Vücut sıcaklığımızın 36,5 °C-37,5 °C(selsiyus derece) arasında sabit tutulur. Dış ortamda sıcaklık kaç derece olursa olsun vücut ısımızın sabit tutulması gerekir. Gün içinde vücut veya beyin sıcaklığı 0,5 °C derecelik değişim gösterir. Sıcaklık 36,5 °C altına düşerse beynimiz vücudumuzda ısı üreten ve ısı kaybını engelleyen mekanizmalara çalışma emri verir.36,5 °C ’nin üstüne çıkarsa; Beynimiz, o zaman ısı üreten mekanizmanın durdurulması ve ısı kaybına yol açan mekanizmaların ise çalıştırılması komutunu verir.

Biz insanlar dokunma ve görme duyu organımızı sıcaklık ölçmede kullanırız. Sıcaklık ölçümü için sıcaklık aralıklarını kullanırız.

Tehlikeli sıcak (Çöl sıcakları) 47-57 santigrat derece 

Çok sıcak(yüksek sıcaklık) 37-47 santigrat derece

Sıcak 27-37 santigrat derece arası sıcak

Normal sıcaklık: 25°C veya (24°C- 27 °C) arasındaki sıcaklık değerlerine normal sıcaklık denir.

Su 0°C (sıfır derecede) donar, katılaşıp buz olur. Su 100°C kaynar buhar yani gaz olur.

Ilık sıcaklık: 25°C- 15 °C arasındaki sıcaklık değerlerine ılık sıcaklık denir.

Serin sıcaklık:15°C-5°C arasındaki sıcaklık değerlerine serin sıcaklık denir.

Soğuk sıcaklık: 5°C- 1°C arasındaki sıcaklık değerlerine soğuk sıcaklık denir.

Dondurucu sıcaklık: 0°C ve 0 °C’nin altındaki sıcaklık değerlerine dondurucu sıcaklık denir. Su sıfır derecede donar. Soğuğa dayanıklılık -45,6 °C ve -51,1 °C kadardır. Eksi 45,6 °C altındaki yerler insan ve bitki yaşam alanı değildir.

Sıcak : Normal sıcaklığın üstündeki sıcaklıklara 25°C-37°C arasındaki sıcaklığa sıcak denir.

Yüksek sıcaklık: (Çok sıcak)37°C-47°C arasındaki sıcaklara yüksek sıcaklık denir. 37 derece sınırını insan vücut ısısının 36,5 °C-37,5 °C olmasından dolayı seçtim. Türkiye'de Cizre, Nusaybin, Ceylanpınar'da 47 derecelik sıcaklık görülmüştür.

Çöl sıcakları:Kuraklık sıcağıdır: Tehlikeli sıcaklık olarak da isimlenir.47°C- 57°C arasındaki sıcaklıklara kuraklık sıcaklığı denir. Bitkilerin kuruyup ölmesine sebep olur.

İsrail Tirat Zvi deniz seviyesinden 220 metre aşağıdadır. Asya'da günlük en yüksek sıcaklığın görüldüğü yerdir. 21 Haziran 1942 54 °C Bitki örtüsü var. Hayvancılık, et üreticiliği yapmaktadır. 

Diğer çöl sıcaklığı olan yerlerde bitki örtüsü çöl bitkileridir.

Yakıcı sıcaklık: Tehlikeli sıcaklıktır. 57°C’nin üstündeki sıcaklıklara yakıcı sıcaklıklar denir. Bu tür sıcaklıktaki yerler insan ve bitki yaşam alanı değildir.

AŞIRI (EKSTREM) SICAKLIK

Herhangi bir doğa olayının aşırı veya sıra dışı ölçülerde gerçekleşmesi olaylarına / herhangi bir yerde bu güne kadar hiç görülmeyen veya nadir görülen olaylara ekstrem olayadı verilir.

2014 Yılı OCAK Ayı Ekstrem Sıcaklık Değerlendirmesi

Ocak 2014’de 3 merkezde yeni ekstrem sıcaklık gerçekleşmiştir.

Merkez

Uzun Yıllar OCAK
Maksimum (°C)

OCAK 2014
Maksimum(°C)

FARK 
(°C)

Kocaeli

22.6

23.7

1.1

Uzunköprü

19.0

19.1

0.1

Göksun

12.5

13.9

1.4

Kıtalara Göre Kaydedilen En Yüksek Sıcaklıklar

Kıta

Sıcaklık (°C)

Yer

Tarih

Afrika

58

El Aziziye

13 Eylül 1922

Kuzey Amerika

56.6

Death Valley, CA

1 Temmuz 1913

Asya

53.8

Tirat Tsvi, İsrail

21 Haziran 1942

Avustralya

53.3

Cloncurry, Queensland

16 Ocak 1889

Avrupa

50

Seville, İspanya

4 Ağustos 1881

Güney Amerika

48.8

Rivadavia, Arjantin

11 Aralık 1905

Okyanusya

42.2

Tuguegarao, Filipinler

29 Nisan 1912

Antarktika

15

Vanda Station, Scott Coast

5 Ocak 1974

Kıtalara Göre Kaydedilen En Düşük Sıcaklıklar

Kıta

Sıcaklık (°C)

Yer

Tarih

Antarktika

-89.2

Vostok

21 Temmuz 1983

Asya

-68

Oimekon, Rusya Verkhoyansk, Rusya

6 Şubat 1933 - 07 Şubat 1892

Grönland

-66

Northice

09 Ocak 1954

Kuzey Amerika

-62.7

Snag, Yukon, Kanada

3 Şubat 1947

Avrupa

-55

Ust'Shchugor, Rusya

?

Güney Amerika

-32.7

Sarmiento, Arjantin

1 Haziran 1907

Afrika

-23.8

Ifrane, Fas

11 Şubat 1935

Avustralya

-23

Charlotte Pass, NSW

29 Haziran 1994

Okyanusya

-10

Haleakala Summit, Maui

2 Haziran 1961


ABDULLAH BEDELOĞLU

KAYNAKÇA:
13.07.2012 milliyet.com.tr

NORMAL SICAKLIK 25 DERECE

1.Kaynakça 1950 ABD DONANMASI tarafından yapılan araştırma sonucunda normal sıcaklık değeri 25 derece olarak saptanmıştır.

- Vücut hava sıcaklığı 21 dereceyken en iyi şekilde çalışıyor. ABD Donanması 1950'li yıllarda insan vücudunun düzgün çalışabilmesi için uygun olan sıcaklığın üst limitini hesapladı. Nem, rüzgarın hızı, güneş açısı, sıcaklık ve bulut oranı göz önüne alınarak yapılan bu hesaplama sonucu insanlar için en üst derecede sıcaklık limitinin nem oranının normal olduğu 25 derece olduğu ortaya konuldu. Bu limitin aşılması durumunda ise güneş çarpması yaşanıyor.

SPORUN ETKİSİ NE?

- Egzersiz vücut sıcaklığını çok fazla artırabiliyor. Bir atlet egzersiz yaptığında vücut sıcaklığı ortalama 3.33 derece artabiliyor. Vücut sıcaklığı arttığında soğuk bölgelerde yaşayan atletler daha şanslı sayılıyor. Soğuk hava sayesinde daha iyi çalışabilen atletler, ABD'nin sıcak olan güneyindeki obezite oranının kuzeyine göre daha fazla olmasına kanıt olarak gösteriliyor.

Aydın'da sıcak izni

Aydın Valiliği beklenen aşırı sıcaklar nedeniyle 12 Temmuz 2012'den itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan engelliler, hamileler ve kronik hastalığı olanların idari izinli sayılacağını açıkladı. Sıcaklığın, Aydın'da gölgede 42 derece, açık alanlarda ise 55 dereceyi bulacağı bildirildi.
1950 ABD DONANMASI tarafından yapılan araştırma sonucunda normal sıcaklık değeri 25 derece olarak saptanmıştır.

2.Kaynakça İKLİMLENDİRME CİHAZI KLİMALAR İÇİN BİLİM İNSANLARI NORMAL SICAKLIK DEĞERİNİ 24°C OLARAK BELİRLEMİŞTİR

Klima gibi iklimlerinde araçlarında bilim adamları normal sıcaklık değerini 24 derece olarak belirlemiştir. Klima 24 derecede çalışırken oda sıcaklığını 25 dereceye ulaştırır. 25 dereceye ulaşınca durur.Sıcaklık 23 dereceye düşünce yeniden çalışmaya başlar.

3.Kaynakça İnsan ve Bitkiler Soğuğa Dayanıklılık Haritaları ve Araştırma Raporları

4.Kaynakça İnsan ve Bitkiler Sıcağa Dayanıklılık Haritaları ve Araştırma Raporları

5.Kaynakça: Normal sıcaklık

FINA (Fédération Internationale de Natation) uluslararası yüzme yarışmalarını düzenleyen kuruluştur. 1908 yılında Londra'da kurulan federasyonun merkezi Lozan'dır..

FR 2.11 Su Sıcaklığı 25°C ile 28°C arasında olmalıdır. Müsabakalar esnasında su sıcaklığı

sabit kalmalıdır.

Sağlık Bakanlığı havuzlar yönetmeliği de en az 26, en çok 28 olarak belirlemiştir.

6. Kaynakça:Kanada Sağlık ve Güvenlik Merkezi Normal Sıcaklık Düzeyini 20-29 santigrat derece arası demiş. Ancak dış ortam sıcaklığı 17-19 dereceden az olmayacak gibi şartlar getirmiştir.ABDULLAH BEDELOĞLU

SÜMER İLKOKULU NAZİLLİ

İnsan vücudu ısıyı, kan dolaşımı oran ve miktarını değiştirerek, deri ve ter bezleri ile su kaybederek ve vücut sıcaklığı 37 °C’nin üzerine çıktığında solunumdaki artışla dağıtır. Kalp daha fazla kan pompalamaya başlar, kan damarları artan kan akışını düzenlemek için genişler ve çok ince kılcal damarlar yığınları derinin üst tabakalarına doğru sokularak işleme başlar. Vücut kanı deri yüzeyine yakın olarak dolaşır ve fazla ısı daha serin olan atmosfere atılır. Aynı zamanda su deri içerisinden ter olarak dışarı verilir. Deri, vücut ısısını yayma fonksiyonunun % 90’ını sağlar.Isı Vücudu Nasıl Etkiler?

Terleme, suyun buharlaşma ile dışarı atılmadığı durumda vücudun serinletilmesinde kendi başına hiçbir öneme sahip değildir. Nispi nem buharlaşmayı geciktirir. Buharlaşma işlemi şu şekilde gerçekleşir: Teri buharlaştırmak için gerekli ısı enerjisi vücuttan alınır, bu nedenle vücut soğur. Yüksek sıcaklık ve yüksek nispi nem koşulları altında (32 °C) vücut 37 °C yi korumak için gerekli her şeyi yapar. Kalp genişleşmiş dolaşım damarlarına fazla miktarda kan pompalar, ter gözenekleri sodyum ve klor gibi önemli çözülmemiş kimyasalları içeren sıvıyı derinin yüzeyine bırakır.

Araştırmalar tüm koşulların aynı olması durumunda ısı kaynaklı rahatsızlıkların şiddetinin yaş ile artma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Örneğin; 17 yaşındaki bir kimsede ısı krampı (kasılması) şeklinde görülen etki, 40 yaşındaki bir kimsede ısı yorgunluğu (bitkinliği), 60 yaşın üzerindeki bir kimsede ise ısı/güneş çarpması şeklinde etki yapabilir.

Yüksek Isı Düzensizlikleri

Yüksek Isı Düzensizliği

Belirtiler ve Sonuçlar

İlk Yardım

Güneş Yanığı

Kızarıklık ve ağrı. Şiddetli durumlarda, deride şişkinlik, su toplanması, ateş ve baş ağrısı

Hafif durumlar için su toplanması oluşmuşsa merhem kullanılır. Çatlama oluşmuş ise kuru steril sargı. Şiddetli ve yayılmış durumlarda mutlaka bir doktora gösterilmelidir.

Isı Krampları

Genellikle bacak ve karın kaslarında ağrılı spazmlar mümkün. Aşırı terleme

Kramp giren kaslara sert basınç uygulayın veya spazmı hafifletmek için hafif masaj yapınız. Yudum yudum su veriniz. Mide bulantısı olursa devam etmeyiniz.

Isı Yorgunluğu

Aşırı terleme, zafiyet, soğuk, soluk ve yapışkan deri. Normal sıcaklık mümkün. Halsizlik ve kusma. Hafif şok.

Kazazedeyi güneşli ortamdan alınız. Kıyafetlerini çıkartarak yatırınız. Serin ıslak bez uygulayınız. Yelpaze yapın veya klimalı bir odaya alınız. Yudum yudum su veriniz. Mide bulantısı olursa devam etmeyiniz. Kusma devam ederse en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırınız.

Isı ya da Güneş Çarpması

Yüksek vücut sıcaklığı (41 °C veya daha yüksek). Sıcak kuru deri. Hızlı ve kuvvetli nabız şuur kaybı muhtemel. Olası beyin hasarı veya ölüm.

Isı çarpması tıbbi yönden aciliyeti olan önemli bir olaydır. Tıbbi yardım istenmeli ya da yaralı hemen hastaneye kaldırılmalıdır. Gecikme ölümle sonuçlanabilir.Isı çarpmasına uğrayan kişi daha serin bir ortama alınır. Soğuk duş veya ıslak bezle vücut sıcaklığı düşürülür. Kıyafetler çıkarılır fan veya klima cihazı kullanılır. Sıcaklık tekrar yükselirse işlem tekrarlanır. Sıvı verilmemelidir.

soğuk

Soğuk neden +4 santigratta başlar. Soğuyan su daralır. Ancak +4 derecenin altına düştüğünde genişleme başlar. +4 derecede daralma durmuştur. +4 derece bir sınır oluşturmuştur.  

+ 4 santigrat derece: 

Normal şartlar altında su, sıfır derecenin altında katı; yüz derecenin üstünde ise, gaz halindedir. Dünyada mevcut olan, bütün katı, sıvı ve gaz cisimler için geçerli olan bir fizik kanunu vardır: yine normal şartlar altında ‘Isınan her cisim genişler ve yoğunluğu azalır. Soğuyan her cisim ise, daralır ve yoğunluğu artar.’ Bazı istisnalar hariç. Şöyle ki; Suyun yoğunluğunun en fazla olduğu sıcaklık artı 4 derecedir. Suyun donmasıyla oluşan buzun yoğunluğunun, sudan daha fazla olması, fizik kanunlarına göre gerekirken, tersine buz sudan daha hafiftir.

 (°C) 

(4-0)

(-1) – (-9)

Soğuk

 

(-10) – (-25)

Çok Soğuk

Kuru ciltte 5 saatten daha az sürede çatlama ve rüzgâr ısırığı riski.

(-26) – (-45)

Pekçok Soğuk

Açıkta kalan vücut yüzeylerinde 1 dakika içinde donma riski.

(-46) – (-59)

Tehlikeli Soğuk

Açıkta kalan vücut yüzeylerinde 30 saniye içinde donma riski.

<> 

Tehlikeli Soğuk

 

Açıkta kalan vücut yüzeylerinde 30 saniye içinde donma riski.

 

 

Büro Rahat Çalışma Sıcaklığı Tablosu


(°C)

Rahatlık Düzeyi

20 - 29

 Normal Giyimle

 Rahat verimli çalışma

30 – 37,7

 Çalışma yeteneği ve verim azalır. Verim %50 düşer.

37,7 - 45

 Rahatsız edici çalışma sıcaklığıdır.

46 ve üstü

 İş yapamaz olur

Kaynakça:Canadian Centre for Occupational Health and Safety

www.ccohs.caThermal Comfort for Office Work

Çalışma sıcaklığı 17°C ile 19 °C arasında olduğunda hafif veya orta ağırlıkta iş gören normal giyimli bir kişi için gerçek çalışma sıcaklığı rahatlık koşulları var demektir. Kapalı alanda isek dış ortam sıcaklı bu sıcaklıklardan düşük ise rahatlık azalır verim düşer. 20-29°C aralığında rahat çalışma sıcaklığıdır. Bağıl nem yüksek olmadığı takdirde,  30°C’ ye kadar işçinin çalışma yetenek ve etkenliğinde bir düşme görülmez. 30°C’nin az üstüne çıktığında işçilerin yeteneği azalır, verim düşer. 35 -36 °C civarında çalışma yeteneği ve verim %50 düşme gösterir. 37.7°C üstündeki değerde ise işçilerin çoğu için tahammül edilmez olup pratikçe bir iş yapamaz duruma gelirler.

İş Yeri Isı ve sıcaklık konfor şartları:

Duruma, ihtiyaca göre, ısıtma, serinletme, aydınlatma, havalandırma ve mevsime göre giyinme ile olur.

Büro Rahat Çalışma Sıcaklığı Tablosu


(°C)

Rahatlık Düzeyi

20 - 29

 Normal Giyimle

 Rahat verimli çalışma

30 – 37,7

 Çalışma yeteneği ve verim azalır. Verim %50 düşer.

37,7 - 45

 Rahatsız edici çalışma sıcaklığıdır.

46 ve üstü

 İş yapamaz olur

Isıtma ve soğutma

İşyerlerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlanması için; ısı, nem, hava akım hızı ve radyant ısı değerleri kabul edilebilir sınırlar içinde olacak şekilde kontrol altına alınacaktır.

İşyerinde uygun termal konfor şartlarının sağlanmasında kullanılacak sistemler, yapılan işe uygun olacak ve çalışanların sağlık ve güvenliği için  herhangi bir tehlike oluşturmayacaktır.  

Aydınlatma

İşyerlerinin, gün ışığıyla yeter derecede aydınlatılmış olması esastır. İşin konusu veya işyerinin inşa tarzı nedeniyle gün ışığından yeterince faydalanılamayan hallerde yahut gece çalışmalarında suni ışıkla yeterli aydınlatma sağlanacaktır.

Gün ışığı sadece ışık değil ısı ve sıcaklık artışı da sağlar.

Gün ışından yararlanmak amacıyla bütün yurtta saatlerin ileri ve geri alınması idare tarafından sağlanır.

25 Ocak 2013 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 28539

 Karar Sayısı : 2013/4212

 Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta saatlerin;

- 31 Mart 2013 Pazar günü saat 03.00’ten itibaren bir saat ileri alınması,

- 27 Ekim 2013 Pazar günü saat 04.00’ten itibaren bir saat geri alınması;

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 10/1/2013 tarihli ve 15 sayılı yazısı üzerine, 697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunun 2 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 14/1/2013 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Aydınlatma, ısıtma ve soğutma yüklerinin azaltılması için gün ışığından yararlanma saatleri ve binaların yapımı düzenlenir.

Bunun için Gelişmiş(Çağdaş) Gün Işığı Sistemleri binaların yapımında uygulanır.

Duvarda gün ışığı saçma özel sistemler 

Geleneksel pencere kullanma

Çatı feneri

Işık tüpü

Mercekle ışık toplama ve yayma sistemleri

Çatı ışıklığı

Kaynakça: http://www.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/b4b098eec636a3f_ek.pdf

VIII. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi s 231 Alpin Köknel YENER

Havalandırma

İşyerlerinin bütün bölüm ve eklentilerinin uygun ve yeterli havalandırılması sağlanacaktır. Havalandırma öncelikle doğal yöntemlerle yapılacak, bunun  yeterli olmadığı durumlarda diğer teknik tedbirler alınacaktır.

İşçilerin sağlık ve güvenliğini etkileyebilecek gaz, toz, duman ve benzeri maddelerin çalışma ortamına yayılması uygun havalandırma sistemleri ile  önlenecektir.

Havalandırma yeterli oksijen sağlayarak, insan vücudun düzenli ve verimli çalışarak vücut ısısını kendiliğinden artırmasına yarar. İçerde azalan nemin artmasını sağlayarak az enerjiyle sıcaklığın artmasını sağlar.

Kaynakça: http://www.alomaliye.com/is_sagligi_tuzuk_taslak.htm

Giyinme:

Termal(ısı) Koruma Giysileri: Isıya, aleve, eriyen metallerin sıçramalarına, radyasyona ve aşırı soğuğa karşı koruma sağlayan elbiselerdir. Termal koruyucu elbiseler, aleve ve ısıya maruz kalmaya karşı koyan ya da aşırı çevre koşullarında ısı transferine karşı yalıtım sağlayan geniş bir yelpazedeki ürünleri kapsar.

Buna göre elbiselerimiz, ayakkabılarımız kışlık ve yazlık olarak ayrılır.

özel olarak bahsedilen koruyucu giysi tipleri şunlardır: çadırlar, kasklar (miğferler), eldivenler (el ve kol korunması için), uyku tulumları, hayatta kalma çantaları ve takım elbiseleri, yangından-koruyucu giysiler, ısıya dayanıklı giysiler, çift taraflı ceketler, balistik(kurşun geçirmez) dayanımlı yelekler, biyolojik ve kimyasal koruyucu giysiler, patlamaya dayanıklı yelekler, alev almayan başlıklar ve eldivenler, erimiş metal koruyucu giysiler, yüzdürme yelekleri, donmayı (hipotermiya) önleyici ve kanallı ılık hava giysileri dahil askeri koruyucu giysiler, denizaltı koruyucu giysileri, dalgıç giysileri ve dalma derileri, hayat salları, özel havlu ve bezler, ışınlardan koruyucu tulumlar, arktik hayatta kalma giysileri, halatlar ve emniyet kemerleri.

Kaynakça: http://www.tekstilteknik.com/Referanslar/Tekniktekstiller.asp?Kimlik=6 Koruma tekstilleri

Polis giysileri, itfaiye giysileri, pilot giysileri özel koruyucu giysilerdir.

Giysiler vücut ısımızı korumaya, yaralanmaya, kirlenmeye, güneşin yakmasına, soğuğun bizi dondurmasına hem ısımızın kaybolmasını engeller, hem de vücudumuzun aşırı ısınmasına engel olur.

Giyim; insanların temel fizyolojik ihtiyaçlarından biri olarak vücudu koruyan, zamanla değişiklik gösteren ve insan vücuduna göre şekil alan ürünler olarak tanımlanabilir.

Giyinme isteği, bazen sadece iklim koşullarına karşı vücudun doğal ısısını korumak amacıyla ortaya çıkarken bazen de yaşamın amacı olmaktadır (Erdoğan ve İlleez, 2004:1).

Temel fizyolojik ihtiyaçlardan biri olan giyinme vücudu dış etkilerden korunma ve rahatlık sağlamasının yanı sıra bireyin kendini topluma kabul ettirmesi ve beğendirmesi açısından da değer taşımaktadır.

 Giysilerin modaya uygunluğu, hazırlanan kalıp, kumaş ve dikiş nitelikleri ile birlikte istenilen ölçülerde olması giysinin kalitesini göstermektedir. Bu sebeple giysinin bireyin vücuduna uygunluğu, hareket serbesti sağlaması ve estetik görünümü büyük önem taşımaktadır.

Bir giysinin estetik ve fonksiyonel karakteristikleri o giysinin vücuda oturma derecesi ile ilişkilidir. Vücuda iyi oturan bir giysi estetik olarak iyi görüneceği gibi aynı zamanda giyen kişi açısından maksimum konforu ve hareket serbestliği de sağlamalıdır. Giysinin vücuda iyi oturmasını sağlayan pek çok unsur olmasına rağmen, bunların başında giysi yapımında kullanılan 2 boyutlu kalıpların vücudun 3 boyutlu formunu doğru yansıtması gelmektedir.

Son yıllarda bilgisayar teknolojisindeki hızlı gelişmeler sayesinde, insan vücudunu çok kısa bir sürede yüksek çözünürlükte tarayabilen ve bilgisayara aktarabilen son derece gelişmiş 3-D tarayıcılar (scanner) geliştirilmiştir. Bundan sonraki adım, giysilerin bu 3 boyutlu insan formları üzerinde yine 3-D olarak modellenmesi ve 2 boyutlu açılıma yani giysi kalıpları formlarına dönüştürülmesi gelmektedir.

Giyimin pek çok işlevi vardır. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir;

? Giyim ile insanlar vücudunu hava ve diğer çevresel etmenlerden korur. Bu bakımdan giyim

insanın ilk elde ettiği, sahip olduğu nesnedir.

? Giyim; insanlar için bir süs olma işlevine sahiptir. Güzel giyinme insanın iyi görünmesi için

gerekli sayılmıştır.

? Giyim; kişinin toplumsal, siyasal, ekonomik ve mesleksel statüsünün bir göstergesidir.

? Giyim; kişinin kendini gösterme, hoşa gitme gibi duyguları bakımından, insana doyum sağlayıcı

bir işleve sahiptir.

? Giyim aynı zamanda insana güven sağlar.

Giysi beden ilişkisi değerlendirildiğinde giysinin insan vücudunun ikinci bir derisi olduğu görülebilir.

Kaynakça:

 Giysi Seçimi Prof.Dr. Şule ÇİVİTÇİ (Ünite 1) http://ds.anadolu.edu.tr/eKitap/EVI203U.pdf

NOT: Makelede, metinde yanlış, hatalı ifade varsa lütfen yorumlar kısmına yazınız.

Abdullah BEDELOĞLU

SÜMER İLKOKULU NAZİLLİ/AYDIN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1730
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster