Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Carolina Isolabella Özgün

http://blog.milliyet.com.tr/carolinaozgun

31 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2656
 

Işığımıza

Işığımıza
 

Sene 2008, aylardan ocak sonu ve Türkiye.

İçim acıyor desem değil, kızıyorum desem o da değil, acıma desem hiç değil…
Sadece anlamsız bir burukluk, belki bir nevi hayal kırıklığı ama asla umutsuzluk değil.

Anne dedik, abla dedik, kardeş dedik, bacı dedik, avrat dedik, hepsini dedik ama kadına kadın diyemedik. Bir kadın olamadı gitti, haklarını alamadı gitti, bırak almayı savunamadı gitti. Dayak yedi, sövüldü, eziyet edildi, tecavüzlere uğradı, taşlandı, her zaman korkuldu ve bastırıldı.

Kadim dönemlerden beri iradesi ve gücünden korkulduğu için cadı oldu, kötü kadın oldu, şeytan oldu. Evet, çünkü bugünün bilim ve teknolojisinin de ispatladığı gibi kendi kendine bile üreyen kadının aslında erkeğe bile ihtiyacı kalmadı. Kendi yumurtasından alınan bir sıvı ile döllenme gerçekleştirip hamile kalabilir hale geldi, zaten hem eril hem dişil genleri vardı, 1+ ve 1-‘ini hep taşıdı. Buna rağmen çocuğunu sevdi kolladı, dayandı, tükenmedi sabır etti ve sonunda dünyadan göçtü gitti. Bu silsile asırlarca sürdü gitti.

Bunca zamandır süregelen bu evrim ve tekâmül yolunda hala mı aynı yerdeyiz?
Hiç mi ilerlemedik?
Hiç mi kendimiz olma cesaretini alamadık?

Hep mi sığındık?
Hep mi korktuk?
Hep mi bastırıldık?

Bak kadın, bugün din kitaplarında bile yazmayan bu baş örtme, türban vs olaylarını otur da bir oku. Var mı, yok mu bir düşün. Kendi özünün dışında başkalarının sana neyi empoze ettiklerini değil de, öz Kitabının, aklının, mantığını ne dediğini dinle, araştır ve ne olur biraz düşün.

Sana verilen haklarını ve güçlerini tekrar kaybetme, çünkü eğer bu sefer kaybedersen yine zulüm göreceksin. Yine bastırılacak, esir edilecek ve yine yok edileceksin. Bu kısır döngünün içinde yok olacak, heba olacak ve gideceksin ve bir adım bile ilerlemiş, dolayısıyla da ilerletmiş olmayacaksın.

Bunun dışında Cumhuriyet dedik, cağdaşlık dedik, dedik de dedik…
Bu vatanın sınırları ve yükselişi için onca kan dökmüş askerin, çocuğun, milletin esirini yok etmeye bu heves nedir? Bu kadar mı aç erkekler, bu kadar mı normal giyinen kadın gördüklerinde iradesiz oluyorlar, bu kadar mı ayıp kendin olmak? Eğer öyle olsa da iradelerinin sınavı için geriye ne kalacak, hadi açıkta bir tek tel bile saç görmedi neyle sınanacak, hangi şart karşısında iradesini alacak.

Eğer konu insan olmaksa; dayatma olmaz…
Eğer konu özgürlükse; başkaldırı olmaz…
Eğer konu imansa; başkasından sorulmaz…
Eğer konu itikatsa; sergilenmez…
Eğer konu Allah ise; ona şart koşulmaz…

Yaratıldığında masum olarak doğan çocuklara neler yüklediğimizi biliyor muyuz?
Onları bu kirli düşüncelerle ne denli olumsuz yetiştirdiğimizi hiç düşünüyor muyuz?
Onlara yüklediğimiz korku dolu, vahşet dolu, kin ve nefret dolu duyguların onlarda nasıl yeşerdiğinin farkında mıyız? Onlara öğrettiğimiz kötü, iyi, ayıp, günahların onların hayatını nasıl da esarete taşıdığını görüyor muyuz?

Ah Paşam ah, Kemal yüzlü Atam, keşke olaydın da Işığından biraz daha yayaydın…
İyiyi, güzeli, hakkı, adaleti, doğruluğu, dengeyi, fazileti ve daha birçok insani vasfı bir hatırlataydın…
Tekrar birlik ve bütünlüğü, ulusun huzuru ve mutluluğunu sağlayaydın…

Keşke diyorum çünkü ardında bıraktığın milyonlarca bizi ne yazık ki bu birlikte sensiz bulamıyoruz. Her geçen gün biraz daha ayrışıyoruz ve her geçen gün biraz daha kararıyoruz. Yine de ben asil kanlarımızda uyanışa girecek zamanı beklediğimizi biliyorum, yine de ben bir başıma da olsam, bir sürü kardeşimle de olsam yolumda, yolunda yürüyeceğimi biliyorum.

Tüm mevcudatı, tüm kardeşlerimizi, ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar, seviyor, sayıyor ve kucaklıyorum, onların sağduyularına inanıyorum. Gün gelecek ki içlerindeki ışığa kavuşacaklarını biliyorum çünkü aslında her şey olması gerektiği gibi gelişir ve Tanrı’nın düzeninde belli bir sebep ve netice zincirine bağlıdır, bu yüzden de tevekkül ve itikat dolu sevgimle ışığımız bol olsun diyorum…

31.01.08
Carolina Isolabella Özgün

Berk Yüksel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

içimde acıyla hissettiğim tüm duygukları öyle güzel dile getirmişsinizki, teşekkür ederim...

handan yüksel 
 14.03.2008 17:13
Cevap :
Bu duyguları başkalarıyla da paylaştığımı bilmek müthiş bir mutluluk... teşekkürler:))  15.03.2008 10:57
 

Kadın olduğunu ve yeryüzündeki en güçlü tür olduğunu tekrar anlaması gerekiyor gibi... Bunun için kendi bencilliğinin içerisinde boğulmamış erkeklere de ihtiyaç var sanki... İzinden gidilecek insanlara ihtiyaç var ki o insan bizde var... Sevgiyle...

Barış 
 31.01.2008 13:06
Cevap :
Selam, Evet, kesinlikle, bence de... Her cümle için evet diyorum... Sevgiyle  31.01.2008 13:35
 

Merhaba, Cumhuriyetin bugun, bu noktalara gelmesi elbette ki dusundurucu, ama bu yasananlarin olusumu bile bile, goz gore gore geldi ve bizler, sizler korler sagirlar diyalogunu oynadik! Bir bireye ister kadin ya da erkek olsun devletin yaptirim uygulamasi, neyin nasil yapilacagini tarif etmesi kabul edilemez, eger seslerimiz yukselmez ve sus pus olursak basimiza gelecek olan herseye razi olmak durumunda kaliriz. Montesquie'in guzel bir sozunu hatirlatmakta fayda goruyorum; " her toplum layik oldugu sekilde yonetilir" Simdi, biz bu yontem ve uygulamalara layik bir toplummuyuz? Saglicakla kalin, LKing

LKING 
 31.01.2008 13:02
Cevap :
Merhabalar, Öncelikle çok doğru sözlerinize canı gönülden katılıyorum... Artık susmama zamanı elbet, ama ne merciler, ne insanlar, ne çok görevli susturuluyor bunu da biliyoruz... O zaman da düşünüyorum, buna layık olduğumuza inanıyoruz sanki... özde olmasak da, en azından bazılarımız. Bunca çocuk doğurtulan, eğitimsiz bırakılan ve empozelerle büyütülen, şartlandırılan bir toplum karşısında, 3 bilemedin 5 şehrin çabası zor ve hatta çok fazla zor. Hele bir de içimizde kendimiz olamayıp, şartlara ve çıkarlara teslim olacak kadar kendi onurumuzdan uzaksak... Yoksa yeter diyebilmemiz lazım... Demeliyiz... Diyeceğiz... Sevgilerle  31.01.2008 13:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 375
Toplam mesaj
: 51
Ort. okunma sayısı
: 630
Kayıt tarihi
: 21.09.06
 
 

İstanbul'da yaşayan bir levantenim, yeni özler, sözler, gözler tanımayı, farklı bakış açılarını p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster