Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '10

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
21356
 

Işık ve (sara) epilepsi!...

Işık ve (sara) epilepsi!...
 

Kimimiz için eğlenceli ya da önemsemediğimiz yoğun, yanıp sönen ışıklı ortamlar bazılarımız için sağlıksal önemde olabiliyor.

Kim bunlar?

Işıktan rahatsız olunur mu? Belki de ilk etapta bu sorular gelecek aklınıza!...

Birçoğumuzun farkında olmadığı, %40’ın üstünde çalışamaz raporu bulunan süreğen grup engeller içinde yer alan Epilepsi; toplumun genelde sara olarak nitelediği bu hastalıktan ve özellikle de bu hastaların ışıklı ortamda yaşadıkları rahatsızlıktan bu yazımda bahsetmek istiyorum.

Benim başıma gelmez!...

Sosyal sorumluluğa sahip herkes gibi bizlerde artık her şey hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğinin farkındayız. Kendimizden farklı olarak nitelediğimiz insanlar ile bu toplumda yaşadığımızın bilincindeyiz ve her an karşımıza bir yerlerde bu rahatsızlığa sahip kişilerin çıkabileceğini biliyoruz.

O halde gelin hep birlikte bir grup epilepsili hasta ve aileleri için önemli bir sıkıntı olan ‘ışık’ konusunu inceleyelim.

Epilepsilerin bir gurubunda kişilerin ışığa duyarlığı vardır!... Belli frekansta titreşen ışıklar, yanıp sönen ışıklar, ani ışık kaynağına (güneş gibi) çıkış, TV ışınları (televizyon kanallarını devamlı değiştirmek) nöbet geçirmeyi tetikleyebiliyor. Çeşitli ilaçların kullanımı ile epilepsi (sara) hastalığı tedavi edilmekte ya da en azından kontrol altında tutulabilmektedir.

Fakat?...

Karanlıkta televizyon izlemek, güneşli bir havada otomobil ile giderken ağaç yaprakları arasından güneş ışıklarının hastanın gözüne ulaşması, bazı gece kulüplerinde ve diskoteklerde hızla yanıp sönen ışıklar, otomobil ile yapılan gece yolculuğunda karşıdan gelen otomobilin farları ve böyle birçok aralıklı/yoğun ışık kaynağı epilepsili hastada nöbete neden olabilmektedir.

Fakat bunun olmaması için bazı tedbirler alınabilir!... Televizyonu en az 3 metre mesafede, kumanda ile uzaktan açıp kapatılabilir. Eğer güneş ışığına duyarlılık varsa açık havada UV filtreli polaraid gözlükler kullanılabilir. Ayrıca televizyon programlarında yoğun ışık altında bulunmak nöbet geçirmeyi tetikleyebileceğinden böyle ortamlardan uzak durulabilir veya bu konuda (ışığa) televizyon yapımcıları dikkat edebilir. Ayrıca kalabalık bir topluluk içindeyken “Işığa hassasiyeti olan var mı?” diye sorulabilir. Dikkat ediliyor mu? Dışarıya çıkmasın, televizyon izlemesinler, sosyal ortama katılmasınlar mı?

Geçen gün bu konuda konuştuğum epilepsi hastası beş yaşında bir çocuğu olan arkadaşım anlattı. Yenidoğan döneminde bebeğinin (şeker düşüklüğü sebebiyle) kafasının arka tarafında iki tane iz oluşmuş ve bu izler sebebiyle birkaç kez nöbet geçirmiş bebeği!... Doktor bu bölgenin tamamiyle görme ile ilgili bir bölge olduğunu ve çocuğunun görme yeteneğinde herhangi bir problem bulunmamasına rağmen bu durumun epilepsi nöbetine sebep olduğunu söylemişler. Tedbir olarak “Çocuğunuzun gözlerini güneşten ve aşırı ışıktan koruyun” demiş doktor; bunlara dikkat ederek çocuğunun nöbet geçirmesine engel olduğunu anlattı arkadaşım ama endişeliydi çünkü etrafta o kadar çok uyaran bulunmaktaydı ki yavrusunu hayat boyu koruyamayacağını biliyordu!

Arkadaşım ile birlikte gittiğimiz hastahanede yine aynı durumdaki bir başka anne ile konuştuk. Onun yavrusunun nöbeti yutkunarak başlıyormuş (hareketlerinden, denge kaybı ya da yüksek ateş olup gözlerinde kayma başlıyormuş) hemen nöbet geçireceğini anlayıp, yavrusunu düz bir zemine yatırıyormuş ve ışık v.s. kapatıyormuş hızlıca ardından da elini tutup ninni mırıldanarak sakinleştirmeye yavrusunun nöbeti olabildiğince rahat bir şekilde atlatmasını sağlıyormuş. O da aynı şekilde yoğun ışıklı ortamlardan dolayı toplum hayatında yaşadığı sıkıntıları anlattı. Bundan dolayı dışarıya çıkmak istemiyordu. Bu iki olayda bahsedilen kişiler epileptik (saralı) bireyler ile yaşayan ailelerin durumları bizi şunu gösteriyor ki! Beyinlerinde ki bir sıradışılık nedeniyle belki de yaşamları boyunca yavruları bunlara benzer birçok nöbet yaşayacaklar… Belki de onların nöbet geçirmemesi için hayatları boyu hep toplum hayatından uzak duracaklar!...

Epilepsi hastalarının ve ailelerinin (yakınlarının) yaşadıkları hiç kolay olmadığını hayatının bir döneminde zorluk yaşamış olan herkes anlar. Onlar olabildiğince epilepsiyi tetikleyen uyaranlardan uzak durmaya çalışıyorlar fakat maalesef bu onların tek başlarına başarabilecekleri bir şey değil! Bizlere de çok şey düşüyor. Olabildiğince bu konuda bilgi sahibi olup toplum olarak onların yanında olduğumuz mesajını verebiliriz.

Belki de bugüne kadar bunu bilmiyor veya düşünmemiştiniz!... Fakat artık epilepsi hastalarının flaş patlaması, yoğun ışık ortamlarında kriz geçirebileceklerini biliyorsunuz!... Özellikle ışık konusunun bilinmemesinden dolayı bu engelle yaşamak zorunda kalan epilepsi hastaları ve ailelerinin de çok zor günler yaşadıklarını öğrenmiş oldunuz!... O halde!... Işık konusunda bundan böyle daha duyarlı davranmaya var mısınız?

Emine Zaimoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok doğru bir konuya değinmişsiniz dikkatiniz için teşekkürler. Işığa duyarlı epilepsi hastaları aynı kolormatik gözlükler gibi ışığa göre rengi koyulup açılan kontakt lensleri deneyebilirler bana çok iyi geldi.Göz doktorları isterseniz ücretsiz deneme olarak veriyor.

Erdemdem 
 04.11.2019 16:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 182
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2179
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Bu Blogda; Engelleri her şeye rağmen aşarak hayatı engelsiz yaşamaya çalışan; eş, anne, çalışan, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster