Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4834
 

Işıklar İçinde Uyumak mı İstersiniz; Nur İçinde Yatmak mı?

Işıklar İçinde Uyumak mı İstersiniz; Nur İçinde Yatmak mı?
 

Türkiyedeki laik kesim  giderek artan "dindarlığa" bir tepki olarak, ölüler için yapılan duaları da değiştirdiler.

Bunlardan biri de, ölen birinin ardından söylenen "Nur içinde yatsın" duasını, "Işıklar içinde uyusun" şeklinde söylemek oldu.

Çünkü, "Nur" sözcüğü dini bir mana taşıyordu; oysa "Işık" daha modern ve daha seküler bir anlama sahipti!!

Kimsenin nasıl dua edeceğine karışacak değiliz elbette... Esasen kimseye akıl verecek de değilim... Ancak, kendini laik olarak da tanımlasa, bu ülkenin insanlarının İslam inancına sahip olduğuna inandığım için küçük bir uyarı yapmak istiyorum.

Şudur:

Her ne kadar laik duruşlu insanlar, ışık sözcüğünü bir tür "dua" olarak söylüyorlarsa da, ışık kelimesinin aynı zamanda ateş kaynaklı oluşu dolayısıyla, istemeden de olsa "beddua" etmiş gibi oluyorlar.

Oysa, dini literatürde çok kullanılan "Nur" sözcüğü, bizatihi ışık kaynağı olmayıp ışığı yansıtan aydınlıktır... Dolayısıyla Nur'da ateş yoktur ve nur yakıcı da değildir.

Bunu neye dayanarak söylüyorum?

Dayanağım Kuran'ın ta kendisi... Rabbimiz Kuran'da Güneş ve Ayın fonksiyonlarından söz ederken şöyle buyurur:

Yunus 5 : "Güneşi ziya (ışık kaynağı), ayı da  nur (parlak) kılan, yılların sayısını  ve hesabı bilmeniz için ona bir takım menziller takdir eden O'dur"

Furkan 61: "Gökte burç"ları var eden, onların içinde bir  sıraç /çerağ /(güneş) ve nurlu bir ay barındıran Allah yüceler yücesidir"

Nuh 16 : "Onların içinde Ayı bir nur kılmış, Güneş'i de çerağ (ışık kaynağı) yapmıştır"

Bu üç ayette görüldüğü gibi, Alemlerin Rabbi olan Allah, Güneş'i bir "ışık kaynağı" olarak zikrediyor, Ayı ise, onun ışığını yansıtan nur olarak ifade buyuruyor.

Bugün gelinen bilimsel nokta şunu açıkça gösteriyor ki, Güneş ışık kaynağıdır ve bu ışığı kendi içindeki yangınla oluşturur... Yani Güneş gerçek bir ateş topudur... Güneşin yaydığı ışık bir yana çıkardığı ısının 12 Milyon derece olduğu biliniyor.

Yani, ışık kaynağı olan Güneş aynı zamanda tam bir "yangın yeri"dir ve bırakın  içinde uyumayı, az biraz yaklaşmak bile insanı kavurmaya yetecek derece Cehennem sıcağı barındırmaktadır.

Oysa, aydınlığını Güneş'ten alan ve Kuran'da Nur'undan bahsediler Ay, insanı yakmaz... Nitekim insanoğlu aya giderek bunu isbatlamıştır.

Şimdi baştaki uyarıma dönüyorum: Siz, sevdiklerinize sırf "dinci" çağrışım yapmasın diye "Nur içinde yatsın" yerine, "Işıklar içinde uyusun" diyerek acaba dua mı ediyorsunuz, yoksa beddua mı??

Yani sevdiğiniz insanın Güneş'te yatmasını mı istersiniz yoksa Ay'da uyumasını mı?

Elbette, niyetlerin iyi olduğunu biliyoruz...Ancak, bazen hatalar iyi niyetleri aşan sonuçlar doğurabilir...

Siz şimdi ölülerinize dua edecekken bir daha düşünün: Bu açıklamadan sonra, onların "Işık" içinde uyamasını mı, yoksa "Nur" içinde yatmasını mı istersiniz?

Tabii, siz öldüğünüzde size nasıl dua edilmesini istersiniz bu daha da önemli!!

Elbette, tercih sizin!

Özkan Sarı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ali Bey...Cenazenin ardından ölen kişi için "ışıklar içinde yatsın" derken, büyük olasılıkla "Cennet'e gitsin" demek isteniyordu...Sanırın, Cennet'te "gece" ve "gündüz" gibi bir durum yoktur; yani her zaman aydınlıktır...Bu bakımdan, "ışıklar içinde yatsın" fazladan bir "temenni" oluyor gibi...Bu temenniyi yapanların aklından "Cennet" geçiyorsa, bence bir sorun yoktur...Herhalde, "Cennete" elektrik tesisatı falan kurulmadı:)) Eğer, atladıysan, geçmiş bayramını kutlarım...Kutladıysam katmerli olsun... Selamlar.

cdenizkent 
 05.09.2017 15:28
Cevap :
Merhaba deniz bey... Ben özellikle nur yerine ışık kullananların Cennet hassasiyeti olduğunu da pek sanmıyorum. Hepsi değil belki ama önemli bir kısmı zaten Cennnete Cehenneme inanmıyor...Buradaki hassasiyet daha çok dindar görünmeme hassasiyeti ki benim vurgum da buna olmuştur...Bilinçli yapana diyeceğim yok da bilinçsizce bu işe alet olanları uyarmak istedim...Sadece bu...Sizin de geçmiş bayramınız mübarek olsun...Nice bayramlara...Selamlarımla  05.09.2017 18:26
 

Yani şimdi ölenin arkasından öz Türkçe (Tanrıdan yakarış diliyorum, ) desek kötü mü olur.

Şahin ÖZŞAHİN 
 04.09.2017 23:02
Cevap :
Tanrıdan yakarış dilenmez ama Tanrıya yakarış olur Şahin bey...Elbette Allaha yakarışın dili olmaz...Allah her dili anlar. Burada konumuz bu değil... Bilinçli olarak kavramların yok edilmesi var. Kelimeleri öldürürseniz taşıdıkları kavramları da yok edersiniz. Işık sözcüğü Nur'un yerini tutmaz... Mesele, Allahın sözcükleri anlayıp anlamaması değil, mesele bu kelimeleri kullanan insanların zihin dünyası... Bakınız biz "terbiye" yi öldürüp yerine "eğitim" koyduğumuzdan beri, eğitimli ama terbiyesiz nesiller yetiştirdik...Sözcükleri Öztürkçe(ki çoğu belli kurulların uydurduğu kelimelerdir) yapacağız diye bin yıllık içeriği yok ederseniz, sonunda ışıklı ama nursuz yüzlere kalırsınız(bunu genel olarak söylüyorum size değil)...Ben burada bilinçli olarak yapılan bir saptırmaya değinmek istedim...Elbette, sonuçta herkes istediğini yapacaktır...İsteyen ışığa isteyen nura koşar...Selamlarımla   05.09.2017 0:22
 

Vefat eden insanlar arkasından nur içinde yatsın yada Allah rahmet eylesin demeyi herzaman tercih etmişimdir..Isiklar içinde uyusun diyenlere de saygım var..Belki de benim kullandığım farkında olmadan ağız alışkanlığıdır çünkü bizim çevremizde çocukluğumuzdan beridir "nur içinde yatsın" "topragi bol olsun yada "Allah rahmet eylesin" denilir..Allah hepimizin gunahlarini affetsin..Selam ve sevgiler..

Selda Çakmak 
 04.09.2017 21:10
Cevap :
Merhaba Selda Hanım... Her kelime ayrı bir anlam taşır, hiç bir dilde tam olarak "eş anlamlılık" yoktur... Eş anlamlı olduğunu sandıklarımız cümle içinde çok farklı çağrışımlar kazanabilir. Örneğin, Ak ve Beyaz yada Kara ve Siyah eş anlamlı gibi görünür ama Alnım ak, deyiminde ak yerine beyaz kullanamazsınız...Ya da kara talihim demek yerine siyah talih diyemezsiniz... Işık ve Nur da böyledir... Ecdadımız boşuna Nur demiyordu, elbette Kuran literatürü bizim için önemlidir... Evet, bize de Nur içinde yatsın, diye dua ederler inşallah...Teşekkür ederim... Selamlarımla  04.09.2017 22:43
 

Ben ne dindarım ne de laik ve adım gibi biliyorum ki öldükten sonraki mekanım aynı annem gibi babam gibi kara toprak olacaktır. Gerisi hikaye. Selamlar

Matilla 
 04.09.2017 20:59
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey... Öldükten sonra bedenimizin mekanı tıpkı anne ve babalarımızın bedenleri gibi kara toprak olacaktır. Ancak ruhlarımızın ne olacağı konusu, dünyadaki tercihlerimizle ilgilidir. Başka türlüsü İlahi Adalete uymazdı. Teşekkür ederim...Selamlarımla  04.09.2017 22:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4269
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 795
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster