Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '07

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
4340
 

İşimize geldiği gibi

İşimize geldiği gibi
 

Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi’ne bağlı Kamberli Köyü öğret-meniyim. Olay 1980 yılında yaşanıyor.

Arif Yılmaz adında yaşlı bir ev sahibim var. Bir gün O’nun evin-deyiz.Kara Dayı dediğimiz bir arkadaşıyla Arif Dayı namaz kılarken ben de orada bulunan Diyanet Dergisi’ni karıştırıyorum. Başlık pa-rası ile ilgili bir yazı gözüme çarptı.Ben onu okurken , onlar da na-mazlarını bitirdiler.

O yıllarda başlık ve süt hakkı o yörede çok yaygın. Kız çocuk-ları açıkça pazarlık usulü satılıyorlar.Köyün öğretmeni olarak benim de bulunduğum kız istemeler oldu. Eğer kız başlıkla evlendirilecekse, alınan başlıktan kıza, anne daha çok da babasının insafına kalmış çeyiz denilen ev eşyaları alınır.Süt hakkı ile evlendirilecekse çeyizini erkek tarafı düzer(yöresel deyişle).Süt hakkı olarak alınan parayı da anne baba bir güzel yerler.

Alınan ev eşyalarının parasını her iki durumda da erkek tarafı verdiği halde bu eşyalar düğünde “Çeyiz Senedi”ile oğlan evine kız evinden veriliyormuş gibi teslim edilir.Takılar da bu senede dahil e-dilir. Olur ya Allah göstermesin evlenen çift ayrılacak falan olursa düzenlenen bu senetle kızın geleceği güvence altına alınmak isten-miştir.

Kız verilmişse başlık parası ya da süt hakkı için pazarlık yapı-lır.Bunun yanında düğünlerden önce oğlan evinden 4 koyun, 20 cu-luk (hindi), 50 tavuk, 20 entari, 30 metre basma, 15 metre kadife , 20 çift ayakkabı ve buna benzer şeyler de istenir.Bunların bir kısmı oku denilerek davetiye olarak eşe dosta dağıtılacaktır.

Düğünler başlamadan önce her düğün için ayrı bir düğün muh-tarı seçilir.Düğünü bunlar yönetirler.Düğün boyunca odun ihtiyacını giderecek (korudan odun kesip getirecek) bir oduncu tayin edilir. Düğün bitene kadar gelen konuklara çay yapıp ikram edecek bir çaycı belirlenmiştir. Oğlan evinden de bir düğün tilkisi seçilmiştir ki buna da gelin almaya geldiklerinde her türlü eziyet edilir. Ayakla-rından başaşağı asılmak, kış günü bile olsa baştan aşağı ıslatılmak, kız gibi oynatılmak bunlardan bazılarıdır.

Neyse dönelim baştaki konumuza.Kara Dayı bana “Ne yazıyo Hoca anlat bakalım.”dedi.

Ben de;

-Ne yapacaksın ne yazdığını uyacak mısınız sanki ? Dedim.

-Belkim uyarık.

Dedi Kara Dayı.

Ben zaman zaman dergiden okuyarak, zaman zaman da anla-tarak başlık ve süt hakkının dinimizce haram sayıldığını , Hz.Muhammet’in zamanında evlenecek erkeğin kıza verdiği mehir denilen bir para olduğunu ve bunun da en hayırlısının en azı oldu-ğunu, bu parayı kızın evlendikten sonra isterse eşine verebileceğini ya da kendisine bu parayla herhangi bir şey alabileceğini anlattım ve “ içki , kumar gibi haram olan başlık ve süt hakkını artık bundan sonra hiç almazsınız değil mi?”diye sordum.

Kara Dayı;

-Hoca norek (ne yapalım)adet bulunmuş.

Diye karşılık verdi.

Ben de;

-Ya beyler biz işimize nasıl gelirse öyle yapalım. İşimize gelmeyenler haram, işimize gelenler adet bulunmuş olsun oh ne güzel .

Dedim.

Tabii Kara Dayı’nın bana söyleyebileceği bir şey kalmamıştı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim insanlarımızın çoğu değişimden yana değiller. İslamın da 1500 sene öncesinin şartlarina göre indirilmiş ayetlerine bir sarılıyorlar ki, sormayın. Onları bu sarılmadan ayırmak zor. Kan davası, kız kaçırma, töre cinayetleri başlık parası, süt hakkı, sütlaç hakkı, imam nikahı, imama kaçanların nikahı derken önümüzü göremiyoruz. Herkesin başında bir çaput, günlerce haftalarca saçlarını yıkamadan, duş almadan dolaşan kadın dolu. Adı Müslümanlık. Saçlarının kirini gizliyorlar, taramak, berbere gitmek zahmetinden kurtuluyorlar. Eski ve geçerliliğini yitirmiş, insan hayatını zora sokan gelenekleri gidenek şekline sokup, cehennemin dibine göndermeliyiz. Ama başımızdaki yöneticiler çağdaş davranışlarla topluma örnek olmalılar Bizim politikacılarımız bunu becerebiliyorlar mı? Bilmem! Sizler ne dersiniz? Sağlıklı ve mutlu günler.

Mustafa Mumcu 
 04.10.2007 15:28
 

Onlara adetlerin de yanlış olabileceğini ve yanlış olanların değiştirilmesi gerektiğini, isterlerse değiştirilebileceğini anlatsaydınız. Bir zamanlar köyümde de vardı benzer şeyler. Artık yok. Çünkü insanlar adetlerinin yanlış olduğunu ve isterlerse değiştirebileceklerini gördüler. Göremeyenleri de bu yüzden eleştirmek olmaz. Göstermek gerekir. Naçizane düşüncem budur. Selamlar öğretmenim.

A y s a n c a 
 03.10.2007 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 105
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 3121
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

Emekli öğretmenim. Yurdunu, ulusunu seven, her konuda sorumluluk sahibi gençler yetişsin istiyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster