Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '11

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
2201
 

İşkembe isyanı

İşkembe isyanı
 

Seveni var, sevmeyeni var... Ama inkar edilemez şekilde kültürümüze girmiş işkembe çorbası bir kere. Şöyle bol sirkeli sarmısaklı bir işkembe çorbası, hele içki sofrasının üstüne... Mideyi rahatlatır, can katar. Ne demiş Ahmet Rasim; 

“Kana kuvvet, göze fer, batna ciladır çorba
İllet-i cûa devâ mahz-ı gıdadır çorba
Sağlara, hastalara ayni şifadır çorba
Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba”
 

Şimdiki gençler anlamayacaktır ne dediğimi hemen onların anlayacağı dile çevirelim; 

“Çorba kana kuvvet, göze fer, karına cilâdır
Açlık derdine devadır, gıdanın ta kendisidir
Sağlara, hastalara şifa olan çorba,
Zenginlerin dostu, fakirin sevgilisidir
Velhasıl, istekle yenilmeye layıktır.”
 

Ancak, konu işkembe olunca bu şiirin hükmü kalmadı ne yazık ki. Çünkü işkembe de zamlardan nasibini aldı ve nedendir bilinmez birden bire şok bir zamla kilosu 15 liraya yükseliverdi. 

Bilmiyordum, canım çekip de almak istedim ama yoktu. Süpermarketteki kasap, “abi biz de anlamadık. Birden 15 lira oldu. Öyle olunca da kimse almadı. Bozuldu gitti. Biz de bugün imha ettik, ” deyince öğrendim... 

Büyükbaş hayvan kesimindeki azalmaya bağlanıyor bu durum. İşkembe dedik ama, ciğer, beyin, böbrek gibi tüm sakatatta da durum aynı. Hatta garibanların dayanağı olan kelle kıyması da zamdan nasibini fazlaca aldı. 

Ben ağız tadıyla işkembe içememekten yakınıyorum ya esas maksadım başka. Bu konuya dikkat çekmek istiyorum elbet. 

Bakın sakatat fiyatları artınca neler oluyor; 

Öncelikle lokantalarda işkembe çorbasında taneler azalıyor ya da hiç yapmıyorlar. Dürüst olmayan esnaf ise, iç yağı kullanırken ne idüğü belirsiz merdiven altı üretim dediğimiz yağlara rağbet etmeye başladı. Yemeklerde kullanılan ciğer ise artık tavuk ciğeri. 

Sucuk, kokoreç yapımında kullanılan bağırsak da ithal edilmeye başlandı. 

Döner yerken tanımadığım esnafın yanına bile yaklaşmıyorum artık. Keza köfte de aynı durumda. 

Tavuk ve hayvan derilerini, ilik, sinir, damar gibi ürünlerin içine atıldığı bir makine icat etmişler. Biraz da soya kıyması katkısıyla – ve allah bilir daha başka neler konularak – ucuz kıyma üretiyorlar. Bu kıymanın müşterisi restoran ve büfeler sayılsa da esas alıcısı kim biliyor musunuz? Herşey dahil servis veren bazı oteller. 

Kontroller yapılıyor elbet. Ama nafile çünkü minerenin kılfı çoktan hazır. Depolar ayrı yerde beyler... Siz müşteriye servis edilen ürünü bir kontrol edin bakın neler çıkacak. Elinizde bunu analiz edebilecek teknoloji varsa tabii... 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 556
Kayıt tarihi
: 09.10.09
 
 

Haziran'mış, yıl 1963 Bursa'da doğmuşum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp, İngiliz Filo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster