Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '14

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
605
 

İslam'da Evlilik ve Kadın Hakları

Evlilik İslamda bir akittir ve irade beyanı esastır. Fıkıhta “şer’an aranan şartlar çerçevesinde aralarında evlenme engeli bulunmayan bir erkekle bir kadının hayatını geçici olmaksızın birleştirmelerini sağlayan akdi ve bu yolla eşler arasında meydana gelen evlilik ilişkisi” şeklinde tarif edilir.

İslam hukuk bilginleri nikahın aleni yapılması gerektiği konusunda fikir birliği içindedirler. Gizli nikah akdi caiz görülmemektedir. Nikahın aleniyeti için şahit bulunması ya da nikahın ilanı farklı mezheplere göre gereklilik koşuludur. İmam Malike göre, şahitlere nikahı gizli tutmaları söylendiğinde de nikah sahih olmamaktadır.

Nikahın aleni olması, hem zinadan ayrılması, hem de evlilikten doğan hakların korunması içindir.

Nikahın geçerli olabilmesi için “in’ikad şartları yerine getirilmiş olmalı ve taraflar arasında evlilik engeli bulunmamalıdır.

Evlilikte geleceğe dair hüküm verilemezse de evlilik akdinde bazı şartlar da ileri sürülebilir. Bu şartlar evliliğin manasına ters düşecek şekilde olmamalıdır. Kadınlar eşlerinin ikinci evlilik yapmamasını, boşanma hakkının olmasını isteyebilir. Kadın kocasının ikinci eş almamasını şart koşabilirken, kadın ikinci eş olmamak için erkekten ilk eşini boşamasını istemesini de mekruh kılmıştır. Kadına evlilikte sözleşme yapma hakkı verilişinin tarihine bakarsak İslam dininin kadınlara verdiği bu hakkın dönem şartlarında ne kadar önemli olduğu aşikardır. Uygulamaya gelince “Kaç kadın bu hakkını biliyor ve şart koşabiliyor?” Biraz düşünmek ve nedenlerini araştırmak gerekir.

İslam hukukunda mehir “Nikah akdinin sonucu olarak kocanın karısına ödemek zorunda olduğu para veya mal” anlamında kullanılır. Bu bedeli hediye olarak düşünmek, farklı şeylere yormamak gerekir. Bu kadının bir sosyal güvencesidir. İslam Dini kadına asırlar öncesinden güvenceyi vermiştir. “Kadınlara mehirlerini bağış olarak verin” ayeti de bu zorunluluğu ifade eder. Malikiler mehirsiz nikahı geçerli saymamaktadırlar. Çoğunluk rükün olarak kabul etmese de kadının bu hakkını tanımışlardır. Kadının kendine verilen bu hakkı değerlendirmesi istenir.

Kadına verilen mehir, onun rızası dışında kocası tarafından bile geri alınamaz, borç olarak kadın verebilir.

Taraflar arasında varılan anlaşmaya göre, mehir peşin veya boşanma, ölüm gibi olayların vukuunda ödenebilir.

İslamda evlilik şartları yüzyıllar öncesinden konmuş ve kadını korumak adına da kurallar konmuşken, evlilik sözleşmesi yapmayan pek çok kadın varken, pek çok erkek neden dini nikahla evlenmeyi tercih ediyor? Hatta şahitler huzurunda bir akit olarak yapılan nikahın geçerliliği konusunda şüphe oluşturmaya çalışanların gizli nikahla ikinci, üçüncü eşlerinin bulunması İslam dininin neresinde? Kaç kadın eşinden ayrılırken mehrini alabiliyor? Resmi nikahı imamlar kıysın diyenlerin kaçı mehrin de yazılı olarak şart koşulmasına taraftar?

Kadınlar günü diye bir gülle, bir yemekle kutlanacak bir gün geleneği oluşturulurken; eşi tarafından öldürülen, babasının mirasından mahrum bırakılan, din adına ikinci, üçüncü eş olmaya zorlanan, kadın baştan çıkardı deyip tecavüzlere kılıf bulunan, çocuk pornosu, ensestin alabildiğince arttığı toplumlarda, kadınların söz sahibi olduğu günler olmalı ve kadınlar kendileriyle ilgili konularda erkeklerin lütuf diye sunduklarının aslında gelenek diye, din diye ellerinden alınan haklar olduğunu savunduğu gündür kadınlar günü..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 29.01.09
 
 

Kelimeleri ardı sıra ekleyerek ve içine yüreğimden gelen sesi katarak yazdıklarım anlatır beni si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster