Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
479
 

İslam dini mi? Siyaset dini mi?

Yıllardır "Başörtüsü Zulmü" ile başlayan daha sonraları da "Başörtüsüne Özgürlük" adı altında sloganlaştırılan ve giderek bir baskı aracına dönüşen "Türban" konusunu toplumun en önemli sorunu haline getirmekle ne yapılmak istenir, hiç düşündük mü acaba?

Ya da bu ülkenin aydınlık insanları hiç Kur'an'a bakıp, kadınlar hakkındaki bu ayırımcılığın var olup olmadığını inceledi mi? Yoksa, İslam'ı kendi yorumları ile adeta Siyaset Dini yapanların söylediklerini hiçbir sorgulamaya gerek duymadan kabul etme kolaycılığına mı kaçılıyor?

Kur'an'ı esas alan İslam Dininin 14. yüzyıla kadar hep devrimciliğin, bilimde, felsefede, tıp ve diğer alanlarda öncü olduğunu, kadın konusunda hiçbir tartışmanın yaşanmadığını, tesettür konusunun hiç konuşulmadığını, kadın dövülür mü dövülmez mi diye bir konu hakkında en ufak bir tartışmanın dahi yaşanmadığını bilir miyiz? İmam Gazali ile birlikte tüm bu ilerlemenin durduğunu, insanlara "düşünmemenin" doğru olduğunun mezhep imamları tarafından aşılanmaya başlandığını ve İslam'da tarikatlar tarafından hurafelerin, hadis uydurmalarının, kadınların "eksik" olarak tanımlanmasının doruğa çıktığını ve bugünlere gelindiğini bilir miyiz?

Baş örtmesiyle ilgili kanıt olarak sunulan Nur Suresi 30. ve 31. ayetlerle, Ahzab suresi 59. ayette ne ilginçtir ki "baş" ve "saç" sözcükleri yoktur. Madem bu kadar önemliydi kadınların başlarını örtmesi neden bu ayetlerde açıkça yazılmamıştır? Kur'an'da En'am Suresi 38. ayetde ve daha bir çok ayette "Kur'an'nın her detayı içerdiği" ifade edilirken neden bu konuda detay yoktur! Devam edelim, Araf Suresi 20 ve 22. ayetlerde Adem ile Havva'nın avret yerlerini örtmesinden bahseder ama Havva da daha sonra başını örttü demez!!!

Bu konudaki samimiyetsizlik ve saptırma farklı cemaatlerin farklı örtünme kalıpları olmasından ortaya çıkar...Madem kadının kapanmasının açık bir hüküm olduğu söylenmektedir ve Kur'an da herşeyin detayı vardır, niye ayrı ayrı kapanma şekilleri vardır? Neden kimi peçe farzdır, kimi ise değildir der? Neden kimi kadınların elleri gözükemez deyip yaz-kış kadınlara eldiven giydirir de, kimi kadınların elleri gözükebilir der? Neden kimi çarşaf dışında hiçbir şeyle kapanılamaz der de, kimi pardesü ile de olabilir der?

Bugün olan ulema geçinen din adamlarının ve bunu kullanan siyasetçilerin, din adına yüzlerce yasak ve haram uydurarak, İslam dinini karmaşık ve yaşanmaz bir dine çevirmeleri ve bundan rant sağlamalarıdır. Bu din adamları özellikle kadınlar üzerine uydurdukları ile kadını sığınma bekleyen, aciz, Allah katında eksik bir varlık olarak konumlandırmışlardır. Kadını erkeğin tamamlayıcısı olarak göstermişlerdir. Halbuki, Ahzab Suresi 34. ayet ile kadın ve erkek ayırımı kesinlikle ortadan kaldırılarak kadın ve erkek eşitlenmektedir.

Şurası bir gerçektir ki kadının başını örtmesi ile ilgili Kur'an'da bir ifade yoktur. İnanç gereği örtünmenin İslam dini ile bir alakası yoktur ve tamamen bir şekilciliktir, Siyaset Dininin bir enstrümanıdır, yani "Velev ki Siyasidir!"

Anadolu aydınlanmasının baş mimari Atatürk bakın ne demiş;

"İslam dinini, asırlardan beri sürdürüle gelen alışagelmiş bir siyaset vasıtası olmaktan uzaklaştırmak ve yüceltmek gereğini görüyoruz. Mukaddes ve ilahi inançlarımızı ve vicdani değerlerimizi karanlık ve kararsız her türlü menfaat ve ihtiraslara görüntü sahnesi olan siyasetten ve siyasetin bütün bölümlerinden, bir an evvel kesin bir biçimde kurtarmak, milletin dünyevi ve uhrevi saadetinin emretiği bir mecburiyettir. Ancak bu surette İslam dinin yüceliği belli olur."

Sonuç olarak, topluma açık yerlerde, ulu orta ve herkes görsün diye yapılan ibadetler, türban ve benzeri giyilen üniformalar değil, insanın samimi olarak yaptığı ibadettir doğru olan.

Körü körüne ve bilinçsizce yapılan ibadet ve şekilcilikle, hoşnut edilmeye çalışılan Allah'mıdır? Ya da bu yolu kullanarak kendilerini Allah'a daha yakın ve Allah'ın safında gösterme açıkgözlülüğü müdür?

Yoksa amaç yaratılan Siyaset Dini'ni kullanarak toplumu sömürmek midir? Rant sağlamak mıdır?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Poltika, siyaset zaten menfeat olmadan yürütebilecek icraatlar değildir. Elbette ki bu tür değerler üzerinden siyaset, politika yapılacaktır. Etik olan ise ortak menfeatler, insanın hakları, ve insanın oluşturduğu toplumun refahını amaçlıyor olmasındadır. Yoksa birileri de biz çuval giymek istiyoruz der ve bir azınlığa ulaşırlarsa ve böyle yaşamalarını bilmem hangi tür ağaçların kabuğundan okuduklarını ve böyle inanmak ve yaşamak istediklerini söyleseler dahi onların bu inançları doğrultusunda yaşayabileceklerini vaadeden savunan politikacılar, siyasetçiler olacaktır. Önemli olan ortak menfeatlere, yani çuval giyerek yaşamak isteyenlerin, giymeden yaşamak isteyenlerle ortak menfeatlerine ters düşmeyecek bir şekilde politik çözümler üretilmesidir. Demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde azınlıkların sahip olmak istedikleri hakları dini bir vecibe veya saçmalık, hurafe olarak değerlendirin kendi doğrularınız ve yaşam fonksiyonlarınız kadar onlara yaşam hakkı tanımak zorundayız.

HisMajestyE 
 28.01.2008 17:23
 

Elinize, kolunuza, kaleminize sağlık, ne güzel ifade etmişsiniz, bunu görebilenlerin çoğalmasını dilemekten daha fazla bir şeyler yapılmalı. Sağlıkla kalın.

foryou 
 28.01.2008 16:23
 

1980 lere kadar akla bile gelmeyen, hatta hem YÖK başkanı hem Sn. Evren tarafından çağdaş bulunan bir modanın, kanunlarda bile mevcut olmayan bir mahkeme kararı ile yasaklandığını görüyoruz. Tıpkı referandumla kalkan 367 kararı gibi. Yasaktan etkilenen milyonlarca insan olması, rantında büyüklüğünü gösteriyor. Bazı kesimlerin mevcut iktidardan istekleri yerine getirilmediği takdirde kriz çıkarabilmek için kullanılan müthiş bir koz. Şimdi bu görüşle değerlendirdiğimizde rantı kullanan kesim Dinini serbestçe yaşamak isteyenler mi oluyorlar. Yoksa yasakçı kesimin böylesine etkili bir kozu kaybetme paniğimi söz konusu. Ben tam algılayamadım. Selam ve saygılar.

akar 
 28.01.2008 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 571
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Tarsus Amerikan Lisesi (1984) O.D.T.Ü - İnşaat Müh. (1989) SUNY at Buffalo - Yüksek Lisans (1992) 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster