Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
386
 

İslam laik değildir, TC Devleti laik'tir, laik kalacaktır!

İslam laik değildir, TC Devleti laik'tir, laik kalacaktır!
 

"Egemenlik , kayıtsız şartsız Ulusundur"


Son günlerde  "İslam Dini",  "dindarlık",  "dindar nesil",  "laik devlet" ve  "laiklik" üzerine önüne gelen ahkam kesmekte  ve kavram kargaşasına  neden  olmaktadır.   Bazı kendini  bilmişler  olayı  o kadar  ileri  boyutlara  götürüyorlar ki;  Sosyoloji  ve İlahiyat  Bilim Dalları'nın konusu olan bu kavramlarda  "taraf"  konumuna  düşüyorlar   ve  güvenirliliklerini  yitiriyorlar.

Amacım, konuyu  bilimsel persfektifden irdeleyip biraz olsun sizleri aydınlatıp,  yol göstermektir ,  yönlendirmek değildir.

Din, insanları sonsuz  mutluluğa (ongunluğa) götürmek  için  Allah  tarafından  gösterilen  yol demektir. diye özetleyebiliriz.

Allah, Adem'den  beri  her bin yılda bir  Peygamber aracılıyla insanlara bir din göndermiştir. Peygamberlere  "resul"  denir. Her  bin  yılda  bir en temiz  bir  insanı Peygamber yaparak;   "Resuller"  ile dinleri  güçlendirmiştir.  Her  "Şeriat"  kendisinden önce  gelen  "Şeriati"  kaldırmış; hükümsüz bırakmış, değiştirniştir.

"Şeriat"  İslam Dininin  Esasları'nı  günlük  yaşamda  farzları  ile yerine getirmekle birlikte; hukuksal,    ekonomik  ve  siyasal  düzenlemelerde  de  geçerli  olan  "Sosyal Sistem'dir."

En son  gelen  ve  her   "Şeriatı"  değiştirmiş,  daha doğrusu;  "Şeriatlerin"  hepsini  kendinde toplamış olup  "kıyamete"  kadar hiç değişmeyecek  olan  "Şeriat"  Hz. Muhammed  Peygamber'in  "Şeriatidir."

"İslam"  inancına göre:  Allah  her  şeyi   yaratandır.   O  her  şeyi  bilendir.  İnsanı yaratan olduğu gibi,  her bin yılda,  nelere  gereksinim duyduğunu,  dünya  ve ahirette mutlu  olmasının nelere bağlı olduğunu  tam  ve  yetkin  anlamıyla  O  bilir.

O  günün  Arap Yarımadası'nda ,   İslam Dini'nde  Kuran-ı Kerim'deki ayetlere ,  Hz. Muhammed'in  sözlerine  dayanan   "İslam Kanunu"  veya  "İslam Hukuku"   "Şeriat Hukuku"   olmaktadır.

"Şeriat Hukuku'nu"  günlük yaşam tarzı  halinde ;  sosyal  yaşamın  tüm  alanlarında  ve boyutlarında  "İslami  Sistem"  içinde  yaşayan  ve/veya  savunan  insanlara  da   "Şeriatçı"  denir.                                                 

"İslami  Sistem'de"  devlet ve hükümet  kuralları,  dinsel  niteliktedir.   Bu kurallar  her zaman,  her yerde  ve  her  şart  altında  yürürlüğü  ön  görülen  ve  kaynağını  Allah'ın  iradesinde  bulan  "Şeriat Kuralları'dır." 

Kısa bir ifade ile ;  kuramsal olarak ,   toplumsal gelişim ,  değişim  ve  gereksinimlere uygun  siyasal  yönetimlere  olanak  tanımaktadır ;  bu  yönetimin    "İslami Sistem'in"   değişmez   "Şeriat Kuralları'na" uygunluğu  yeterlidir.

Kuran-ı  Kerim  müslümanların  ibadet  ve  ahiret  yaşamlarıyla  ilgilendiği kadar ,  dünyadaki  ilişkileriyle  de  ilgilenmiştir.   Kuran-ı  Kerim'de  dünyadaki  her türlü  sosyal ,  kültürel ,  ekonomik ,  sanatsal  ve   hukuksal  ilişkileri  kul'larının  dini  veya  uhrevi  ya da  vicdani  ilişkilerine  göre  daha  baskın  ve ayrıntılı  yer almaktadır. 

"İslami  Sistem'de"  "dünya işi",  "ahiret işi",  "din işi"  "devlet işi" gibi ayırımlar yapılmamaktadır.  İslam'da  "dünya işi"  "ahiret işi" ayrımı yapılmaz..

Kuran-ı  Kerim'de  yer  alan  onlarca  "dünya işi"  arasında  aklımıza  geliverenler ;  miras hükümleri,  evlenme ve boşanma akitleri ,  suç ve cezalara  dair  açıklamalardır. Örneğin ;  adı geçen  açıklamalar namaza  ve hacca dair açıklamalardan daha ayrıntılıdır.

Kuran-Kerim'deki  tüm ayet  ve  hadislerin konuları  "dünya  işi" olsun;  "ahiret işi"  olsun tüm müslümanlar  için eşit uzaklıktadır.

Eğer, bilimsel  anlamıyla  hiç  olmazsa  bir  kez   olsun ;  Kuran-ı  Kerim'in  Türkçe  meali  irdelendiğinde görülecektir  ki;   "islam  laik  değildir;  İslamı  uygulamak,  ibadeti  sağlamak  için  Devlet'in  varlığı  zorunludur  ve  egemenlik  sahibi   "Allah'tır".  "Allah" egememliği Kuran-Kerim'de  "mülk" olarak adlandırılmaktadır.

Yavuz  Sultan  Selim'in  24 Ocak 1517'de  Kahire'yi  fethetmesiyle Memlük  Devleti'ne bağlı Abbasiler'den  son  Abbasi  Halifesi  III.  Mütevekkil'den  İslam  Halifeliğini  devir  almasıyla  Osmanlı  İmparotorluğu  400  yıl boyunca   "İslami Sistem"  ile   yönetilmiş,  "din işi",  "devlet işi"yle birlikte   yürütülmüştür.

Büyük Önder  Mustafa  Kemal  ATATÜRK; "hilafeti"  kaldırmış,  Şubat 1928'de  "Laiklik  İlkesi'ni"   benimseyen  devlet  yönetimini kabul  edilmiştir .  "Egemenlik ,  kayıtsız  şartsız  Ulus'undur" ifadesinde  "Demokrasi"  rejimi yaşam bulmuştur . Demokrasilerde,  Egemenlik  sahibi   "Allah" değildir,  Ulus'tur .  

Diğer  yandan; Kuran'ın  "Dinde  zorlama  yoktur."  ilkesi  ile  "Sen  onlar  üzerinde  bir  zorba değilsin"  gibi  buyruklarının  İslam  Dini'nin  "Laik"  olduğunun  kanıtı  değil,   bir  "hoşgörü"  dini olduğunun  göstergesidir.     

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bulent Bey, iyi gunler. Makalenizi keske camiciler de okusa. Herseyi sadelik ve açiklikla sergiliyorsunuz. Kaleminize kuvvet size saglik diliyorum.

colette pastutmaz 
 29.02.2012 11:27
Cevap :
KEŞKE!...Güzel ve candan dilekleriniz için samimiyetle teşekkür ederim. Saygılarımla,  03.03.2012 6:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 898
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster