Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '07

 
Kategori
Matematik
Okunma Sayısı
4080
 

İslam mimarisinde ileri matematik alametleri

İslam mimarisinde ileri matematik alametleri
 

Bugünkü New York Times gazetesine göre Harvard Üniversitesinden bilim insanları, 13.yy’da inşa edilmiş İslam mimarisinde kullanılan mozaik desenlerinde matematik olarak devrim sayılabilecek özellikler keşfettiler.

Bu yeni çalışma gösterdi ki, İslam mimarisinde kullanılan desen oluşturma tekniği, öyle her yerde görebileceğimiz basit bir teknik değil. Hatta, Harvard Üniversitesi’nin yaptığı bu son çalışmaya göre İslam mimarisindeki bu teknik, 30 yıl öncesine kadar batı kültürü tarafından hiç bilinmeyen “çok ileri, sözde kristal matematiği tekniğine” benziyormuş.

Çalışmada İslam kültürünün 13.yy’da sanatta, mimaride ve bilimde ulaştığı fakat batı kültürünün 20.yy’ın sonunda ancak ulaştığı zirveleri gösteren bulgular, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden biri olan Science’da yayınlandı. Konunun uzmanları, bu incelikli desenleri yapanların, pergel ve cetvelden daha ileri araç ve gerece sahip olduklarından şüpheleniyorlar ve hatta farklı araç gereç ve farklı kavramlara sahip olduklarını iddia ediyorlar.

İki yıl önce, Peter J. Lu , Harvard Üniversitesinin fizik bölümünde doktora öğrencisiyken, Özbekistan’a gidiyor. Eski bir camiinin duvarlarındaki geometrik desenleri görünce şoke oluyor. Gördüğü desenler, ona matematikte bahsedilen “sözde kristal” desenlerini hatırlatıyor. Sözde kristal desenleri, batıda ilk kez Oxford Üniversitesinde matematik profesörü olan Roger Penrose tarafından ortaya atılmıştı. Roger Penrose, ünlü fizikçi ve evrenbilimci Stephan Hawking’in evrenin sırlarını hesaplayabilmesi için gereken matematiksel alt yapıyı kurmuş ve beraber çalışmışlardı.

Peter J. Lu, bu durum karşısında yanına Princeton Üniversitesinde çalışan eski hocası ve evren bilimci olan Paul J.Steinhardt’ı da alarak, Afganistan, İran ve Türkiye’den topladıkları resimleri incelemek üzere kolları sıvar. Paul J.Steinhardt, “sözde kristaller” konusunda dünyaca tanınmış bir otoritedir. İncelemenin amacı, desenlerin tekniğini keşfetmektir.

İnceleme sonucu yazdıkları raporda, 15.yy’a kadar yaşayan Müslüman sanatçıların, nerdeyse mükemmel “sözde kristal Penrose desenleri” ürettiklerini ve bunu batı kültüründen 5 yüzyıl önce yaptıklarını ortaya koydular.

İran’daki en karmaşık desenlerden bazıları, “sürekli çokgenlerin” küçük esnetmelerle ve hiç boşluk bırakmadan birbirlerinin içine geçmesinden oluşuyor. Her bir çokgenin(onikigen, ongen, beşgen, altıgen…) içinden bir dekoratif çizgi geçmekte. Peter J. Lu’nun bulduğu şey ise, Müslüman sanatçıların bu mozaikleri böylesine tahmin edilebilir bir şekilde iç içe geçirmekteki maharetleri ve bu geçirme işlemi sonucunda asla kendini tekrar etmeyen sözde kristalleri oluşturmaları.

Peter J. Lu, bu desenler evrendeki diğer karmaşık desenleri açıklama gücüne sahip diyor.

Peter J. Lu ve Dr.Steinhardt, 13.yy’da yaşamış Müslüman sanatçıların mozaik desenleri “sözde kristal tekniği” ile bulduklarını iddia ediyorlar. “Sözde kristal” olarak yıldız ve çokgen desenler, belli derecelerde döndürülerek, örneğin bir dairenin çemberinin 5’de 1’i kadar döndürülerek, daha büyük bir desen oluşturuyorlar. Yeni oluşan bu desen, sonsuz büyük oluyor ama buna rağmen kendini hiç tekrarlamıyor.

Bunu, bilim insanları, İslam matematiğinde ve tasarımında çağları aşan bir devrim olarak tanımlıyorlar.

Peter J. Lu, eğer bu sanatçılara “sözde kristal tekniğinden” bahsetme fırsatımız olsaydı, bunu büyük bir olasılıkla anlamayacaklardı. Fakat bizim o duvarlarda gördüğümüz kesinlikle “sözde kristal tekniği”ydi; rastlantı olamaz diyor. Bu tekniğin 20.yy’daki adını bilmeselerde, kendisini biliyorlardı.

Peter J. Lu’ya göre, batılılar aslında hayal bile edemeyecekleri ileri bir seviyeye ulaşmış olan o zamanki İslam kültürünü şimdiye kadar pek layıkıyla anlayamadılar.

Resmi çekilen örnekler üzerinden yapılan çalışmada tam olarak bu tekniğin camilerde, saraylarda ve diğer binalarda geliştirilmesi iki yüzyıl sürdüğü tespit edilmiş. Çünkü yaptıkları çalışmada İran’nın İsfahan kentinde 1453 tarihinde inşa edilmiş Darb-ı İmam’da neredeyse mükemmel “sözde kristal Penrose desenleri”ni bulmuşlar. Buradan da tekniğin tam olgunluk evresine 2 yüzyılda vardığını tespit etmişler.

Peter J. Lu ve Dr.Steinhardt, ellerindeki örneklerin neredeyse mükemmel “sözde kristal Penrose desenleri” olmasından, mükemmel desenlerin varlığından da şüphe etmektedirler. Buralarda yani bizim coğrafyamızda bir yerlerde mükemmel “sözde kristal desenleri” olmalı. Orada, camilerin, sarayların, binaların duvarlarında öylece birilerinin gelip, kendilerini keşfetmesini bekliyorlar yüzyıllardır. Ve daha başka bir çok sırrı da vermek için bekliyorlar.

İlave Not:

Danimarkalı Dr.Makovicky 1992’de konu ile ilgili bir araştırma yayınlamış. Fakat Peter J. Lu ve Dr.Steinhardt, çalışmalarında bu çalışmaya Science dergisi tarafından onlara verilen yerin sınırları nedeni ile hak ettiği kadar yer vermemişler. Dr.Makovicky, İran’da bir mezar taşından çektiği örneklerle yaptığı bu çalışmalarının es geçilmesine serzenişte bulunmuş. Fakat buna rağmen, Duke Üniversitesi ve İsrail Teknoloji Enstitüsünden Dov Levine ve Joshua Socolar adlı fizikçiler, Peter J. Lu ve Dr.Steinhardt’nin çalışmasının heyecan verici bilimsel bir çalışma olduğunu belirtmişler.

Kaynak:

http://www.nytimes.com/2007/02/27/science/27math.html?em&ex=1172725200&en=6eae9eb8fc8f6634&ei=5087%0A


1 saat 5 dakika 6 saniye Peter J. Lu'nun video sunumu:
http://media.physics.harvard.edu/video/index.php?id=Peter_Lu_12_03_07_lg.flv

Peter J. Lu'nun Harvard domain'deki konu ile ilgili bilgileri:
http://www.physics.harvard.edu/~plu/


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben bunu anlıyorum, ki yanlışsam düzeltin aslında matematik binlerce yıldır var. Yani aslında matematik batının geliştirmediğini çeşitli islam toplulukları vey islam öncesi o topluluklar içinde hep varmış. Peki ne oldu da matematik batıda son 200 yılda oluşturulmuş gibi olgu oluşturuldu. Buna gerçekte anlamakta zorluk çekiyorum. Günümüz de Pascal Üçgeni olarak tanımlanan Binom formülünün aslında iranda yaşamış bir şair olar Ömer Hayyamın formülü olduğunun Hayyam üçgeni olarak tanımlandığı ilginç değil mi? Astronomi, Fizik ve Kimya dan bahsediliyor bin yıl öncesinden... İlginç geliyor bu yazıyla biraz daha batıya karşı bakışımı değiştiriyor. Aslında boşuna uğraşıyoruz bence matematikle aslında bütün matematik formüllerinin geçmişte gizli olduğunu düşünüyorum. Nasıl hala piramitler çözülemiyorsa aslında çözümün geçmişe doğru yapılan bu tarz araştırmalarla çözüneceğini düşünüyorum.

Mehmet Veysi Adam 
 25.11.2012 21:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 3568
Kayıt tarihi
: 27.08.06
 
 

İstanbul Üniversitesi İngiliz dili ve Edebiyatı / Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunuyum. Boğazi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster