Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Mahmut Ekrem Muhalefet demokrasiye geliştirir

http://blog.milliyet.com.tr/profilimaspx

11 Ocak '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
93
 

İslamofobi ve İslamın, İslama kötülüğü,

İslamofobi ve İslamın, İslama kötülüğü,
 

internetten,


Mizah Dergisi, Charlie Hebdo'ya yapılan saldırı, fanatik İslamcılığın hangi noktada olduğunu, Avrupa'ya taşıması bakımından önem taşımaktadır.

İslamiyet'te suikastlere baktığımızda;

''8 Haziran 632 sv. Peygamberimiz Hz.Muhammed yaşamını yitirmesiyle suikastlerin de başladığını görüyoruz. Yerine başka peygamber gelmeyeceği için, yakınındakiler' den birini, ilk müslüman olan Hz.Ebubekir'i, lider hem vekil-hem halef anlamına gelen ''Halife'' unvanıyla İslam dünyasının başına getirdiler.

Hz.Ebubekir'den sonra gelen üç halifeye'de suikast düzenlenerek katledildiğini görüyoruz.

İkinci halife Hz.Ömer İbn el-Hattab'ı,  durumundan şikayetçi olan bir Hiristiyan köle, üçüncü halife Hz.Osman ve Dördüncü halife Hz.Ali'yi ise Müslüman Arap isyancılar öldürmüşlerdir. 

656 Hz. Osman'ı Mısır'dan gelen bir grup isyancı, Medine'de öldürmüş, Hz.Ali'yi ise 661'de radikal bir dini grubun temsilcisi öldürmüştür.

Halbuki sünni müslümanlar,'Doğru yolda giden' Hak ve hayır yolcuları' olarak anılan, bu dört halife dönemi için altın çağ olarak bahsederken, dini ve ahlaki rehberliklerinin kutsallığı, Peygamber'inkiler den sonra ikinci olarak kabul ediliyordu.''

Peygamberin ölümünden, yaklaşık 25-30 yıl sonra radikalizm ve fanatizm toplumu parçalıyor, devlet isyan ve iç savaşlarla sarsılıyordu.

Bugün gelinen noktaya baktığımız da, fanatik islamcıların yaptığı katliamlar, Batı ülkelerinde ''İslamofobi'' algısının oluştururken, en büyük kötülüğü ise müslümanlara yaptıklarının farkındalığını algılamak istemediklerinden, bundan zarar gören yine İslam dünyası olmaktadır.

Orta Doğu'da, Afganistan'da, Pakistan'da ve Arap Yarımadası'nda ortaya çıkan radikal cihatcı grupların girişecekleri terör eylemleri Batıyı tedirgin ederken, Fransa'da patlak veren Kouchi kardeşlerin Charlie Hebdo saldırısı ise Fransa ve Avrupa'da şok etkisi yarattığını görüyoruz.

IŞİD'in, Irak ve Suriye'de ki eylemleri Batı'da infial yaratırken, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinden bu örgüte çok sayıda insanın katılımları ve bunların geri dönerek terör eylemleri yapmasından çekiniliyordu.    

Korkulan tehlike, Paris'in göbeğinde patlak verirken, Fransa'nın 11 Eylül'ü olarak arşivlerdeki yerini alacaktır.

Bu tehlikenin, yanlız Avrupa için söz konusu olmadığını, MİT Müsteşarı'nın şu sözleri uyarı mahiyetinde olduğunu görüyoruz. '' Eğer Fransa'da ki  olay ''Cihatçılar'ın'' ''sınır tanımayan'' terör eylemlerinin bir icraati sayılıyorsa, bu durum, Batısı ile, Doğusu ile bütün uluslararası camianın dayanışma ve işbirliği içinde olmasını gerektirmektedir.''

Her ne şekilde olursa olsun, Arap ve diğer Müslüman ülkelerin terörü besleyecek argümanları ortadan kaldırmaları, teröre karşı net tavırlar almaları şarttır. Terörün İslam diniyle, felsefesiyle ve düşüncesiyle bir ilgisinin olmadığını açık ve net olarak vurgulamalıdırlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 626
Kayıt tarihi
: 13.05.08
 
 

Hızla kirlenen dünyamızda, üstümüze düşen görevi yerine getirmek için çalışmak, gelecek kuşaklara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster