Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
283
 

Islanmanın zevki

Başkasının Kokusu [6. Yazı]
Bazıları vardır yağmuru sever. Bazıları vardır ıslanmayı sever. Bazıları da benim gibi yağmurlu havalarda ıslanarak yürümeyi, koşmayı …
Dün şükür ki Rabb’in bu bereketine nail olan biz İstanbullular şanslıydık. Yağmurlu havalar genelde de çok sevilir zaten. Kimi dışarıda yemek yer, kimi yürür, kimisi ise çarmıha gerilircesine gerilir bulutlara doğru. Rabb’ e şükür mahiyetinde kollarını açar ve yağmurla birlikte temizler kendini. Ben de öyle yaptım.

Okulda yapılacak olan turnuva nedeniyle antrenman yapıp kondisyon depolamak istiyordum. Koşmayalı uzun zaman olmuştu. En son ciddi koşumu Celalettin Hocam ve beni kovalayan bir köpek sayesinde yapmıştım.(Şükür köpek yakalayıp ısıramadı. / Isırsa da kuduz olmazdım. / Olsaydım da başımızdakiler kadar olmazdı. / İyi ki de olmamışım :D)
Sabah saat 9:00 suları annemin beni dürtmesiyle uyandım ki bir de ne olsun! Yetiştirilmesi gereken siparişler nedeniyle işe gidip yardım etmem gerekiyormuş. Neyse apar topar kalktık, abur cuburla yola çıktık. Altımda eşofman, üzerimde spor yapmaya uygun bir kapşon eeh ayakkabıların da kundura olması beklenemez ya Aldık beyaz spor ayakkabılarımızı dışarıya adımımızı attık. Yağmur tatlı tatlı yağıyor. Omuzlarıma yük olan ise bu güzel havada üzerimde taşıdığım vücut ve yaşamımın bu döneminin bende yarattığı gerekli/ gereksiz duygular, düşünceler… Teker teker çıkmaz biliyorum. Ya içe sinecek ya da birden boşalacaktı. Aynı yağmur bulutları gibi…
Müziksiz ve cikletsiz olmazdı elbet. Ritmi yüksek parçalar ve sürekli çiğnemekten bıkmayayım diye şekerli draje halindeki cikletler… Her neyse koşuya başladım sonunda. (Neydi o filmin adı unuttum şuan, hani ömrü yolda geçen adamın hayatını konu alan film, bizimki daha yola çıkmadan film oldu ya neyse. )
Saçlarım, ellerim, ayaklarım yavaş yavaş hissediyordum ıslaklığı. Zevkine varıyordum ıslanmanın. Yağmur da bu zevk uzun sürsün diye tatlı talı yağıyordu sanki. Etrafta bana yönelen bakışlar ve benimle yarışa kalkışan tır şöförü… Daha da tatmin olmamı istiyor olmalıydılar. Nitekim tatmin oldum da… Lakin sınavlarım nedeniyle 9:30 da gidip 3:00 gibi çıkmıştım. Bu sefer ise yağmur daha şiddetliydi. İşyerinden dışarı çıktım. Bu sefer ise kulağımda çalan parçalar farklı sıralanıyordu : Dursana Dünya, Zaman Beklemez, Yalnızlık…
Ve ben yolun başındayken ıslanmıştım. Nasıl kısa süreli bir zevkti bu sefer ki? O kadar kısa ve güzel… Birkaç soru vardı önümde. Islandıktan sonra tekrar nasıl ıslanabilirdin ki? O zevki tekrar tadabilirdin? Yoksa o kısa süreli şiddeti bol tat değer miydi buna? Yavaş yavaş mı boşalmalıydım Rabb’e yoksa birden dökmeli miydim içimi O’na yağmur katreleri gibi saf ve onlarla birlikte? Sesimi duyuramadığımda da duyuyordu O beni, ama duyurduğumda daha da rahat oluyor, daha da fazla hissediyordum O’nu…
Koşumun bitmesine az kalmışken durdum. Aynı anda da küçük bir petrusa takılmıştı sol ayağım. Duyurma kaygısı olmadan, Yahuda misali bana ihanet eden yağmur bulutlarına aldırmadan açtım kollarımı O’na. Sessizliği bozan müzik çalarımdan gelen sesti ama o sesin etkisi yoktu bende artık. Artık ruhunun alınmasını bekleyen Hz. İsa gibi ben de bekliyordum katrelerle dökülmeyi. Döküldüm, döküldü, küçük petrus da benimle temizlendi ama Yahuda misali bana ihanet eden yağmur bulutları cezalandırılmıştı bir süre.

Evet bu sefer ilki gibi çokça tadamamıştım o zevki. Ama daha farklı bir tada varmıştım bu sefer, şuan için açıklayamadığım. Birkaç soru vardı biraz önce ama artık yoklar. Sadece tek bir sonuç vardı ortada:
Hayat her tadıyla güzeldi, acı bazen hoş gelmese de sürekli yakmıyor, tadı dilimizde damağımızda kalmıyordu. Onu hatırlatan da zaten dil değil beyindi. Dil sadece ve sadece aracıydı. Oysaki vakit tükeniyordu. Hayat her tadıyla önümüze sunulmuş ve biz istesek de istemesek de beklemiyordu…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 325
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1993 yılında Eminönü'nde doğdu. İlkokulu yaşamını geçirdiği yerdeki Yeni Mahalle ilköğretim Okulu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster