Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '16

 
Kategori
Yurtdışı Tatil
Okunma Sayısı
227
 

İspanya gezi notları (2)

İspanya gezi notları (2)
 

İspanya’da sürücüler bizim sürücülerden çok farklı. Trafik kurallarına çok iyi uyuyorlar. En çok dikkatimi çeken sağdaki bir yola girecek araçların birkaç kilometre önce sağ tarafta kuyruk oluşturmaları. Yani bizdeki gibi kaynak yok. Bu nedenle trafik ne kadar yoğun olursa olsun gayet güzel akıyor. Biz ise sağ taraftaki yola gireceksek, neredeyse sapak ağzında ikinci, üçüncü, hatta dördüncü sıraları yapıyoruz ve yollarına devam edecek olan araçlara ancak, bir veya iki şerit bırakıyoruz. Haliç köprüsü çıkışından Okmeydanı sapağına bir bakın, orada her zaman  bir çok aracın kümelenmiş olduğunu görürsünüz.

Trafikte dikkatimi çeken diğer bir husus da araç plakalarında şehir ismi olmaması. Plakalar dört rakam, üç harften oluşuyor. Bunun nedenini sorduğumda özerk bölgeler arasında, ayrıcalık olmaması içinmiş. Özellikle Katalanlarla, İspanyolların birbirlerinden hoşlanmadıklarını düşünürsek…

 

Belli bir yaşa gelmiş olanlar hatırlarlar, ülkemizde de iki şehrin takımı arasında maçlarda çıkan olaylar sonucunda, bazı şehirlerde rakip takım kentinin plaka numaralarını tanıyan araçlar taşlanırdı. Diğer taraftan 34 plakayla Şırnak’a gittiğinizde her halde oradaki halk başka bir gözle bakar.. Hele benim aracımın arkasında  Türk bayrağı çıkartması ile, Atatürk’ün imzasını taşıyan bir çıkartma olduğunu düşünürsek….

İkinci gün Barcelona’nın 35 km güney batısındaki popüler bir sayfiye kenti olan Sitges kasabasına uğradık. Burası Barcelona da yaşayanların yazlık yeriymiş. Film Festivali ve karnavalı ile dünyada yaygın bir ünü varmış. Oraya erken saatlerde gittiğimiz için oldukça sakindi.

 

Ünlü mimar Gaudi’nin dini eğitimini almış olduğu ve kendi eseri olan Barcelona’daki La Sagrada Familia Kilisesi’nin yapımında kendisine ilham kaynağı olan, kutsal “Siyah Meryem”ikonunun dünya üzerinde tek olarak görülebileceği deniz seviyesinden 1200 metre yükseklikteki Büyük Montserrat Manastırı’nın bulunduğu bölge de görülmeye değerdi.  Volkanik kayaların arasında gayet güzel bir manzara vardı. Burası Barcelona’nın 40 metre kuzeybatısında bulunuyor.

 

 

Hristiyanlıkta birbirine benzeyen ilginç  hikayeler var. Bu Manastırın hikayesi de ilginç. Daha önce Karadağ gezimizde anlattığım hikayeye benziyor. Karadağ’da denizin ortasında balıkçılar bir Meryem ana heykeli bulmuşlar  ve heykelin bulunduğu yeri kayalarla doldurup, denizin ortasına bir kilise yapmışlardı.

Burada da MS 52 yıllarında iki çocuk Meryem ana heykeli buluyor ve bu heykelin etrafında meleklerin dans ettiğini söylüyorlar. Bunun üzerine de burada bir Manastır yapılıyor. Manastır da 600 kişi barınıp, ayin yapabiliyorlarmış. Siyah Meryem ana heykeli de kilisenin özel bir yerinde bulunuyor.

 

Aynı gün Fransa ile İspanya arasına sıkışmış Pirene dağlarındaki dünyanın en küçük ülkesi olan Andorra’ya gittik. Andorra 7 kilometrelik bir caddeye sahip bir vadi. Etrafı dağlarla çevrili. Bu ülkede vergi yok. Türkiye’de satılan bir içkiyi burada dörtte bir fiyatına alabiliyorsunuz. Telefonlar da yarı fiyatına alınabiliyor. Andorra dış işlerinde Fransa, iç içlerinde İspanya’ya bağlı. Burada çalışanların çoğu göçmen. Bu göçmenler de Portekizlilerden oluşuyor. Fransa ve İspanya sınırına yakın olanlar alış verişlerini buradan vergisiz olarak  yapıyorlar. Şimdilerde  Fransa tarafında bir tünel açılmış ve yol oldukça kısalmış. 

Devamı bir sonraki yazıda...

Şennur Köseli, Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, sanıyorum keyifli bir gezi olmuş. Görsel ve kültürel açıdan zengin bir blog dizisi. Ben daha çok yorumlara verdiğiniz yanıtlarla ilgilendim. Örneğin vize alırken yaşadığınız sıkıntılar, orada sosyal devlet olgusunun yansımaları (olimpik havuz yıllık ücretinin düşüklüğü gibi). Sanıyorum bu turistik bir gezinin kapsamı dışında, daha çok sosyolojik ve ekonomik ağırlıklı bir yazı olurdu ama iyi de olurdu. :-) Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 13.06.2016 12:23
Cevap :
Aslında gezinin kapsamı içerisinde, sosyal konulara da değiniyorum. Bir vize almak için neredeyse bir bavul evrak topladıktan sonra aldığımız vizeyi değerlendirmek için vize süresi içerisinde fırsat buldukça diğer ülkelere de gitmek istiyoruz. Bu yazı dizisini bitirmeden araya bir de Yunanistan gezisi girdi. Orada yaşayanların ağzından ekonomik yönden bizlerden bile daha kötü durumlarını öğrenmek de ilginçti. Örneğin emekli maaşları yarı yarıya düşerken, KDV nin yüzde 24 lere çıkması toplumu oldukça germiş. O bölümde bunları da geniş bir şekilde ele almaya çalışacağım. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  13.06.2016 18:35
 

Genelde gezi yazılarını sevmem bir sürü geyik ifadeler ve anlamsı cümleler vardır, doğrusu sizinkini de aynı ön yargı ile bakmıştım ama okuduğumda ise müthiş keyif aldım, görseller ile oldukça iyi desteklenmiş, elinize ilginize sağlık, okumaya devam edeceğim, selam ve saygılar Erol hocam.

Nizamettin BİBER 
 10.06.2016 23:22
Cevap :
Şu sıralarda siyaset yazmaktansa, buradan uzaklaşıp gezi notları paylaşmayı tercih ediyorum Nizamettin bey. Özellikle de herkesin anlatımından farklı olarak pek duyulmamış konuları dile getirmek istiyorum. İlginize teşekkürler. Saygılar, selamlar...  12.06.2016 21:54
 

Erol Bey Merhaba,emek dolu ve izlemeye değer bu güzel sunum için teşekkürler,selam ve sevgiler.

Şennur Köseli 
 09.06.2016 11:02
Cevap :
İlginize ben teşekkür ederim Şennur hanım. Ayrıca gecikme için kusura bakmayın. Teşekkürler. Sevgiler....  12.06.2016 21:52
 

Gezi notlarınız ve ve görseller çok etkileyici. Manastır ve kayalara da hayran oldum Erol Bey. İspanya'daki sürücüler eksik bence. Gelseler Türkiye'ye alsalar abilerinden sıkı disiplin(!)bir de terbiye hemen çakı gibi olurlar...:) Sonra İspanya'ya gidince kendimizi evimizde gibi hissederiz. Bu arada Andorra'ya mı yerleşsek acaba? Vergi derdi yokmuş...:) Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 07.06.2016 13:47
Cevap :
Zaten bizim ülkemize bir kere gelseler, onlar da bozulurlar herhalde. Ülkemizde kimse kurallara uymayınca, kural tanıyanlar da kural tanımaz oluyorlar. İspanya'da bir ev satın alınca,- sanıyorum onun bir para limiti var-orada oturma müsaadesi alıyorsunuz. Bir de 30 bin Euroluk bir iş yeri açınca da oturma müsaadesi veriyorlar. Ama Andorra fikri benim de aklıma yattı. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  07.06.2016 15:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7878
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3079
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster