Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3939
 

İspanyol Meyhanesinde bir kadın...

İspanyol Meyhanesinde bir kadın...
 

Geleceği olmayan kadınlarla , tanımsız ilişkiler kurulur karanlık ve kuytu köşelerde.
Tehlikesiz ve emeksiz birliktelikler yaşar geleceği olan adamlar, isimsiz kadınlarla, geceyarısından sonra, hamam böcekleri gibi…

İspanyol meyhanesinde bir kadın
Çığlık çığlığa şarkı söylüyor.
Belli yıkılmış bir kadın.
Haylı çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı.
Zayıf, incecik elli, kalın dudaklı.
Sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda...

Ucuz aşk pazarlarında beyaz kadın etleri sergilenir.
Sevdalar, yürekler, emekler et lifleri arasında erimiş, yok olmuş.
İlkesiz, sorumsuz, vefasız sözde sevgililer alıcı kılığında . Alıcıların küçücük kuş yürekleri kocaman sevdaların ağırlığı altında ezilmiş ve pazara düşmüş, ucuz aşklar peşinde.
Ucuz aşk pazarlarında ; beyaz kadın etleri ile birlikte satılır ucuz dostluklar . Kalleşlik ve ihanetin pis kokuları beyaz kadın etlerinin kokusunu bastırırken...
Bir ucuz aşk alana, bir ucuz dostluk bedava !

Yüzümüz al al oluyor.
İçimiz hüzün dolu, kahır dolu,
Gözlerimiz kanlı.
İspanyol meyhanesinde bir gece
Seninle başbaşayız
Üstelik sarhoşuz adamakıllı.
Daha içelim, daha içelim…

Koskoca bir ömrü , kaybedeceklerini bile bile o küçücük ana sığdıran, geleceği olmayan isimsiz kadınlar…

Kocaman sevdalarının bedelini, vurgun yemiş yürekleri ile ödeyen kadınların etleridir sergilenen…

Başını dizlerime daya gözlerin kapalı
Ağla biraz,
Bak ben de ağlıyorum.
Ocakta odunlar sönüyor
Görüyor musun?
Çığlık çığlığa bir kadın
Duyuyor musun?
Ah ölelim artık;
Bitsin bu delicesine koşu,
İspanyol meyhanesi yerin dibine batsın.
Yeter! yeter!
Öleceksek ölelim.
Hadi vur kendini şaraba
Kedere ve aşka vur.
Daha içelim, daha içelim...

Kara çarşambaların yağmursuz ve ayaz havalarında birbirini ısıtamadan bitiverir sıradan ve küçük sevişmeler karanlık izbe odalarda.
Hikayenin sonu, başından bellidir.
Vedasız ve sessiz…

Alkol duvarını geçelim artık;
Damarlarımızdan ispirto akmalı.
Hey garson!
Sustur şu çığlık sesli kadını.
Söyle masamıza gelsin, içelim.
Hey garson!
Bütün hesaplar benden bu gece sen de iç.
Kapat kapıları;
Yabancı gelmesin.
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü
Kimse bilmesin.
Daha içelim, daha içelim...

Zifiri karanlıktır geceler ve ayaz. İsimsiz kadınların çığlığı bütün şehri sarar.
Aynalar kırılır, sırları yere dökülür.
Ayazda kalan öcüler sağa sola kaçışırken , hayli geçkin, hayli çirkin, zayıf, incecik elli, kalın dudaklı kadınlar her keresinde daha iyi yenilerek, yeniden yola koyulur…

Kararmış tahta masamızda bir şişe şarap,
Gecelerden bir gece bezginiz.
Üstelik adamakıllı sarhoşuz.
Ellerin, ellerimde...






Şiir: Ümit Yaşar oğuzcan
Beste : Timur Selçuk

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yeniden canlandı gözümde. Ben saçları ve favorileri uzunca olan yakışıklı bir delikanlıydım. Üzerimde çiçekli antuan gömlek, ayağımda ispanyol paça pantolon vardı. O İspanyol meyhanesinde rum bir kadınla göz göze geldik. Ve bu ünlü ve şahaser müzik eşliğinde seviştik. Ne harika günlerdi onlar. Eline sağlık canım. Gerçekten klasik olacak yazılardan biri bu.

Bülent Göncü 
 22.04.2008 9:12
Cevap :
İstanbul Üniversitesinin ana kapı girişinden binaya uzanan ağaçlıklı yolda, elinde kalın kalın kitapları ile yürüyen bir genç kız canlandı şimdi gözümde...Arslan yelesi saçları, incecik kaşları ( o yıllar öyle modaydı) eye linerli ve bol rimelli gözleri, ekoseli ve upuzun sivri yakalı gömleği, bol paçalı kot pantolonu, mavi küçük fuları ile...Umuda doğru yürüyen bir genç kızın siyah-beyaz fotoğraf karesi...O tam karşıdan ona doğru yürümekte olan; çiçekli ve antuan yakalı daracık gömlekli, uzun saçlı, uzun favorili, ispanyol paçalı ve de afilli delikanlıyı , bir yerlerden gözleri ısırır gibi. Bir an bakıştılar sadece. Ve geçip gitti delikanlı umuda doğru..Belki de İspanyol Meyhanesi'ne , hayli geçkin, hayli çirkin, zayif incecik elli, kalın dudaklı, çığlık çığılğa şarkı söyleyen kadını dinlemeye gitti. Kimbilir ? Sevgiyle...  22.04.2008 16:22
 

çamur kısmını sorarsan net bir yön var ama kesinlikle isimsiz kadınları kapsamayan bir bölge arkadaşım. Kadın olduğum için değil, kız annesi olduğum için de değil insan olmaya çalışan biri olduğum için içim sızlar bu konularda her zaman, nedenlerini de çok iyi bilirim. Kimse kötülerle ve kötülüklerle yüzyüze kalmasın diyedir dualarım. Sözler ve müzik içinse söyleyecek sözüm yok, kapat gözlerini dinle... Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 17.04.2008 22:49
Cevap :
Sevgili Kevserim, O İspanyol meyhanesindeki kadın gibi, iki kadın birer hafta arayla başları ezilmiş olarak ölü bulundu, Uşak civarında. hatta biri halen işimin olduğu ilçenin civarında. Hayat kadınları , dediler sadece. Su testisi su yolunda kırıldı, dediler kısaca...Hayatın o ağır yükünü çekenler, ölüme de aynı ağırlıkta gidiyorlar işte...Onlar da ana baba evladı idiler. Kimbilir ne hayalleri, umutları vardı yaşama dair , çok gerilerde kalmış. Ya onları katledenler ? Bir hayatı acımasızca sona erdirmenin acısını taşıyabilecekler mi ? Yoksa hayat kadınının başını ezmek, böceği ezmekle eş değer mi ?Sevgiyle...  18.04.2008 17:15
 

Müzik de öyleydi... Gençliğimi anımsattın bana Neşem... ellerine sağlık... Sevgimle canım...

Sema Sener 
 18.03.2008 1:12
Cevap :
Tüm zamanlarımın en hit şarkısıdır. İspanyol Meyhanesi. Bizim hoca bilir sanırım bunu, ondan kaçmaz. Yalova 'da söylesek yaa en yüksek perdeden avaz avaz, İspanyol eteklerimizi giyip de hem de........Yaşasın oldu bu iş. sen hocaya haber ver. Sevgi aydınlık ve şarkılarla  18.03.2008 11:40
 

ellerinde yeniden canlanmış... Vefasız mıdır aşklar ve hep çığlık çığlığa bagırtır mı isimsiz kadınları.. Çok sevdim sevgili neşem...Yüreğine sağlık...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 07.03.2008 9:55
Cevap :
Canım Serabım, sen Timur selçuğun o muhteşem şarkıları dönemine yetişmemişsindir ama şarkıları mutlaka dinlemişsindir; AYRILANLAR İÇİN, BEYAZ GÜVERCİN ve İSPANYOL MEYHANESİ. Üçü de muhteşemdir gerçekten. Özellikle de bu İspanyol meyhanesi şiirle bestenin zirve yapmış uyumu beni hem mahveder, hem meteder. Ve o çığlık çığlığa şarkı söyleyen kadın. Hayli geçkin, baylı bezgin, belli yıkılmış , ağlamaklı. Zayıp ve incecik elli o kadın. Nice geleceği olmayan, isimsiz kadınlardan biri. Nice tanımsız sevdaların imbiklerin süzülüp gelmiş, bedelini vurgun yiyen yüreği ile ödemiş o kadın...belli yıkılmış, hayli geçkin o kadın. Hayata isyanlarını çığlık çığlık şarkılarında anlatan o kadın...Paylaşımın için teşekkür ederim. İncinmemiş ve incitmemiş sevdalara...  07.03.2008 16:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2275
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster