Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
110
 

İsraf ve İsli Raflar

    İsraf neydi? Bence herkes için farklı bir deneyimdi. Deneyimin iyisi, kötüsü farkeder mi? Bilmeden kötüyü giyindiysen, kalbin isli rafa girmez mi? Kimi bedenini israf eder, kimi ruhunu. Kimi eşyasını ziyan eder, kimi fikrini, sükutunu. Kimi yiyeceğini ziyan eder, kimi zaman doyumunu. Fakat farkettiğim şuydu. Herkes birbirini israf etmekle suçlarken, eleştirirken, kendi isli rafını savunan cümleler, hep ihtiyaç şovlu.

   Neden eleştiririz? Kendimizi geliştirmedikçe eleştiririz. Oysa kendi israf dünyamıza baksak, ne güzel olurdu. İsli raflar kaybolurdu. Kara leke tutmayan kalpler sayesinde, yoksulluk son bulurdu.

   Bedenini tıka basa, yiyecekle şişiren, bir insanla, ruhunu gereksiz yaşam erezyonları ile dolduran biri ayni değil mi? Yiyeceği gıdayı ihtiyacı kadar, almayan biri ile, fikrini anlamayan kitlelere anlatan biri ayni israfın analizi değil mi? Ya dizilerin içinde kaybolanlar...

   Bu israf  dünyada ki savaşın ana temel taşı aslında. İsli raflarımızdan kurtulmak için ne bekliyoruz. Okunan, kitaplar, izlenen filmler, kimseye bir şey öğretmiyor, gibi...İşte sorun kendi israf dünyamıza bakmamaktan kaynaklanıyor. Sonra kitap okumuşsun, ne fayda. Al sana para israfı. Tonlarca kitap ama tonlarca yoksulluk...

   Fazla uzatmıştım,  büyük bir hışımla fırladım, düşünme yatağımdan. Kafamda bitmek bilmeyen israf tartışması. İki yıldır kullandığım akıllı tele fonum, evet ben bir fondum. Birileri para kazanacak diye, nasıl verirdim, kendimi internet illetine. Al sana doya, doya ye. İnternetsiz ev kalmasın, reklamları, peki nerde, bu insanların beyin ekranları? Dedim , kendi kendime. Kendi ekranına bakamayan, biri hayattan nasıl zevk alabilir ki? Başka ekranları takip etmek, kumandayı ruhumuza sokmak demek, değil mi? Sorular sora sora çıktım, sokağa...Ne zaman giyinmiştim, bu sorgulayan kafayla. Korkuyorum bir gün gerçekleşecek diye, o gördüğüm tuhaf rüya.

  Güzel gözlü kağıt toplayan teyzem çıktı, karşıma. Kızım, "atmışlar mis gibi koltuk takımını sokak kapısının önüne, dedim, bana verin yerde yatıyorum" eee ne dediler de gözlerin doldu. Ne desinler " keyfimizin kahyası mısın, sen fakirsen suç bizim mi? " Üzülme dedim, teyzem sen issiz raf,  onlar isli...

  Yazmalı mı yazmamalı mı? Yoksa hiç uzatmamalı mı? Neyse..

   Kalbi is tutmayan insan israf etmeyenlere sevgiler.

   Jale Kasap

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sosyal konularda sorgulamaların tonu yükseliyor, bireyselde hadi neyse.

Kerim Korkut 
 15.05.2019 16:15
Cevap :
O kadar derin ki bu konu neyse   16.05.2019 5:06
 

Hayat dünyanın her yerinde zor çünkü insanlar dünyayı kaplamış ve hayatlarını dikte ettiriyorlar dünyaya. Amaçları doğadan çalıp ego eksenininde kendi hep varlığında insanları hükümdar eylemek. Ve bunun için her yol mubah. Sıkıntı da bu zaten. Bu israfın sebebi de bu. Sahip olmadığı şeylere el koymak ve sahip olduklarını da dolayısıyla önemsememek. Ne yazık ki!

ERIC VAN BUYTEN 
 30.01.2019 10:41
Cevap :
Doğamızı hatırladığımızda her şey düzelecek sil baştan başlatılmak için bir son gerek dünyaya..değerli yorum için teşekkür ediyorum   30.01.2019 15:59
 

Sevgili Jale hanım, maalesef israf toplumumuzda aldı yürüdü, Allah fakirlerin yardımcısı olsun. Konuyu dile getirdiğiniz için sağ olunuz.Sevgilerimle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 30.01.2019 8:17
Cevap :
İşte abla Allah fakirin yardımcısı olmamız için bize sesleniyor da duyan yok..o böyle yardım eder..teşekkür ediyorum   30.01.2019 9:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 446
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 261
Kayıt tarihi
: 28.04.17
 
 

Lise mezunu bir öğrenme aşığı, fotoğraf hastası , yazma sevdalısı, sevgi yanlısı, bir dünya insan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster