Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1321
 

İsrail-Amerika, Amerika İsrail demekken!

İsrail-Amerika, Amerika İsrail demekken!
 

İnsani bir yardım götüren gemiye yapılan insanlık dışıdır.


3.Eylül.2011 Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail'le diplomatik ilişkilerin ikinci kâtip seviyesine indirildiğini ve askeri anlaşmaların askıya alınmasını ve İsrail ve Türkiye arasındaki milyon dolarlık askeri anlaşmaların da askıya alındığını söylemesi beni şaşırttı. 

Bu bana bir blöf gibi geliyor ve ardından gündeme ne gelecek diye merak ediyorum açıkçası. 

Amerika’nın her isteğini harfiyen yerine getiren bir ülke olarak Amerika’ya kafamı tutuyoruz şimdi? 

Olacak iş değil. 

Zira Amerika İsrail, İsrail Amerika demektir. 

Neredeyse İsrail ile savaş konumuna giriyoruz. O zaman Amerika’yı karşımıza alıyoruz mu demek oluyor bu? 

Haydi, canım oradan. 

Yine bir senaryo oynanıyor gibi geliyor bana. 

Nedenine gelince, bugün dünya ekonomisini elinde tutan Rothschild ailesidir. Yani İsrail’dir. . Yani Yahudilerdir. Bu aile 1590 yılından beri vardır ve dünya bu Yahudi ailesinin çok gizli faaliyetleri neticesinde bugünkü şeklini almıştır

1820 sonrasına dönem Rothschildler’in altın çağı olarak bilinir".Tarihçi - yazar john Reeves ise Rothschildler'i anlatan kitabında etkileri o kadar güçlüydü ki, hiçbir savaş Rothschildler'inyardımı olmadan gerçekleşemezdi demiş. 

İlk önce İngiliz Kraliyet Saraylarında kralın yaverliğini yapan bir aile olarak ortaya çıkan bu aile dış siyasette de kralın stratejilerini belirliyordu. Kraliyet saraylarındaki tüm ihaleleri kazanarak hatırı sayılır bir servetin de sahibi olmuşlardır. Zamanla çiftçiler verdikleri faizli paralarla İngiltere devletinden daha zengin konuma gelmişler. 

Savaşa giren ülkelere faizle para veren Rothschild ailesi İngiltere’nin Fransa ile girmiş olduğu savaşta yenilgisi üzerine krala faizle verdikleri 35 ton altının ödenmemesi nedeniyle İngiliz Merkez Bankası yani Bank of England’a el koymuşlardır. 

Dünyanın birçok ülkesinde sadece ticareti değil, ekonomiyi, fuhuş ve faizciliği de ellerinde bulunduruyorlardı. Rothschild ailesi 16.yüzyıldan beri Tanrı'nın kendilerine vaat ettiği kutsal İsrail devletini kurmak için faaliyet göstermişlerdir. 

Rothschild ailesi İngiltere ile Amerika'daki kolonilerin savaşı sırasında çok gizli bir biçimde Amerikan kolonilerini destekliyor. Amerika'nın İngiltere’ye karşı direnişini yöneten kişilere yüklü miktarda silah yardımı yaparak İngiltere’nin yenilgisini sağlamış ve karşılığında Amerika devletinin resmi para birimini basma yetkisini almıştır. 

Tarihin ilk bankacılık faaliyetini İngiltere’de başlatan bu aile, Amerikan dolarını basan, dünya para piyasasını elinde bulunduran, petrol, elmas, silah vs. hepsinde mutlak hâkimiyet sahibi olan dünyanın yegâne yöneticisi gibidir. 

Bugün Amerikan dolarını basan FED Bankasının sahibidirler. FED Bankası Birleşik Amerika Devletinin Merkez bankası değil özel banka olarak bu ailenin dolayısı ile İsrail’indir. 

Bunların para için yapmayacakları şey yoktur. Dünya tarihinde devletleri kışkırtarak, çeşitli entrikalarla savaşlara neden olmalarının sebeplerinin başında hep para ve faiz getirisi hesaplanmıştır. 

Onlar için insanlığın önemi yoktur. 

Amerika Başkanı Kennedy’i katledenler de bunlardı. Kennedy 4 Haziran 1963'te Amerikan temsilciler meclisine danışarak çıkarttığı 11110 sayılı kanunla Amerikan dolarını basma yetkisini Rotshild ailesine ait olan Federal Reserve Bank'ın elinden alarak Amerikan Bankası'na devretmişti. Bunu canı ile ödedi. Kennedy’in ölümünden sonra çıkarttığı 11110 sayılı kanun iptal edilmiş ve Amerikan dolarını basma yetkisi tekrar Rotschıld ailesine ait olan Federal Reserve Bank'a verilmiştir. 

İsrail Amerika içinde derin bir devlet konumundadır. O zaman “Amerika İsrail, İsrail Amerika demektir”, demekte haklıyım sanırım. 

Osmanlı’nın parçalanması için de ellerinden gelen her şeyi yapmıştır bu şeytanlar. Osmanlı’nın en büyük borcu Bank of England’a olmuştur. 

Bazen Hitler neden bunları sevmemiş diye düşünüyorum. 

İngiltere ve Amerika’nın bağımlı olduğu İsrail’e kimse dokunamaz denirken, bu plan neden uygulanmak isteniyor bunu düşünmek gerek. AKP ve Amerika’nın Ortadoğu’da kan gövdeyi götürürken Türkiye’yi bu gündemle oyalamalarının altından ne çıkacak dersiniz? 

**** 

Bizim durumumuza gelince elbette öldürülen insanlarımızın hesabı sorulmalıdır. Ayrıca, İsrail’in devlet değil bir terör örgütü gibi davrandığını, hem ulusal hem de uluslararası hukuk kurallarını çok rahatlıkla ihlâl ettiği bir ortamda, bizim önlem almadan gemiyi yollamamız da büyük hatadır. 

Son olarak şunu söyleyeyim, ben ne isterdim biliyor musunuz? 

AKP İktidarının Irak’ta Amerikalı subayların Türk subaylarının başına çuval geçirdikleri zaman da bu hassasiyeti gösterseydik. 

Haaa! Bir de şu var az daha unutuyordum. Başbakan Erdoğan aldığı Cesaret ödülünü neden halen Yahudilere geri vermez acaba? Yahudi düşmanı değilim, ırkçı değilim. Söz konusu vatan olunca gerekirse o zaman her şey mubahtır diyorum. Sevgiyle kalın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekleri savunmak herkesin her hükümetin her devletin hakkıdır.Bu hakkını öyle veya böyle kullanmıyan bana göre zavallıdır, ve bir hiçtir bir hiç olmaktansa bu haklarını kullanmak en iyisidir.Bu hakları kullanan onurlu gururlu yönetici, bilim adamı öğretmen,asker,esnaf,polis v.s tüm meslek kuruluşlarına başta başbakan ve bakanlara teşekkür eder onurlu yaşamamız için onurlu hayat diliyorum

yusuf ziraman 
 07.09.2011 10:52
Cevap :
Gerçekleri savunmak herkesin hakkıdır sözünüzde çok haklısınız Sn Yusuf Bey. Ancak savunmak kavramı çok yerde karşımıza çıkan bir olgudur. Başlıca anlamı vatana karşı bir saldırı söz konusu ise, ülkenin güvenliğini ve korumasını sağlayan silahlı kuvvetler anlamında da algılayabiliriz. Yalnız ne var ki hükümetler doğru kararlar ve politikalarla vatanı savunulacak hale getirmemelidirler. Öte yandan savunmak kavramı her zaman doğruları yansıtmayabilir. Örneğin bir hırsızı ele alalım, suçüstü yakalanmıştır ama kendisini masum gösterebilmek için çeşitli yalanlara sığınarak savunmasını yapabilir. Savunmak her zaman kişinin haklılığını göstermeyebilir böylece.. Bir de şu var, yüzde yüz haklı olduğunuz veya masumiyetini ispat etmek içerisinde savunmanızı yapmak istersiniz, o zaman da karşınızdaki yargının veya yargılayanın tarafsız olarak evrensel yargı hukukuna saygılı olarak sizi dinlemesi ve hakkınızdaki kararını öyle vermesi gereklidir. Saygılarımla.  08.09.2011 14:26
 

Bir insan; akıntıya kürek çekmeden, daima madalyon'un arka rarafını merak edebilecek birikime sahip olmalıdır. Bu sizde fazlası ile var. Böyle bir zekâ ancak Yahudilerde bulunur. Yoksa siz de...

Süleyman Çete 
 03.09.2011 10:37
Cevap :
Merhaba Süleyman Bey,ilginize ve yorumunuza çok teşekkür ederim.Ben sadece damarlarında Atatürk kanı dolaşan bir kadınım .Saygılarımla.  03.09.2011 12:54
 

O zaman, İsrail Amerikadır diye kimsenin ona karşı çıkmaması gerekir, bu da yanlıştır. Raporun içeriği ile ilgili bir blog da ben yazdım, taleplerimiz neydi, verdikleri ne okuyabilirsiniz isterseniz

stilwater 
 03.09.2011 10:06
Cevap :
Merhaba düşüncenize saygı duyarım elbet.Bu benim şahsi düşüncemdir.Unutmayalım ki Amerika'nın eski gücü kalmamıştır.Ben üçlü bir iş birliği olduğuna inanıyorum.Yazınızı okuyacağım.Saygılar.  03.09.2011 12:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 766
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 784
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster