Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '15

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
161
 

İsrail mallarını boykot edelim, ey cemaat!

İsrail mallarını boykot edelim, ey cemaat!
 

Ramazan ayıyla birlikte insanlarımızın artan iman gücüyle beraber milliyetçilik ruhu da hat safhaya ulaşmış durumda, her zamanki gibi. Ayrıca son bir kaç yıldır artan Adolf Hitler ve Neo-Nazi hayranlığı da cabası. Şu sıralar Nazilerin Yahudi soykırımını desteklerken, Cumhuriyet Gazetesi'nin ilk yıllarında Nazilere hayranlık duymasına veya Almanya'da Nazilerin Türkler'e karşı yaptığı ırkçı saldırılara karşı oluyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu değil mi? Ne yazık ki düşüncesizce söylenen sözler ve yapılan eylemler insanımızı komik duruma düşürmektedir ve halen cahiliye devrinden kopamadıklarını göstermektedir.

ABD her defasında İsrail'in en iyi müttefiki olduğunu açıkça anlatmaktadır zaten. ABD'nin Ortadoğu uzantısı İsrail'in cebine girenler ABD'nin cebine de girmektedir. Ya da ABD'nin cebine girenler İsrail'in cebine de girmektedir. Orta da daha önce hiç görülmemiş büyük bir ekonomi dayanışması vardır. ABD'nin dünya ekonomisine yön veren firmalarının başında veya üst birimlerinde kimler var? Müslümanlar var tabi ki? Şaka şaka, Yahudiler var tabi! En basitinden bir Hollywood yapımı filminin kamera önünde ve arkasında çalışan kişilerin isimlerine veya kökenine bakılırsa Yahudi olduğu görülmektedir. Bu sadece basit bir örnekti. ABD ekonomisi güçlüdür, içinde olmadığımız sürece dışarıdan kendilerine atıp tutmak çok kolay. Sadece ABD çıkışlı ve sanal aleme yön veren sitelerin alım-satımlarına bakmak bile bu ülkenin bir ekonomi devi olduğunu hiç şüphesiz kabul ederiz. Örneğin Facebook'un Whatsapp'ı 19 milyar Dolar'a satın alması! Yunanistan'ın IMF'ye ödemesi gereken borç taksidi 1.6 milyar Euro. Sadece Facebook değil! Google, Microsoft, Yahoo ve bir çoğu. Yunanistan'a sadece Twitter'a verseler ülke bir anda ekonomik olarak mükemmel bir gelişim yaşamaya başlar.

 Kısacası insanımız Facebook'da, Google'da, Blogger'da, Twitter'da, Whatsapp'da veya diğer sosyal sitelerde İsrail mallarının boykot ayaklanması yaparken unuttukları bir şey var. Bu sanal ayaklanmada kullanılan sanal araçlar kimin? Türkler'in veya Araplar'ın değil tabi. :)

Bir kaç yıl önce de sözde ermeni soykırımını inkar yasasını onayladı diye Fransa'yı dilimize Fransızca'dan geçen bir kelimeyle boykot (boycottage) etmiştik. :)

Yahudiler'e hayranlık beslemiyorum, nefret de etmiyorum. Bu ülkenin geçmiş ekonomisinde, ticaretinte en etkili kişilerin Yahudi olduğunu unutmamak gerekir. Tarihin çeşitli dönemlerinde Avrupa'da olsun Arap topraklarında olsun çıkarılan nefret yasalarıyla Yahudiler göç ettirilmiştir. Göçlerdeki Yahudilerin sığındıkları devletlerin başında Osmanlı'nın bulunması ve halen göçen Yahudi soyunun bir kısmının Türkiye'de yaşaması şaşılacak bir durum değil. Tarihimizde Yahudilerle olan ilişkimiz Ermeni ve Rumlardan daha iyiydi. İnanması belki güç olacak ama Nazi zulmündeki bir çok Yahudi Türk pasaportuyla ya Türkiye'ye ya da başka bir ülkeye giderek kurtulmuştur.

Ne olursa olsun Filistin'e yapılanlar tarihimizi unuttuğumuz gibi tabi ki unutulmamalı. Filistin söz konusu olunca muhafazakar bir Türk için akan sular durur. Ama muhafazakar bir Arap için akan sular durur mu durmaz mı bilemiyoruz. Filistin toprakları hem Filistinli Araplar hem de Yahudiler için önemlidir. O topraklar Filistinli Araplar'ın anayurdu ve Yahudiler'e tanrıları tarafından vadedilmiş topraklardır. Yani Filistin toprakları üzerindeki oyunları biz yeniymiş gibi görsek de binlerce yıllık bir davadır. Yüz yıl geçse de, bin yıl geçse de her iki halk Filistin toprakları için birbirine girecek.

Almanya'da halen Nazi taraftarları tarafından taciz edilen, öldürülen ve soruşturmaları tamamlanamadan kapanan gurbetçilerimiz için sokaklarda kimsenin sesi çıkmadı veya devleti yönetenler Almanya'ya nota vermedi. Neden?

Fedaral İstatistik Dairesi, Almanya'da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayısını 1 milyon 527 bin 118 olarak açıkladı. Ayrıca 2014 yılında da 22 bin 463 Türk Alman vatandaşlığına geçtiği belirtilmiştir. Almanya'daki göçmenler için Alman vatandaşlığı hakkı son seçimlerinden sonra eskiye göre biraz daha rahatlamıştır. Sorumuz cevapsız kalmasın. İşte bu 2 milyona yakın, Almanya'daki ikinci kalabalık göç nüfusunu insanımız Türk olarak görmüyor. Bize göre onlar alamancı, almanlaşmış, yabancı, gavurdur. Bundan dolayıdır ki onların başına Almanya'da ırkçı bir felaket geldiğinde umursamıyoruz! Fakat Almanya'dan adını Avrupa'ya hatta dünyaya duyuran gurbetçilerimizi de öve öve bitiremiyoruz.

Boykota biraz daha devam edelim.

Merkezi Londra'da bulunan, dünyanın en büyük 10 uluslararası bankadan biri olan, Türkiye'ye giren tüm yabancı kaynaklı paraların Türkiye'ye giriş noktası olan, sözde ermeni soykırım toplantılarına finansal kaynak aktaran, İsrail'in kurulumunda katkı sahibi olan, Yahudi sermayedarların ortak olduğu ve bilmem nelerin olduğu HSBC ( the Hong Kong and Shanghai Banking Corporation) bankası etkin bir emperyalist İngiliz sömürü şirketidir. Bankanın bir çok ülkenin ekonomisinde etkin bir rol oynadığını tarihine bakarak öğrenebiliriz. Türkiye'den çıkma kararı aln 298 şubeli ve 5 binden fazla çalışanı olan HSBC Türkiye'yi almak için şuan ING Bank birinciliğiyle üç banka yarışıyor.

HSBC'ye değinmemin sebebi tabi ki boykot. İsrail mallarını boykot etmeye çalışan kitlenin boykot edilecek sıranın başında yukarıda saydığım özelliklerinden dolayı HSBC bulunmaktadır. HSCB Türkiye'den çekiliyor fakat boykota maruz kalıyor mu? Eğer boykota maruz kalsaydı, 2003 İstanbul saldırılarında saldırıdan nasibini alan HSBC genel müdürlüğünden dolayı HSBC Global de nasibini alırdı.

İsviçreli saat kullanırken, Çin yapımı elektronik cihaz kullanırken, Alman marka arabalara binerken, Fransız pencerelerden bakarken, Arnavut kaldırımlarında yürürken, ABD çıkışlı sitelerde sörf yaparken, Arap altınlarıyla zengin olurken, İtalyan pizzası yerken, Rus sitesinde arama yaparken, İran uranyumu kullanırken, Yunan kızlarına yürürken, İsrail deterjanıyla bulaşık yıkarken, Japon robotuyla oynarken, Meksika acısıyla yanarken kimse ben şunu, ben bunu boykot ediyorum demesin. :))

Yönetim geniş çaplı bir boykot etmediği sürece, halktan bir kaç azınlığın boykot etmesi bir şey ifade etmiyor. Van minütle falan dünya kahranı olunmuyor öyle. Örneğin Avrupa'nın Rusya yaptırımları gibi cesur bir yaptırım olmadığı sürece ilginç görünmektedir tabi. :)

Buraya tıklayarak bu girdiyi bloggerda da görebilrisiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1056
Kayıt tarihi
: 19.07.13
 
 

1988 Ayancık doğumluyum. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Julius Maximilians Universität Würzburg'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster