Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
4401
 

Issız Adam

Issız Adam
 

Başkalarının çocukları, başkalarının mutluluklarıyla kalacaksın Issız Adam


Çağan Irmak yine yapmış yapacağını…

Babam ve Oğlum sessiz sedasız vizyona girmişti.

Çoğu kimsenin filmden hiç haberi yokken ve bu denli izleyici rekoruna ulaşmasına sebep olabilecek hiçbir reklam yapılmamışken herkesi şaşırtacak derecede talep gördü film.

Çünkü filmden her çıkan kişinin gözünde yaş dilinde ise “Muhteşem bir film” sözü dolaşıyordu. Ben de hem çok gülmüş, hem çok ağlamıştım…

Film hiç reklam parası harcamadan izleyenler aracılığıyla öyle bir reklam yapmıştı ki sanırım Çağan Irmak dahi şaşırmıştır.

Aslında en etkili reklam da bu değil midir?

“Issız Adam”… Ben inanıyorum ki aynı Babam ve Oğlum gibi olacak…

Belki Babam ve Oğlum kadar izlenmez, çünkü yaş sınırı var, çocukların görmesi sakıncalı…

Her izleyen çevresindeki kişilere tavsiye edecek ve izleyici rekoru kırılacak gibi…

Filmi anlatmayacağım, gidin görün derim… Mutlaka görün derim…

Gördüğüm tüm romantik dram filmlerini ezdi geçti…

Ağladım, çok ağladım, hıçkıra hıçkıra ağladım hem de…

Çağan Irmak’ın kendine has bir stiliydi son sahnedeki Ada’nın ve Alper’in kendi iç sesleriyle konuşmaları. İşte burada koptum, gittim… Böylesi bir duygusal sahne olamazdı, sırf bu sahne ve müzikler için tekrar izleyebilirim filmi…

Hala etkisindeyim, uzun zaman da etkisinde kalacağımı hissediyorum…

Bunun bir film olduğunu, senarist – yönetmen Çağan Irmak tarafından yazıldığını bildiğim halde “Ah Alper neden” diye sorup durdum ve “Keşke böyle davranmasaydın” diye hayıflandım, saçmaladığımı bilerek… Nasıl etkilendiğimin resmidir…

Oyuncuların performansı tartışılmaz on numaraydı benim için, özellikle Ada, fizik olarak çok güzel olmakla birlikte oyunculuk olarak inanılmaz başarılıydı, çok doğaldı…

Alper de çok başarılıydı, ona yazılan espriler çok güzeldi, çok da güldüm izlerken…

İkisi de çok tanınmış oyuncular değiller, izlerken hep daha tanınmış oyuncular olabilir miydi diye düşünürken hayır dedim öyle güzel yakışmışlardı ki rollerine, onlardan başkası olsaydı bu denli sevemezdim filmi diye düşündüm sonrasında.

Ada’nın kız arkadaşı (Ada ve Alper’le sarhoş olarak caddede yürüdüğü sahneye bayıldım), Alper’in annesi, Alper’in restoranındaki baş garson, aşçı yamağı kızlar, ekipteki tüm oynayanlar kusursuzdu…

Müzikler için ne demeli ki, müzik seçimleri de muhteşemdi. Bizim gençlik dönemlerimizin o muhteşem müziklerinden çok isabetli seçimler yapılmıştı. Alper, Hümeyra’nın ya da Nil Burak’ın şarkısını dinletirken Ada’ya, "Bak, bu insan sesidir. Hiçbir makine bunu yapamıyor şimdilerde..." demesi ne kadar da doğru…

Ada ikinci el kitap meraklısı (bu anlamda kendimi buldum onda), Alper ise eski orijinal long play meraklısı… İkisinin de bu merakları çok cezbedici sahneler oluşturmuştu.

Filmi izlerken bazen Fransız bazen de İtalyan filmi izler gibi hissettim kendimi… Öyle replikler vardı ki pes dedirtti bana…

Issız Adam filmin adı, filmdeki kızın adının Ada olduğunu öğrendikten sonra kendi kendime yorum yaptım film hakkında hiçbir şey bilmezken. Ya dedim adam ıssız bir adam diye yorumlanmış ya da ıssız Ada’m diye Ada için söylenmiş. İzledikten sonra ilki ağırlık kazansa da ikincinin de varlığını hissetmedim değil…

Filmin ana teması bence “Aşk kapıdan girince mantık kapı dışarı çıkar”…

Gözümdeki yaşlarla filmin son yazılarını okurken sahnede “İzleyicisine Adanmıştır” yazısını görünce Çağan Irmak’ın seyirciye yaptığı bu jest çok anlamlı geldi bana.

Ve bir seyirciden yönetmene : Ellerin dert görmesin sevgili Çağan Irmak...

Sevgilerimle…

“ISSIZ ADAM”

Ada : Melis Birkan

Alper : Cemal Hünal

Alper’in annesi : Yıldız Kültür

Ada’nın arkadaşları : Gözde Kansu, Aslı Aybars

Şef garson : Şerif Bozkurt

Müşteri : Goncagül Sunar

Senarist-Yönetmen : Çağan Irmak

Yapımcı : Mustafa Oğuz

Tür : Dram – Romantik

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlkinde tek başıma,2.sinde arkadaşlarımla ve sonıncusunda eşimle beraber seyrettim filmi. Her seferinde en başta Hakan için üzüldüm.Ada her gözlerini kapadığında Alper'i düşündüğünü itiraf ediyordu final sahnesinde.Havuçlu tarçınlının tarifini biryerlerden bulmuş İngilterede eşiyle denemeler yapıyormuş.Elif 3 yaşına gelmiş ama onlar hala Alperin yaptığının lezzetine ulaşamamışlar. Ada ümitli o tata ulaşabileceğine ama doğrumu söylüyor bilemedim.İngilterede bekleyen Hakan Bey'in bunların hiçbirinden haberi yok sanırım. Ada tüm görmüş geçirmişliği ile biliyordu , hissediyordu Alper'in kendisini terk edeceğini ve bunun öteleme uğruna çok çalıştı.Ürkütmemeye çalıştı Alper'i,evlilik şart değil dedi. ben senin yerine annen ile de ilgilenirim dedi ama sanırım "ben annemin değer yargılarını taşımıyorum ki annemin sevdiğini bende seveyim" der gibi Ada yı annesi ile uymunu gördüğü anının hemen sonrasında terk etti Alper Aşk plan program dinlemiyor ve acıtıyor işte..Hemde çoook acitıyor

BURAK YURT 
 02.12.2008 14:25
 

seyretmek farz oldu arkadaşım. Öyle çok ihtiyacım var ki kendimi tutmadan ağlamaya. Az önce Özlem'e (Akaydın) yazdığım yorumda da söylediğim gibi; bu uykulu hallerden çıkıp bu filme gitmem lazım, senin yazını da dikkate alarak önümüzdeki hafta söz vermiyorum ama hemen:) Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 20.11.2008 21:25
Cevap :
Kevsercim bu filmi beğenmedim diyeceğini düşünemiyorum, izledikten sonraki yorumunu çok merak ediyorum, lütfen bana bildir emi ya da sen de yaz eminim yazacak çok şeylerin olacaktır... Sevgilerimle...:))  20.11.2008 22:02
 

Filmin Ana Teması: Aşk ve Mutluluk yan yana gelecek iki olgu değildir! (:-))

Mehmet Sağlam 
 19.11.2008 23:13
Cevap :
Haklısınız Mehmet Bey... Bu söze de diyecek lafım yok... Ben bu temayı filmin başında Ada'nın ne kadar çırpınıp mantığını kullanıp karşı koymasına rağmen aşka yenilmesinden dolayı tespit etmiştim. Sonunda şahit olduğumuz ise sizin tespitiniz maalesef. Her daim söylerim "Aşk acı çekmektir"... Ama acısı da güzeldir değil mi, aşkın?... Sevgilerimle...  20.11.2008 22:21
 

Simitler soğuudu soğuyacak.Haberin ola. O günden beri ağzımızda akıta akıta su kalmadı be yau! Hadin gari , elinizi çabuk tutun. Selamlar

Muzaffer Cellek 
 18.11.2008 17:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1988
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster