Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Öğrenmek Ömür Boyu...

http://blog.milliyet.com.tr/senemsans

28 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
858
 

İşsizlik yok diyenler; Sizi tüm işsizler, vardiyalı sistemle dinlenip dinlenip öpsünler!

İşsizlik nedir.? Üç tür işsizlik vardır:
1- Dönemsel işsizlik. Örnek; Çiftçilerin bazı mevsimlerde işsiz kalması.
2- Geçici işsizlik. Örnek; Kriz dönemlerinde oluşan işsizlik.
3- Yapısal işsizlik. Örnek; Kişinin eğitim aldığı alanda iş bulamaması. Mühendis olduğu halde bakkalın kasasında çalışıyorsa, bu da işsizliktir.

Hangisi yok bre adam.? 

Oturduğunuz rahat koltuklardan boş boş konuşmadan önce, kalçanızın(!) izinsiz havalandığı yerden inin de halkın arasına karışın. Bir bakın, insanlar ne şartlarda çalışıyorlar. 

 

Bir kısmını inceleyelim..
Hepimizin gittiği Mc Donalds'ta insanlar saati 2 liraya en hafif tabiriyle, yoğun tempoyla çalışıyor. Yani o menülerden en ucuz olanını yemek için, üç saat calışmalı.
Marketlerde satılan çakmaklar. Birileri, çakmağın o hale gelmesi için evinde saatlerce uğraşıyor; Parçalarını biraraya getiriyor, gazını ayarlıyor vs. 

Peki 1000 adet çakmağı kullanılacak hale getirirse ne kadar alıyor? Tanesine 10 kuruş. Evet, bu ablamız oturur çocuklarıyla 5 saat bununla uğraşırsa kazandığı parayla bir ekmek alabilir.
İnsaatta çalışan amcalarımıza gelelim. 

Hani akşam vakti otobüslerde üstü başı toz içinde, saatlerce güneş altında çalışmaktan zenci olmuş yorgunluktan sızmış halde gördüğümüz insanlar. 

Tüm gün o ameleliği yapıp, ne kadar alıyorlar.? 20 TL. Eve dönerken ailesine ekmek, peynir alabilir. Evet. Et, meyve, tatlı, çerez gibi lükslerden hiç bahsetmeyin bile.
Peki ya garsonlar.? "Her yer kafetarya dolu. İşsiz kalmazsın yahu. Gir çalış işte." Evet. 12- 14 saati 20 liraya. 

Gün boyu ayakta durarak, haftada bir günün tatil (tabi ki de tatil gününün parasını alamazsın). Ey işçi; Onda da, kendine vakit ayırmakta özgürsün. Mutlu olsana.! 

Bunlar çalışma şartlarıydı efendim. Bir de İstanbul gibi büyük şehirlerde işverenlerin yaptıkları bazı çakallıklar var;
1- Deneme süresi: ''İşi aldın. Hadi yine iyisin adamım. Yalnız 10 günlük bir deneme süremiz var. Bakalım uyum sağlayabiliyor musun .?'' söylemleriyle beleşe çalıştırmak.
2- 'Kriz bizi de vurdu be gülüm' bahanesi: ''Bu ay paran biraz eksik. E malum, kriz dönemi...'' laflarıyla çalışanın emeğini sömüren, hatta bazen hiç para vermeyip yerine başka enayiler bulan işveren tipi. 2008 krizinden sonra cebi para dolu adamlar bile, bu bahaneyle işçinin anasını ağlatmaya bayılır. 

Öte yandan bazı insanlar ortalıkta cipleriyle gezmeye, bir eşarba bilmem kaç bin dolar vermeye devam ederler. 

Maalesef emekçinin aç kaldığı, siyasal iktidarin yalakalarının para içinde yüzdüğü bir ülke burası. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir de gizli işsizlik türü vardır. O emek gücü işten çıkarılsa dahi üretimde bir azalma meydana gelmez. Yazınızda bahsettiğiniz ücretlerin kat kat fazlasını o işlere birileri tarafından yerleştirilen gizli işsizler kazanır yazınızın sonunda açıkladığınız gibi.

Tevfik Soylu 
 15.11.2011 15:38
 

Yine de yüzde elli destek !...Ne acaip bir durum...kafayı mı yiyor bu toplum...yoksa mutluluktan mı bu durum ?...Selam ve saygıyla...

Mesut Selek 
 21.08.2011 16:44
 

Yazınızı bir bütün olarak okudum . Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Fakat bazı kısımlar eksik kakıyor gibi geliyor. İşsizlik olmakla birlikte bir başka konu insanların işsiz olmalarına karşın iş beğenmediklerini de görüyoruz. Masa başı iş olacak, parası bol olacak, çalışma koşulları hafif olacak. İşsiz insanların istemleri de bitmiyor. Bugün işsiz olsam sadece aileme ekmek götürmek için tüm gayretimi sarf ederim. İnsanlar bunu yapıyor mu . Bunu cevabı hayır. Buda başka çelişki. Adam gibi sendikacılık eskiden de yoktu. Bugün ise adeta yok edilmeye çalışılıyor çıt çıkartan yok. Toplumda olan umursamaz ve duyarsızlıkta başka bir yönü. Ezilen bir insanın yanında kimse yok. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı sürüyor. Doğal olarak ta bu kapitalist sistemde kapital sahiplerinin işine geliyor. Modern kölelik adeta sürüyor. Toplum halinden memnun görünüyor. Herhalde sizin benim gibi bazı azınlık insanlar bundan şikayetçi. Bunu da hiç anlayamıyorum. Saygılarımla...

hssensoz 
 31.07.2011 19:52
 

Oldukça haklısınız ama aşağıdakilerin de sayısı hiç az değil: 1. Mezun olunca iş bulamayacağına %100 emin olunan bölümlere sırf üniversite okuyayım diye gidip sonra da devlet bana iş bulmuyor diyenler. 2.Hiç bir vasfı olmasa da verilen işi beğenmeyip sürekli iş değiştirenler. (Benim çevremde en az 3 tane var bunlardan ve bu arkadaşların 60 yaşındaki babaları hala onlara sigara parası sağlamak için ağır işlerde çalışıyor)

Kim Kime 
 29.07.2011 16:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 430
Kayıt tarihi
: 13.07.11
 
 

Babaannesi Azerbaycan'dan Kars'a gelmiş, Dedesi Gaziantep Islahiye'li.. Anneannesi Selanik'te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster