Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
764
 

İştah dişin dibinde (mi?)

İştah dişin dibinde (mi?)
 

Çocukluğumda yemek saati yaklaşınca kaçacak delik arardım; öylesine iştahsız, çelimsiz bir çocuktum. Annem hârika yemekler yapardı üstelik, hâlâ aynı güzelliktedir yemekleri. Ama iştahsız olunca kim bakar ki güzel yemeklerin yüzüne. Babam da her seferinde ' İştah dişin dibindedir ' diyerek yeme konusunda motive etmeye çalışırdı beni. Babama göre yemekten bir lokma alsam, güzelliğini anlayıp neler kaçırdığımı farkedecek ve bir tabak daha isteyecektim. Zorla güzellik olmuyordu işte, ağzımda lokmalar çoğalıyordu iştahsızlığımdan. Bir de bizim ailenin yazılı olmayan kurallarından - deyim yerindeyse - tabağı ekmekle cilâlamak vardı işin içinde. Yemek bitince porselen tabağın kar beyazı olarak kalması gerekiyordu masada. Ne zulümdü Tanrım!:)

18 yaşıma kadar ' Yesene! ' diyen annem, şimdilerde ' Yemesene! ' diyor ne yazık ki:) Çocukluğumda keşke tadını çıkara çıkara yeseymişim o güzelim yemekleri. Şimdi canım hangi yemeği çekse; kaç kaloridir acaba, midemi yakar mı, kolesterolümü yükseltir mi, içinde zararlı katkı maddesi var mıdır, kan grubuma ters düşer mi soruları üşüşüyor aklıma. Ne kadar günahkâr yemek varsa hepsini doya doya yemek istiyorum, hem de her lokmayı azamî zevk alarak çiğneyerek. Sevgili Mehmet Yaşin'in ' Damak çatlatan ' dediği türden bir damak fırtınası yaşamak istiyorum:)

Bugün hava kapalı. Sıradan bir ev hanımı modundayım ve bu yüzden televizyonun karşısına konuşlandım:) Sabah kanalın birinde iki yaşlı kızkardeş su böreği açtılar. Ardından etli karalahana sarması ve hamsili, mısır unlu ekmek pişirdiler, daha sonra da sütlaç. Televizyon seyretmeye ara verdiğim zaman diliminde hangi kanalda neler pişti, bilmiyorum. An itibariyla Yemekteyiz'de çeşit çeşit yemekler yenildi ve göbekler atıldı:) Az sonra Master Chef başlayacak ve yemek çeşitleri devam edecek:) Öğle yemeğinde sadece ve sadece zeytinyağlı pırasa ve yanında eser miktarda çavdar ekmeği yemiş olan zavallı ben, yutkunmaya devam edeceğim şüphesiz:) Buraya ağlama ikonu koymam gerekirdi ama, gördüğünüz gibi gülüyorum ağlanacak halime:)

Şeytan diyor ki koy tabağına iki adet etli enginar dolması; önce içindeki dolma harcını ye, ardından kelebek kanadına dokunur zariflik ve hassaslıkta kopar enginar yapraklarını, birer birer sıyır. Yanında da; üzeri bol taze naneyle süslenmiş, sarımsaklı süzme yoğurtla, çıtır salatalıkla kotarılmış bir cacık olsun. Tatlısız ziyafet mi olurmuş? Canım Antalya'mın güzelim Arap Kadayıfı'nı da çıtır çıtır ve sıcacıkken taze kaymakla birlikte ye dolmanın üstüne. Hani ne demişti Vedat Milor'un programında, Karadenizli restaurant işletmecisi? Hamsi denizden çıktığında ölmez, kızartıldığında da ölmez, yendiği zaman da ölmez. Ne zaman ki hamsiden sonra Laz Böreği yenir, işte hamsi o zaman ölür. Haklıydı da bence. En damak çatlatan yemek bile üstüne tatlı yenmiyorsa eksiktir.

Yazı yazmak bile iştah işi inanın. Babamın yemek konusunda söylediği sözü yazıya da uyarlamak mümkün; yazı, kalemin ucundadır. Yazmaya başlayınca devamı gelir, hevesi artar insanın yazma konusunda. Tıpkı yemek gibi, yaza yaza varmaya başlarız yazının tadına da. Yazı, duygularımızın ziyafeti ise okurlarımız için, alacağımız güzel yorumlar da kaymaklı kadayıf etkisi yapacaktır kuşkusuz.

Bugün hava kapalı, az önce okuduğunuz gibi. Canım blog yazmak istiyordu ve aklımda sayısız konu vardı yazmak istediğim; Köy Enstitüleri, Mor yaşam çiçeği, Bisiklet ehliyeti, Hadi sözcüğünün etkisi, Baharı beklerken, Betonla güzelleşmek, Güzeltmek vs gibi başlıkları bile hazır yazılar...Bu yazı kendiliğinden bu yönde aktı. Yazmaya en iştahlı olduğum gün diğerlerini de yazacağım, söz:) Şu anda aklımda sadece yemekler var; çünkü, televizyonda Batuhan Piatti Zeynioğlu salata üstü beyin pane yiyor:) Teker teker gelin diye bağırmak istiyorum yemek programlarına:) Afiyet olsun:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, iştahını frenlemekte zorluk çeken biri olarak yazınızı okuyunca kendimi kaybettim. Tam da rejimdeyken olmadı bu yaptığınız. Yazınızı okurken kaymaklı ekmek kadayıfı bulamadığımdan, kocaman bir çikolataya ve 1000 caloriye mal oldu bana :) Teşekkürler oldukça iştah açısı bir yazıydı ! :) Sevgilerimi sunarım.

A.Nilgün Aktaş 
 22.04.2011 10:52
Cevap :
Sevgili Nilgün, çikolata yemene neden olduğum için vicdan azabı çekeceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz:) (Çikolatanız % 70 kakaolu bitter grubundandı umarım.) İnsan, özellikle diyet yaparken kendisine karşı acımasız olmalı. Ben bu yazıyla bunu yapmak istedim biraz da. Yani direncimi göstermek:) Beni yıkmayan her şey, beni güçlendirir demiş ya Nietzsche? Çikolatanın benden daha güçlü olmadığını biliyorum en azından:) Sevgi ve dostlukla...  22.04.2011 11:29
 

şunu söylemeliyim ki, satırlarından akıl ve beden sağlıklarının da yerinde olduğunu anladığım anne-babana tanrı uzun ömürler versin. Ben canlarımı kaybedeli 5 sene oluyor:( Hangi anne güzel yemek yapmaz ki. Senin de ne maharetli olduğunu bilmiyor muyuz. Ben de iştahlı bir çocuk değildim ve o cilalama faslı bizde de vardı:( Şu kaymaklı Arap Kadayıfı konusunda ciddi misin? Ben onu yesem, o gün başka hiçbir şey yememem lazım:( Günde 1500 kalori ile yaşayanlardanım senin anlayacağın:( Sabah sabah şu Beyin Pane'yi de hiç hayal edemedim doğrusu:) Dün neler yediğini cevabında yaz bari:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 21.04.2011 6:44
Cevap :
Güzel dileğin için teşekkür ederim Ata. Işıklar içinde uyusun annenle baban. Değerli albayımın tabakları cilalatmadan sizleri sofradan kaldırmadığından emindim zaten. Arap Kadayıfı yemediysen, emin ol ki çok şey kaçırmışsındır:) Ama tabii dışarıdan alıp yersen hiç tadına varamazsın. Şurubun içinden sıcak sıcak çıkarıp yenmeli bu tatlı:) Cevizin ve tarçının damağını gerçekten çatlattığını duyacaksın emin ol:) Beyin Pane için bir profesörün cümlesini intihal etmem gerek; Tabakta kalp krizi:) Dün yediklerimi yazmayayım:) Ama hepsi de sağlıklı şeylerdi:) Sevgilerimle...  21.04.2011 9:03
 

Gündüzleri televizyonu açmadığım için bu kadar çok yemek programı olduğunu bilmiyordum. İyi ki de bilmiyormuşum! 1 Nisan itibariyle evde tatlı, börek,pilav, makarna türleri yasak:(( Sevgili Tülin, kolestrol 270 olunca ister istemez doktor sözü dinliyorum. Hal ve gidiş "çok kötü". Yani şimdi sırası mıydı bu bloğun?:))Sevgi ve afiyetle kal.

Melek Koç 
 20.04.2011 23:55
Cevap :
Sevgili Melek, ben de yemek programlarını seyretmeyi çok severim. Sabahları onun dışında bir şey yok zaten televizyonda. Bazen de sağlıkla ilgili programlara takılıyorum. Doktorun ciddi bir 1 Nisan şakası yapmış sana:) Benim doktorum ise her halkın kendine özgü kolesterol sınırı olması gerektiğini ve kendi bakışıyla Türklerde bunun 250 olmasının normal olduğunu söylemişti. Yasak olan her şey neden günahkâr ki:) 7 ölümcül günahın içinde oburluk da var, bilirsin. Obur muyum diye çok sordum kendime, değilmişim:) İştahlı olmakla obur olmak çok farklı gerçekten. Sevgilerimle...  21.04.2011 8:54
 

Kan gurubuna ters düşen yiyecekler mi var? İlk defa sizden duydum!

Ali Gülcü 
 20.04.2011 22:55
Cevap :
Aslında Zeki Etferat arkadaşımız bir dizi olarak yazmıştı kan grubuna göre beslenmenin yaşam biçimi olması gerektiğini. Ama benim uzmanım ağabeyim:) Belki de 6 dilimine 8 TL verdiğiniz domates, sizde zehir etkisi yapıyordur Ali bey:)  21.04.2011 8:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2088
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster