Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '12

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
1981
 

İstanbul' da kaç meydan var?

İstanbul' da kaç meydan var?
 

Ne komik soru değil mi?

Yaklaşık 20 Milyon insanımızın yaşadığı Dünya'nın en muhteşem şehrinde kaç tane meydan vardır acaba, hiç düşündünüz mü?

İlk akla gelen Taksim ve Sultan Ahmet Meydanlarıdır.

Taksim meydanı gerçekten meydan mıdır?

Meydan denmesi için en azından vasıtaların geçmediği , insanların rahat gezdiği, rahatlıkla tören ve gösteri yapılacak büyük mekanlar ( düzlük alanlar ) akla gelir.

Taksim Meydanı, tahmininizce kaç metrekaredir ?

Hiç ölçmedim ama vasıtaların geçmediği, net meydan sayılacak ve tören yapılabilecek alan, olsun olsun 300 metrekaredir. Yani en tanınmış meydanımız 300 metrekare. Ne traji komik bir durum.

Taksim meydanı diyoruz ama bu tarihi ve bizim için çok değerli mekan , aslında meydan değildir. Çok güzel bir anıtın bulunduğu bir turistik alandır. Biz eğer Taksim Meydanımız var demek istiyorsak, Taksim meydanının tamamını trafiğe kapamamız , otobüs duraklarını kaldırmamız gerekir. Bu düzenleme yapılmadıkça , bu küçük alana biz " meydan " diyemeyiz.

Sultan Ahmet Meydananına gelince , bu tarihi meydanımız gerçek bir meydandır bana göre ? Tanrıya şükür bu meydanımızı muhafaza etmişiz.

Bu iki meydanımızdan başka meydanımız var mı İstanbul'da?

Yok, maalesef.

1960' larda Beyazıt Meydanımız vardı. Aşağı yukarı 40 yıl oldu. Bu alan meydan olma niteliğini tamamen kaybetti. Abuk subuk bir yer oldu.

Bir de Bakırköy meydanımız var. Ancak meydandan başka her türlü ad verilebilir bu mekana. Minibüsler, otobüsler, taksiler bu meydandadır. Hava kirliliği had safhadadır. Vasıta girmeyen net neydan alanı ise 200 metrekareden fazla değildir. İsmi Bakırköy meydanıdır, ama kendisi meydan değildir.

Anadolu yakasında da tek bir meydan yoktur. Ne Kadıköy'de, ne de Üsküdar'da meydan bulunmuyor.

Ankara'ya bakıyorum, orada da hiç meydan yok.

Kızılay meydanı, meydan mıdır ? Trafiğin aktığı yer meydan sayılır mı?

Tandoğan meydanı da aynen Kızılay Meydanı gibidir. Meydan özelliği taşımaz.

İzmir'e gelince Konak Meydanı, Efes Meydanı bir noktaya kadar meydan özelliğine sahiptir.

Diğer şehirlerimize gelince ben hiçbirinde meydan göremedim..

Adana'da, Bursa'da, Eskişehir'de, Trabzon'da, Urfa'da, Diyarbakır'da, Tekirdağ'da, Kocaeli'nde bir tek meydan yoktur.

Bu nasıl bir şehircilik anlayışıdır ? Bir mana veremiyorum.

Londra' nın merkezinde dört tane meydan varmış. Google'un yalancısıyım. Tabii buna meşhur Hyde Park dahil değil.

Paris'teki muazzam genişlikte ki meydanları bizzat gördüm. Zannediyorum bu meydanlar minimum 40 dönüm ( 40 bin metrekare ). Hatta bu meydanların çoğu meydan ismi ile bile anılmıyor.

Örneğin Eifel Kulesinin etrafında binlerce metrekare boş alan var.

Öyle meydanlar gördüm ki, bir ucundan bir ucuna yürümeyi göze alamadım. (Biraz Evliya Çelebi tarzı oldu ama gerçektir inanın )

Bu meydanları görünce şu hisse sahip oldum. Şehir meydanları insanların ruhunu rahatlatıyor, gözünüz gönlünüz açılıyor. Yaşadığınızı hissediyorsunuz. Gökyüzünü görüyorsunuz.

İnanın İstanbul başta olmak üzere bizler hiçbir şehrimizde gökyüzünü göremiyoruz. Onun için şimdilerde köylere yerleşmek moda olmaya başladı.

Enteresandır,ilk defa İstanbul'da Beylikdüzü' nde E-5 Karayolu yerin altIna alınarak yaklaşık 30 - 40 dönümlük bir meydan yapıldı. BU iSTANBUL' DA İLKTİR BANA GÖRE. Yetkililere teşekkür etmek gerekir.

 

 

Kadri KANPAK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu blogunuzu KENT YAŞAMI kategorisinde İSTANBUL kategorisine taşımanız gerektiğini öneriyorum. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 31.10.2013 9:17
Cevap :
Haklısınız.İstanbul olarak değiştirdim.Selamlar.  31.10.2013 15:46
 

Bizi kısıtlayan dar bakış açımız olabilir diye düşünüyorum.Tüm çabamız günü kurtarmak adına olduğundan, geleceği beynimizde şekillendiremiyoruz sanki. Refah seviyesi yüksek olan toplumlarda gelecek daha önceden planlanıyor. Biz de ise aman ne gerek var diye düşünülüyor.(Ama cennetten arsa satışları da gırla gidiyor...:)))) Kısacası plansız yaşıyoruz Yılmaz bey...:) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 30.01.2012 21:29
Cevap :
Yorumunuza aynen katılıyorum. Katkınız için teşekkürler. Ancak neden" bakış açımız dar ", neden " geleceği şekillendiremiyoruz ", neden plansızız ? İşte bütün mesele burada, bu soruların nedenini bulmak ve çözüm getirmek. Selamlar...  31.01.2012 12:09
 

Merhaba Yılmaz Bey, Meydan denildiğinde benim de aklıma hemen Sultanahmet Meydanı gelir. Sizinde belirttiğiniz gibi rahat yürüyebildiğimiz, trafiğe kapalı alanlar meydan olma özelliği taşıyor bence de. Araçların sıkıştırdığı Taksim ise gittikçe meydan olmaktan çıkıyor. selamlar

Merve Ballı Acar 
 30.01.2012 12:11
Cevap :
Haklısınız bir tek Sultanahmet meydanı kaldı. Ne güzel kartopu oynanır değil mi? Bir de civcivler olsa da, kar lokmacıklarıyla beslesek :)) (Aman bu espriyi anneniz okumasın, çok güler ? )  30.01.2012 15:26
 

Ne yapacağız meydanı Yılmaz bey, nasılsa artık kutlamalar da en aza indiriliyor. Bu güne kadar idare etmiştik.Şimdi ise ihtiyaç olmayacak. Hem meydanlarda başı boş dolaşmak zararlı fikirlerin üretilmesine neden olabilir.Yani meydanlar tehlikelidir...:))) Şaka bir yana da gerçekten büyük şehirlerde nefes almaya yarayacak meydanların olması çok önemli.Bizde önce bina, sonra alt yapı düşünüldüğünden böyle önemli konular hep gözardı edilmiştir.İhtiyaç hasıl olduğunda da iş işten çoktan geçmiştir.Sonrasında bir yangında itfaiyenin giremediği sokaklar nedeniyle can ve mal kayıpları olması gayet normal. Uygun mekanların yoksunluğundan da, oksijensiz kalmış, yüzü sapsarı insanlar olarak dolaşıyoruz kaldırımlarda, gergin bir edayla...

Ayşegül HAYVAR 
 29.01.2012 15:48
Cevap :
Devasa meydanlar insana yaşama zevki veriyor. Moralinizi takviye ediyor. Bizler bunun farkında değiliz. Ne yazık ki tüm Avrupa, Amerika bunun farkında. Anlayamıyorum. Anlayamıyorum. Neden acaba? Dini faktör yok, siyasi faktör yok. O halde ne kısıtlamış bizi?  30.01.2012 15:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 454
Toplam yorum
: 2000
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster