Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '18

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
232
 

İstanbul, İstanbullu, İstanbullular

İstanbul, İstanbullu, İstanbullular
 

Ayasofya Müzesi, İstanbul, 2018


İki hafta önce bir Cumartesi günü, sabahın 7’sinde uyanıp, Sultanahmet Meydanı’nın yolunu tuttuk. Amacımız kimseler gelmeden fotoğraf çekmekti. Meydana gelip otobüslerden inen kalabalıkları görünce önce bir hüsrana uğradık ama sonra düşününce bu yoğun ilgi hoşumuza gitti, İstanbul böyle güzel ilgilere doymasın hiç.
 
Üniversite okumak için İzmir’den İstanbul’a gelişimin 18. yılı bu yıl. Hayatımın yarısının geçtiği bu şehrin tarihi beni hep büyüledi. Acaba diyorum gerçekten ama gerçekten bu şehrin Dünya’daki önemini kavrayabiliyor muyuz? Pek emin değilim. Dünya’da bazı şehirler vardır, o şehirlerin sakini olmak, o şehirlerin kültürünü yaşamak, yaşatmak bir ayrıcalıkmış gibi yansıtılır. Örneğin, “Londoner” denir Londra şehrini, kültürünü yaşayan yaşatan insanlara ya da “Parisien” denir Paris’in hem kendisini hem kültürünü yaşayan yaşatan insanlara. İstanbul da kesinlikle böyle bir şehir bana göre. İstanbullu diye bir kavram var ama bunun tam içini dolduramıyoruz bence. Şehre has karakteristik özellikleri korumak, şehrin canlılığını korumak, onu hep özel kılmak, özel hissettirmek için çabalamak lazım ki o da bize aynısını yapsın, değil mi? Mesela bir İzmirli olarak söylemeliyim ki İzmirli olmak yaşayan ve yaşatılan bir olgu, çok şükür. Eskiden bir Beyoğluluk varmış mesela, hepimizin aşina olduğu “Beyoğlu insanları kibar, düzgün giyimli, kültürlü olur” hikayesi şimdilerde gerçekten de hikaye oldu. Bir İstanbullu olmak için önce şehrin tarihini, tarihteki önemini, Dünya’daki yerini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bunun için şehirle ilgili okumalar yapmak, şehri her fırsatta köşe bucak gezmek en iyi yöntemler. Bizim samimiyetle önem verdiğimiz her şey bir gün gerçek değerini bulur. 
 
İstanbul ve tarihi demişken, tarihinden bir notla devam edeyim. Geçen hafta İstanbul ile ilgi okuduğum kitapta, İstanbul’un kuruluş efsanesi ve efsanenin başrolünde olan Delfi Kahinleri çıktı karşıma. Aslında Delfi Kahinleri'ni ilk kez, yıllar önce Proje Yönetimi eğitiminde duymuştum. Kapsam ve risk yönetimlerinde kullanılan bir nevi karar verme tekniği Delfi Tekniği. Bu teknik, isminin ve içeriğini Yunanistan'ın Delfi bölgesindeki kahinlerden alıyor. Özetle; karar alınması gereken bir konuda, konunun uzmanları toplanır, hepsi uzmanlıklarını konuşturur ve fikrini söyler. Bu fikirler biraraya getirilir ve en optimum kararın alınması için kullanılır. 
 
İstanbul’la ilgili bir efsaneye göre İstanbul'u dünyaya kazandıranlar da Delfi Kahinleri. Efsane der ki; Yunanistan'dan gelen Megaralılar yeni bir yurt kurmak için MÖ 685-680 yılları arasında Kadıköy'ü seçerler ve adına da Kalkedon derler. MÖ 660-657 yılları arasında liderleri Byzas ile birlikte başka bir Megaralı grup da yurt arayışına girer. O dönem devlet işlerinin de danışıldığı Delfi Kahinleri'ne başvururlar. Kahinler, devletlerini "körler ülkesinin karşısı"na kurmalarını söylerler. Megaralılar dolaşa dolaşa Sarayburnu'na varırlar ve burayı çok beğenirler. Tam karşıda Kalkedon'u görüp, Sarayburnu dururken oraya ülke kuranları kör olarak nitelendirirler ve kahinlerin bahsettiği körler ülkesinin karşında olduklarını anlarlar. Böylece Bizans'ın temelleri atılır. İstanbul da bu temeller üzerinde yükselen yıldız bir şehir olmuştur.
 
2700 yıl önce Kadıköy'de, sonra onun hemen karşısındaki Sarayburnu'nda yükselen şehir hem Bizans İmparatorluğu’nu hem Doğu Roma İmparatorluğu’nu hem Osmanlı İmparatorluğu’nu görüyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de kalbi oluyor. Fethi ile koskoca bir çağ kapanıyor, yenisi başlıyor, daha ne olsun. Üşenmedim, İstanbul'da görülecek yerler listesi yaptım. Nasıl zengin bir listedir bu liste, sadece başlıkları şu şekilde; camileri, kiliseleri, sinagogları, sarayları, yalıları, köşkleri, bahçeleri, parkları, çeşmeleri, su sarnıçları, külliyeleri, müzeleri, hisarları, hanları, çarşıları, adaları ve böyle uzayıp gidiyor. Görülmesi, okunması gereken çok yer olduğunu biliyorsunuz da yine de yazıya döküp listenin kabarıklığını görünce şaşırmamak elde değil. 
 
İstanbul’un da İstanbullu olmanın da gerçek değerini üretmek bizim elimizde. #haydiuretelim
 
Benden Tavsiye Etmesi:
 
Ziyaret Etmelik: Ayasofya Müzesi ve Sultanahmet Cami’sini en kısa zamanda gidip görün, mutlaka!
 
Okumalık: İki Kıta Bir Şehir İstanbul, Süleyman Faruk Göncüoğlu
 
Dinlemelik: The Four Lads grubundan İstanbul şarkısı, dinleyin mutlaka!
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 162
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

Amatör bir matematikçi (lisans), amatör bir ekonomist (yüksek lisans), amatör bir tarihçi (doktor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster