Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '15

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
2470
 

İstanbul'a ilk girişimiz, 1453 yılında, İstanbul'un Fethi ile Bizans surlarının Topkapısı'ndan oldu.

İstanbul'a ilk girişimiz, 1453 yılında, İstanbul'un Fethi ile Bizans surlarının Topkapısı'ndan oldu.
 

Topkapısı(St.Romanos kapısı)...Fatih Sultan Mehmet'in, şehre bu kapıdan girdiği yazılır, söylenir...Şehre giriş, bu kapının hemem 100 Metra sağındadır.


İSANBULU'U GEZMEYE BAŞLAYACAĞIMIZ NOKTADA, NEDEN AYNI KAPIDAN OLMASIN?

İstanbul'u yakından tanıyamamış, O'nun havasını soluyamamış, sandal ile ya da bir başka tekneyle, İstanbul Boğazı'nın bir o yakasını bir bu yakasını gidip görmemiş,  denizinin iyot kokusunu içine sindirememiş; "bir gün belki ben de görürüm" diyen yabancıların ve kendi insanlarımızın hayallerini süsleyen bu güzel şehri gezmeye nerden başlasak acaba?

Her tarafı tarih kokan, doğa güzelliklerinin tümünü bünyesinde toplayan, renklerin  mavisini ve yeşilini böylesine güzel kaynaştıran bu şehre neresinden girsek farklı bir tarih ve farklı bir doğa güzeli karşılar bizi...

-- Fatih'in yaptığı gibi, karadan surları delerek mi girelim İstanbul'a?

-- Yoksa, Karadeniz tarafından deniz yolu ile gelip, bir rakkase gibi kıvrım kıvrım kıvrılan Boğaz'dan mı girelim İstanbul'un bağrına...

-- Ya da, bu güzel şehri, uzaktan ve geniş bir açıdan görmemize fırsat veren Marmara'dan mı?

İsterseniz, her seferinde başka bir yerden....

Şimdi diyeceksiniz ki, "kardeşim bu şehrin Asya tarafı yok mu?"...Olmaz olur mu? Şehrin karşı yakası da en az bu yaka kadar güzeldir. Belki tarihi geçmişi, örneğin Bizans ve Osmanlı uygarlığının günümüze bıraktığı tarihi eserler bakımından, Trakya yakası kadar zengin değildir...Ama İstanbul Boğazı ve tüm güzellikleri, her iki yakayı birbirine bağlar...Eminönü'nden kalkan Boğaziçi Vapuru ve boğaz turları düzenleyen tekneler, bir o yakaya bir bu yakaya uğrayarak bu güzellikleri  paylaşır...

x      x       x

Bugün --30 Mayıs'ta Fetih Şöleni'nde bir kez daha hatırlayacağımız gibi-- İstanbul'a Trakya tarafından girelim... Bizans döneminde yapılan ve şehri çevreleyen surlara yaklaşırken beton yığınlarını, sakın size anlatacağım İstanbul ile özdeşleştirmeyin...

Trakya'dan gelenler için, İstanbul'a esas giriş kapısı Topkapı'dır... Yedikule'den Ayvansaray'a kadar --çocukluğumun geçtiği semt, adını bu kapıdan almıştır-- şehre giriş yapılan 7 kapı daha vardır...(x)

Şehre giriş yapılan yer, aslında surların gerçek kapısı olan Topkapısı'ndan değil de, kapının hemen yanında yıkılan surlar arasından geçen geniş yoldan yapılır. Esas kapı, 50-60 Metre kadar yukarıda(Kuzeyde)  eski hali ile bulunmaktadır.

Eğer, tarihle iç içe olmak istiyorsanız, İstanbul'a bu eski, yani gerçek kapıdan --ama yürüyerek-- giriş yapabilirsiniz...Çünkü, Fatih Sultan Mehmet, 1453 yılında orduları ile Bizans surları önüne geldiğinde otağını(karargahını), hemen bu kapıya yakın Maltepe kırsalında kurmuştur.

Ama, önce biraz durun...Bu şehri Bizanslılardan alarak bize armağan eden askerlerimizi anmadan ve onlara teşekkür etmeden şehre giriş yapmayın.

Haliç kıyısından Marmara Denizi'ne kadar uzanan bu tarihi Bizans surlarının hemen karşısı, İstanbul'un fethi sırasında şehit düşen askerlerimizin defnedildiği mezarlıklar ile doludur...Bu mezarlıklara dönüp o kahraman askerlerimiz için bir Fatiha okumanız ancak bir iki dakikanızı alır.

İstanbul'a, bu surların hangi kapısından girerseniz girin, hemen hemen her kapısında bir cami ile bir kilisenin yer aldığını görürsünüz...Bu karşıtlığı, şehir içindeki eski kiliseler ile eski camilerde de görebilirsiniz...

Bu bir güç gösterisiydi...Örneğin, Fatih Camii, bir Bizans kilisesi yıkıntıları üzerine, Sultanahmet Camii de, görkemli Ayasofya'nın tam karşısına yapılmıştır.

Bir başka gün de, İstanbul'a Kağıthane'den gireriz.

cdenizkent

-----------------------  :

(x) İstanbul'u karadan kucaklayan Bizans surlarının Yedikule ve Ayvansaray arasındaki diğer kapıları şunlardır : Yedikulekapı, Belgratkapı, Mevlanakapı, Topkapı, Edirnekapı, Eğrikapı,  Ayvansaraykapı.

NOT : Yukarıda sıraladığım kapılardan, Yedikulekapı ve Bekgratkapı dışındaki diğer kapılar, çocukluğumun yaşam alanlarıdır...Örneğin, Ayvansaray kapısından Topkapı'ya kadar olan surların adım adım üstünden yürümüşümdür, bazı kazalar atlatmama rağmen...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1375
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster