Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2265
 

İstanbul Ağlıyor Ben kanıyorum, Ben Ağlıyorum İstanbul Yanıyor

İstanbul Ağlıyor Ben kanıyorum, Ben Ağlıyorum İstanbul Yanıyor
 

İstanbul Ağlıyor Ben kanıyorum, Ben Ağlıyorum İstanbul Yanıyor


İnsan; ağladığında, gözyaşlarını sevdiğinden başkasının görmesini istemez. O gözyaşları öylesine değerlidir ki, bir tek sevdiği görür.. Belki de bu yüzden bilinçaltı, belki üstü seven görür gözünüzden akan değeri.

Bir pazar sabahı, havanın en güzelinde, boğazı aşar, karşıya geçersiniz. Sağınız solunuz deniz. Boğaz'ın üzerinden seyrederken İstanbul'u, dalarsınız. Aklınızda; birbirlerinin uzağına düşmüş, belli belirsiz düşünceler, düşünmekten yorulduğunuz, giderek silikleşen, geldiği gibi anlık hafıza kayıplarıyla geri giden düşünceler. Sahi ne düşünüyordum ben deyip, karşınızda duran ağaçların dalları üzerinde açmış; eflatun, mor, pembe çiçekler; maviyle birleşmiş yeşil yapraklar arasında göz kırpıyorlar. Bir anda çiçeklere dalar, maviye kanar şöyle derin bir nefes alır boğaz'ı geçersiniz.

İstanbul, İstanbul.........aahhh İstanbul ve taşın toprağın altın......... mı ? acaba diye bakarsınız, yollarda seyir eden arabalara, duraklarda bekleyen insanlara, kenarlarında konuşlanmış evlere. Küçücük bir yeşile rastlamadığınız gibi, kahverengiye bile doyamazsınız, rengarek boyanmış yükselen binalar arasında seyrederken, göç ile giderek göçen İstanbul der bir ahh daha çeker, yola devam edersiniz.

Bir pazar sabahı, sabahın erkeni, bir kahvaltı sohbeti için yollara düşmüşsünüzdür de, birtek kendinizi dışarıda sanırsınız da aldanırsınız, bir bakarsınız ki herkes o saatte düşmüştür yollara taşı toprağı altın İstanbul'larda. Kaç İstanbul yaşanıyor, kaç İstanbul'da gün doğuyor da kaçında gün batıyor. Hangi adasında; dilekler fısıldanmıştır, hangisinde umuda bağlanmıştır, nerelere isimler yazılmış hangi ağaçlara kazınmıştır sevdalar.

Bir pazar sabahı, bir kahvaltı sofrası, dost masası, anıların, hayatların gülümseten şamatası ve bir bahçenin ortası........

Sevdalar kayıyor İstanbul'da, İstanbul ağlıyor, ben kanıyorum. Ben ağlıyorum İstanbul yanıyor. Gecenin yarısı yıldızlar bir bir ışığını açıyor. Yıldızlar İstanbul'a bakıyor, İstanbul şafağa dakikalar sayıyor, gün yeniden doğuyor.

Boğaz'ı geçiyorum yarı uyanık yarı uykulu.....İstanbul gülümsüyor, Ağlıyor, kanıyor, yanıyor ve İstanbul'a gülümsüyorum........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1807
Kayıt tarihi
: 24.06.07
 
 

72 istanbul doğumluyum.  Yağmur yüklü buluttan pamuk şekeri, Yağmurdan sonraki gökkuşağı, to..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster