Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1215
 

İstanbul çok güzeldi…

İstanbul çok güzeldi…
 

Issız adam ve ıssız ada..


Çağan Irmak’ın Issız Adam’ı seninle seyretmek isterim güzel İstanbul...
O gün İstanbul o kadar güzeldi ki mavinin en güzeline sarınmıştı.
Ve karşısında kendimle barışık ben vardım, şanslıydık..

Günlerden 5 Kasım’dı mavinin en güzelinde İstanbul çok güzeldi. Bir grup iş arkadaşımla Peryön’ün “farkında mıyız” temalı 16. İnsan Yönetimi Kongresinde nedeniyle İstanbul’da idim, kongre vasattı, ancak öncekilere göre görsel olarak zengindi.

İlk gün çalıştaylar da bulunmadım, İstanbul’la buluştum, İstanbul o kadar güzeldi ki mavinin en güzeline sarınmıştı. Döndüğümde arkadaşların yanında, ara ara benden yorum bekledikleri ciddi konularda kurabildiğim tek cümle gülümseyerek, hep İstanbul çok güzeldi cümlesi oldu; içimde çevirip, başa alıp alıp, tekrar, sürekli seyretmek istediğim bir cümle. Ben gülümsedikçe bu hal herkese yayılıyordu.

Cem Boyner’in sunumunda anlattığı hikayelerden birisi öldüğünü bilmeyen zebra’nın hikayesi idi, koşarken vurulan zebra grubuyla aynı hızla koşmaya devam edermiş, ta ki vücudundaki kan boşalana kadar; öldüğünü bilmezmiş, hayatın koşuşturmacasın da insan da kendisi için sandığı birçok şeyin peşinde iken yok olmakta, bir durup yıldızları, dolunayı fark etmek, toprağa basmak her gün gittiğiniz yöne koşarken durmak ve ters yöne gitmek, ben de varıp diyebilmek yaşamak, sevilmek sevdiğini duyumsamak, her şeye rağmen daha ileri ilişkileri yaygınlaştırma çabası; fayda dışı, bencillik dışı, ahlaki toplumsal yaşam çabası; yaşamak.

İstanbul o koyu buz mavisi güzelliğiyle çok dosttu, çok arkadaştı, çok samimi, mutlu huzurlu ve sevgili idi hatta kendim gibi güvenli idi.

İstanbul hiç bu kadar güzel gelmemişti; İstanbul ıssız adam’ı ıssız ada’yı seninle birlikte seyretmek isterim. Ankara’ ya döndüğüm serin sabah NTV gece gündüz programının tekrarında gördüm Çağan Irmak ve filmi çektiği arkadaşlarının sevgili dostluğunu o kadar içten ve duygulu idiler ki, erişilmek istenen, yayılmasını istediğimiz duyarlılık çalışmalarına egemendi, saflık açıklık ve samimiyetin saygı ile ilişkilerinde hakim olduğu gözlemlenebiliyordu.

Ben onların filmini İstanbul; herhangi bir İstanbul saatinde seninle seyretmek isterim. Issız adam ve ıssız ada’nın içinden geçtiği bir İstanbul resminden içeri seninle girmek isterim.
İstanbul herkes için güzel olsun.


“yağmur-
karanlığında, günbatımı
kapladığında ben oturur ve
seni düşünürüm

bir kutsal kenttir
yüzün öyle ki
minicik yanakların caddeleridir
gülümseyişlerin

gözlerin yarı-
ardıçkuşu
yarı-melek ve uyku mahmuru
dudaklarında salınır öpücük çiçekleri

ve tatlı ürkek bir raksedişi var
senin saçlarının
ve sonra

senin dansşarkısı
ruhunun.
nadide-sevgili
tek bir yıldız
açığa çıkar ve ben
seni
düşünürüm."

E.E.Cummings

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Lütfen demeyin...Gecikmeli de olsa okuyorum. İlginç bir tesadüf filmi de dün izleyebildim. Yine insana dair, insanca bir film çekmiş. İstanbul için yazdıklarınıza yürekten katılıyorum. İstanbul'u farketmek ve yaşamak için önce durmak lazım. Hani sizin yavaş şehirler projenizdeki gibi.O zaman nerede yaşadığımızın algısı çok daha güzellişiyor. Aradıklarınla ve bulduklarınla bütünleşebiliyorsun. Yoksa boğazda aldığın nefesin kıymeti olurmuy du? Geçmiş bayramınızı kutlar, gecikme için özür dilerim.Sağlık ve sevgi sizinle olsun

Gülsüm Tiknaz 
 13.12.2008 14:03
Cevap :
Merhaba dilerim bayramınız iyi geçmiştir. Filmi hala izleyemedim :) İstanbul'u kendimize ait zamanlarda sakin izlemek o sakinliği ile hareket edebilmek güzel. tabi ki ileri insani ilişkilerin hakim olduğu dostluklarla birlikte daha güzel.. Eğer insan da irade de birşeyleri etkileyebiliyorsa herşey doğanın hakimiyetinde değilse, daha başka bir hayatı insanlar paylaşıyor olmalıydı diye geçti bu bayram hayırlısı.. çok sevgi ve saygılarımla teşekkür ederim..  15.12.2008 8:52
 

Yılda bir iki defa gidiyorum. Ama ben de 4 Kasım 2006'yı unutamam. İlk kar yağmıştı. Sabah kahvaltı yaparken, deniz ayaklarının altında ve her taraf bembeyaz kar. Eşsiz bir manzaraydı...

 
 13.11.2008 12:01
Cevap :
merhaba, ben 1991'de istanbul'dan müthiş bir kar yağışı altında geçmiştim hadimköy akpınar yolu kapalıydı ama bu sene kar yağışını belki istanbul'da yakalarım.. selamlar sevgi ve saygılarımla..  14.11.2008 12:55
 

Evet İstanbul'un en güzel zamanı. Biraz günler kısa ama gecesi de güzel. Çok zor, çok kaprisli ama bir o kadar da albenili... Biz burada yaşayanlar o kadar farkında değiliz, dışardan gelenler daha iyi farkına varıyor. Yazını en sevdiğim şairlerden e. e. cummings'le bitirmen de hoş olmuş. Selamlar...

Murakami 
 10.11.2008 22:57
Cevap :
merhaba :) Cummings tarzı nedeniyle yansıttığı olağan üstü yoğunluğu ile çok sevdiğim şairlerden birisi. İstanbul bir başka güzeldi kasım'da 16 yıldır İstanbul'da olmamıştım. Ben istanbul'da herkesi istanbul'a yabancı gördüm, ve koşuşturma içinde kaybolmuş ve yanlız, bir taksici erken ölüm için istanbul çok iyi dedi. adres sorduğumuz bir çırak istanbul'da herkes yabancı dedi. İstanbul kasımda bana iyi geldi... katıldığım kongre hafif geldi.. selamlar..  11.11.2008 0:22
 

bir düş, bir sevda, bir umut... istanbul sevdalısı olarak yazını çok beğendim. çünkü hakediyor, her şeye rağmen...

Ruksan İLDAN 
 09.11.2008 19:39
Cevap :
peki:)) selamlar..  10.11.2008 22:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 443
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1224
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster