Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '06

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
734
 

İstanbul'da köpek olmak

İstanbul'da köpek olmak
 

Evde olmak güzel. Evde olmak, huzur verdiği için güzel. Madem bu şehirden şimdilik ayrılamıyorum en azından evden çıkmak mecbur olmasın istiyorum.

Yaşam alanı olmaktan her gün uzaklaşan ve insani kavramları tümden silip süpüren İstanbul hortum gibi yiyip yutarak üstüme geliyor ama sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Kendini biraz olsun sevimli göstermek gibi bir kaygısı hiç yok.

Evden çıkmak zorundayım. Bir yakadan diğerine her gün göçmek ve geri dönmek durumundayım. Kaçışım yok. Duyu organlarımı köreltip, derin bir trans haline geçmeye çalışıyorum ama nereye kadar?


Dolmuş şoförü, durakta indirdiği kadın yolcusunun vücüt hatlarına aynadan bakıyor ama yetmediği için basını çevirip bir de çıplak gözle görmek istiyor. Vapurun kaptanı iskeleye yanaşırken camdan sarkmış; önündeki motorcuya bıyıklarının arasından bağırıp çağırıyor… Kaçamıyorum, herşey ve hepsi beynimin içine çivi çakılıyor etkisi yaratıyor. Vapurda ön taraftaki salonun köşesine ilişip kitabımı açıyorum. Okumaya çalışıyorum ama yanıma çöken adamın elindeki tesbihin sesi dikkatimi dağıtıyor… Kafamı kaldırıp salonu süzüyorum… Tesbih sesini tercih edip yeniden kitabıma dönmeye zorluyorum kendimi…


İndiğimizde bir simit alıp, otobüse binmeye karar veriyorum… Dolmuş ve taksi kuyrukları itişip kakışanlarla dolu… Sırf boş olduğu için rastgele seçip bindiğim otobüsün şoförü, yol boyu bir minibüsçüyle yarışıyor… Ayakta duran birkaç insan ani fren ve gazdan bir sağa bir sola savrulup duruyor ama ilginç olan herkesin bu itilip kakılmayı kanıksamış olması...


Günün en güzel anını uzun uzadıya hatırlayıp gevşemeye çalışıyorum.

İskeleden gelen yolcuları karşılayan bir köpek bizlerle birlikte yürümeye başlıyor. Işıkta durup, yeşil yanınca bizimle birlikte karşıya geçiyor. Nereye gittiğini bildiği yok; kalabalığa öylesine karışmış, sürükleniyor. Köpeği takip edebildiğim yere kadar izliyorum. Sonunda bir bankın altında sızıp kalmış bir başka köpeğin yanına yaklaşıyor. Kokluyor, kuyruk sallıyor. Yanında duruyorum ama beni umursamıyor bile.


Eğilip kuyruk sallayasım geliyor. Köpek olmak o an için daha cazip...

Bu şehir nereye gidiyor?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzel olmuş...eline sağlık...

TUNA 
 20.07.2006 15:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 70
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 2004
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Evli. Baba. Ailesine düşkün. Mühendis. Fenerbahçeli. Suya yazar.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster