Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '13

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
1076
 

İstanbul'da öğretmen olmak

Sevgili Mustafa… Anadolu’da dört yıl öğretmenlikten sonra, çok erken bir dönemde İstanbul’a gidiyorsun. Anladığım kadarıyla İstanbul, öğretmenliğin yanında başka alanlarla da ilgilenmene neden oluyor. İçinde eğitim ve kültürle birlikte sanatı da barındıran bir ticari yaşam ve yazarlık.

Şimdi önce İstanbul’da öğretmenlik nasıl bir şey desem, neler söylersiniz?

 

İstanbul... 1969 Yılında İstanbul Çağlayan’a geldim. İstanbul’u sevdim. Çağlayan’ı sevdim. İnsanları okulumu öğrencilerimi sevdim. İstanbul’da eğlendim kaldım. Emekli oluncaya kadar Çağlayan İlköğretim Okulunda çalıştım. En verimli yıllarım bu okulda geçti.

Müzik çalışmalarında her yıl büyük okul koroları hazırladım. Mandolin, melodika, flüt, saz, org, piyano, akordiyon kursları açtım. Çocuklara resim ve müziği sevdirdim.

            1982 Yılında 2. Sınıfları okutuyorum. Boş zamanlarımızda yoğun şekilde resim çalıştırıyorum. Yapılan bu resimlerle sene sonunda bir yarışmaya katıldık. Sınıftan 11 kişi ödül kazanarak Türkiye Resim Şampiyonu olduk. Bu rekor Cumhuriyet tarihinde henüz kırılmadı.

 

Biraz da öğretmenlik dışı ticari faaliyetlerinden söz edebilir misiniz?

 

Aralarda kayda değmeyen kısa süreli bazı ufak tefek işlerle uğraştım. Burada uğraştığım uzun soluklu iki işten bahsedebilirim. 

 

* Kitap satış işleri... 1970- 80 yılları arasında Cağaloğlundaki yayınevlerinden aldığım çocuk kitaplarını İstanbul’un özellikle Avrupa yakasındaki okullara satardım. Daha sonraları bu iş, kendi yazdığım ve bastırdığım kitaplarımı satmakla devam etti.

Fakat, 80’liyıllardan sonra kitap satış işleri büyük yayınevlerinin tekeline geçti. Ben ve benim gibiler kitap satamaz olduk. Bazı okul müdürleri de çok tipikti. Beni öyle bir bezdirdiler ki, satılan kitapların parasını da, okullarda kalan kitaplarımı da almaya gitmedim. Kitap satıcılık faslı böylece bitti.

 

* Reklamcılık... Gönen?de çok iyi bir Resim ve Yazı eğitimi almıştık. Büyük Çakırman’da okul yeni yapıldığı gibi, tabelası da yoktu. Okuluma BÜYÜK ÇAKIRMAN İLKOKULU diye bir tabela yazdığımda tabelanın adı tabela bile değil, Levha idi. Daha sonra tabela, daha sonra Reklam ve Reklamcılık oldu.

Denizli Okuma Yazma okulunda askerken resim ve yazıdan para kazanabileceğimin farkına vardım. Eski Sarayköy Caddesinde bir pasajda küçük bir dükkan açarak bir yıl kadar çalıştım. Ertesi yıl Yeşilyuva’ya tayin oldum. Orası küçük bir yer olduğundan çok işyeri olmadığından çok levha tabela yazamadık. Baktım boyalar fırçalar kuruyup gidecek. Resim yapmaya başladım. 1969 yılında Denizli merkezde, Denizli tarihinde ilk defa  resim ve şiir sergisi açtım.

1969 Eylülünde İstanbul’a geldiğimde ilk açtığım yer: ÇAĞLAYAN RESİM GALERİSİ idi. Burada bir yandan resimlerimi satmaya çalışırken okuldan arta kalan zamanlarda bir yandan da Tabelalar yazıyordum. Takribi 1978 yılında Hürriyet Mahallesindeki TABELACI olan dükkanımızın adını UZMAN REKLAM olarak yenileyip tescilleyip hem uzman, hem de reklamcı olduk.

Uzman Reklam olarak reklamcılığın her dalında çalışmalar yaptık. Kartvizit tasarımı baskısından tutun da, Resim- Tabela- Bez afiş- Araç üstü yazıları- Vitrin yazıları- Serigrafi baskılar- Işıklı reklamlar- Gazete ilan ve reklamları... 60 Kadar da usta yetiştirdikten sonra, 2009 yılı 30 Eylülünde Uzman Reklamı kapattım.

İstanbul Reklamcılar Derneği ARED’in  10 Mart 2012 de Sürmeli Otelde düzenlediği 200 kişilik Reklamcı ve Reklam malzemeleri ve Bilgisayar satıcılarının katılımıyla oluşan USTALARA SAYGI gecesinde Plaketimi aldım. Jübilemi yaptım. Plaketin üzerinde, “Reklam dünyasında iz bırakan büyük usta Mustafa UZELLİ” yazıyordu.

 

Kitaplarına baktığım zaman, öğretmenliğin yazı hayatını da derinden etkilediği kolayca anlaşılıyor. Çocuklar için sekiz kitap yazmak ve bunları ders konularıyla özdeşleştirmek öğretmenliğin yazar olarak da devam ettiğini gösteriyor. Yazım hayatınız ve kitaplarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

 

 Yazım hayatına Gönen?de yazdığım ilk şiirim: ÜMİT ile başladım.  Bu şiirimle yarışmaya katılıp okul ikincisi olunca bundan aldığım güvenle yazmaya devam ettim.

            Çocuklar için yazdığım kitaplar

Okumayı Öğrendim, Tontonlar ve Öğretmen Amca, Anneler Günü, Milli Bayram Şiirleri, Öğretmenler Günü, 50, Yıl Atatürk, Öğretici Yazı Çalışmaları. Ünitelere Göre Çocuk Şiirleri’dir.

Bunlardan Anneler Günüadlı kitabımda anneler hakkında şiirler, fıkralar, öyküler, makale ve şiirler bulunuyor. Üçüncü bakısını yapan kitap, Milli Eğitim Bakanlığınca ilköğretim okullarına tavsiye edilmiştir.

 

Çocuk şiirlerine bir örnek vermek gerekirse Temiz Çocuk şiiri şöyle.

 

Kulağın burnun aksa 
Cebinde mendilin yoksa 
Seni görenler de çoksa 
Sümüklü çocuk derler sana. 

Yanına mendil almalısın 
Ağzını burnunu silmelisin 
Söz ver bize, unutma! 
Temiz çocuk olmalısın.

 

Ünitelere göre çocuk şiirlerine örnek olarak da Kızılay şiirini gösterebiliriz.

 

Karagün dostu Kızılay'ım ben 
İyiliği yardımı düşürmem elden. 
Düşenin dostu olmaz derler 
Fakirin, düşkünün dostuyum ben. 

Nerede bir kara haber duysam 
Hemencik oraya koşarım ben. 
Fakire, düşküne yardım ettikçe 
Mutluluk duyar, coşarım ben. 

 

Büyükler İçin yazdığım kitaplar ise şunlardır.


Çoban Armağanı, Benim Dünyam, Hastane Destanları, Anadolu Şairleri Şiir Antolojisi, Salkım Söğüt, On Bin Liralık Hayal, Kalemlerin Efendisi, Polonya Günlükleri

 

            Peki, bundan sonrası için neler söyleyeceksin?

 

Şimdi reklamcılıktan da emekli olduktan sonra, halkın öğretmeni olarak insanların daha sağlıklı, daha enerjik, daha uzun ömürlü olmaları için çalışmalar yapıyorum. İnsanların Kendi İşlerini Kurmaları ve Geliştirmeleri hakkında danışmanlık yapıyorum. Duygu ve düşüncelerimi anılarımı yazıyorum.

 

Mustafacığım, bu güzel söyleşi için sana çok teşekkür ederim.

 

Ben de teşekkür ediyor, tüm Gönen mezunlarına buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

 

            Kasım 2012 SİDE

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 660
Kayıt tarihi
: 21.11.08
 
 

Nazmi Öner 1946 yılında Burdur’un Bucak İlçesine bağlı Seydiköy’de doğdu. Seydiköy İlkokulu v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster