Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
463
 

İstanbul depremi mutlaka olacaksa bu şehirden gidelim

İstanbul depremi mutlaka olacaksa bu şehirden gidelim
 

50 bin kişi ölecek…100 bin kişi yaralanacak… Deprem kesin… Bugün de olabilir, 10 yıl sonra da… Tedbirler yetersiz…

Normalde halkta panik ve korkut yaratmasın diye deprem ile ilgili tahminler abartılmadan verilmeye çalışılır ya biri de ben isem internet ve medya kendine konu ve haber bulmak için artık her şeyi o kadar çok kurcalıyor ki deprem konusundaki bu hassasiyeti korumak mümkün değil.

En tepedeki sorumluların deprem geliyor diye bağırmaları biraz kendilerini göstermek için olsa da ellerinde gerçekçi veriler olmadan sesleri bu kadar çıkmaz.

Tamam, artık bu işin konuşacak bir tarafı kalmadı; peki, napacağız? Herkes evinin 99 depremindeki durumuna bakarak yıkılmayabileceğini düşünüyor. Malum o deprem de 7,4 idi. Tamam ama o deprem ta Kocaeli’ndeydi, bu yanı başımızda. Hem muhtemel depremin tahmini sonucu zaten verildiği için şöyle olur böyle olur demeye gerek yok.

Ve görüldüğü kadarıyla yapılacak şey ya bu sonucu bekleyeceğiz ya da İstanbul’u terk edeceğiz. Benim evim sağlam diyenlerin dışında kime isabet edeceği bilinmediği için bana bir şey olmaz deme şansımız yok. Üstelik evim sağlam diyenlerin evlerinin ne kadar sağlam olduğu da bilinmiyor.

Ne zaman olacağı belli olmayan böyle muhtemel bir depremde kesinlikle yıkılır denilen evlerin boşaltılıp mühürlenmesi; ama nasıl olacak işte. Ne zaman olacağını bilmiyorsun ki, bu insanlar aylarca yıllarca nerede kalacaklar?

“İstanbul’u terk edelim” ise ne yapacağını şaşırmış pisipisine ölmek istemeyen insanların söylemi. “Tek parça kırılır, yazın olur, gündüz olur…” gibi ucuz temennilere bel bağlanamaz. Allah yardımcımız olsun deyip beklemek de olmaz. Yine de yüzde yüz yıkılır denilen evlerin boşaltılması, herkesin oturduğu evlerin depreme dayanıklılığını ölçtürmesi, bölge bölge arazi-zemin etütleri yapılarak riskli bölgelerin belirlenmesi ve çalışmaların buralarda yoğunlaştırılması gibi şeyler beklemeden yapılmalı. İnsanlara deprem bilinci verilmesi bana biraz hikâye geliyor; çünkü ev başına yıkılınca kimsede bilinç kalmaz. Örneğin çıkmayın denilerek insanlar yanıltılıyor, birinci katta oturuyorsam kapıya on adımsam niye çıkmayım ki…

Abbas Oğuz, NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tesbit ve görüşlerinizde çok haklısınız,ama kim yapacak saydığınız işleri?Dur hele.Zamanı mı bak koca referandum var daha önümüzde!Hem kaderimizin önüne de geçemeyiz ki!Fetö'yü yakalasınlar.Sismik gemi almışmış baksana.Biriken enerşilere baskı uygulatıyormuş...Selamlar.

Abbas Oğuz 
 08.02.2017 15:05
Cevap :
"Hem kaderimizin önüne de geçemeyiz ki!" Bu hallerimiz biraz da kader haline geldi yavaş yavaş...  09.02.2017 15:09
 

Merhaba Kerim Bey...Bu şehirden gidersiniz; başka bir şehirde yakalanırsınız depreme...1999 depreminde yengem ve iki kuzenim Değirmendere'de depreme yakalandı. Yengem tuvalette, yeğenimin biri koridorda, biri de ikinci kattaki bir odada televizyon seyrediyordu. Yengem, bulunduğu yer dar olduğu için küçük yaralarla kurtuldu; koridorda olan yeğenim, çöken duvar altında kaldı can verdi; televizyon seyreden diğer yeğenim de, yerle bir olan evde oturduğu yerden kalkarak yürüyerek sokağa çıktı...Aynı bölgede. bir başka olay. Küçük bir kulübede nöbet tutan bekçi, biraz nefes almak için dışarı çıkmış, kulübenin önüne bir sandalye atarak oturmuş. Depren önünde büyük bir yarık açmış, bekçi sandalyesi ile birlikte içine düşmüş; ama kulübe yıkılmamış. Eğer bulunduğunuz şehri terk ederseniz; Azrail, size "iyi ki geldin, randevumuz zaten buradaydı" deyiverir. Onu yormadığınız için size teşekkür bile eder...İşte böyle...Selamlar.

cdenizkent 
 08.02.2017 12:21
Cevap :
Kaderci bir yaklaşım...Kim bilir belki de haklısınızdır; biz hangimiz tam olarak neyin ne olduğunu biliyoruz ki? Söyledikleriniz bana mantıklı geliyor mu? Hayır. Ama belki mantıkla çözemeyeceğimiz bir durum vardır kim bilir.Ama işte bu tereddütlü yaklaşımı o kadar güzel yorumlamışsınız ki...  09.02.2017 13:01
 

Kerim Kardeş Allah bir daha o deprem günlerini yaşatmasın o anları yaşadık gördük ve o depremde ailemizden 10 kişiyi kaybettik.Sağlıklı mutlu depremsiz günlere inşallah.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 08.02.2017 12:14
Cevap :
Allah rahmet eylesin, acı günler...Bizim oturduğumuz ev de az kalsın yıkılıyordu...  09.02.2017 14:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5321
Toplam yorum
: 13737
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 658
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster