Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '12

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
266
 

İstanbul Siluetleri

İstanbul Siluetleri
 

Meslek kuruluşumuzun sağladığı servis hizmeti ile yolculuk ederken, Ayvansaray Köprüsü'nden Sarayburnu'na doğru baktım. Karşı tepelerde, klasik İstanbul siluetlerinden biri. Sıcağın mayıştırdığı ve solgunlaştırdığı İstanbul'da, yorgun argın ama gayet ağır bir biçimde oturan camiler. Aşağıda Ya Vedud Camii'nin hemen yanı başında, surlar. İstanbul'a hiç kimsenin asla olmadığı bir günde bakmak istedim bir an. Mesela bir nüfus sayımı gününde. Kimine göre çalışma özgürlüğünün, kimine göre seyahat özgürlüğünün kısıtlandığı, insanların tek tek sayılmasının başkaca yolları da olabileceğinden son derece saçma; ancak afacan bir çocuk gözüyle bakıldığında nice güzelliklere gebe nüfus sayımı günleri. Hiç kimsenin olmadığı, bütün motorların durduğu, egzosların durduğu nüfus sayımı günleri. Benim özelliğim ne ki dışarıdayım? diye soruyorsanız, bilemem. Yazar benim ya. Özelliğim bu herhalde.

İçinden çıktığı kabuğu beğenmeyen kestaneler gibi olmamaya çalışmanın verdiği çaba ile de devletimin nüfus sayımlarını yaparken, hiç bir art niyetinin olmayacağını düşünerek sevdim. Çocuklarının iyiliklerini düşünen anne-babaların da onların popolarına bazen öfke ile sevgi karışımı şaplaklar attıklarını da düşünürsek, nüfus sayımları konusunda haksızlık etmeyiz.

Neyse, artık böyle bir şey yok zaten.

Servis devam ediyor. Ara sıra aceleci bir şoför saydırıyor. Ara sıra gururlu bir metrobüs, kendine tahsis edilmiş  yoldan geçiyor.

Az ilerde surlar, az ilerde anıt mezarlar, az ilerde çevre düzenlemelerinin arasına yerleştirilmiş Türk bayrağı, az ilerde otoyol lambalarına direklerin nerdeyse tam ortalarından asılı, ancak nasıl beslendiklerini asla anlayamadığım, plastik saksılarda dikili çiçekler.

Az ilerde Marmara Forum, az ilerde evim, az ilerde çocuğumun yuvası.

O kadar yüksek gökdelenler arasında, Ayasofya Camisi, Sultanahmet Camisi, Topkapı Sarayı, Eyüp Sultan, ne kadar küçük, yorulmuş ve yaşlanmış duracak. Az kaldı. Dudakları sımsıkı kapalı, bir gün, yine ve yeniden keşdefilmeyi bekleyecekler. Bir süre sonra ise beklentilerine karşılık bulamamamın verdiği kalp kırıklığı ile tarihe gömülecekler.

Şehirli insanlar ise, gökdelenlerin, alt katlarındaki komşuyu rahatsız etmemek için kedi adımlarıyla yürüdükleri en üst noktalarında, kendilerine yarattıkları teras katlarında, balkon mobilyalarına ve düzenlemelerine astronomik rakamlar ödeyip, mutluluk satın almaya çalışacaklar. 

Rakamlar büyüyecek, mutluluklar küçülecek.

Babil'in asma bahçeleri,  bakalım kimlere kısmet olacak?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5256
Kayıt tarihi
: 20.05.12
 
 

Hukukçu bir anne.  Hayatta her şeyin kontrol edilemeyeceğini zor da olsa öğrendim.  Hayat, kısa b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster