Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
446
 

İstanbul'u kim kurtaracak?

San Francisco Ekolojik Kent Olma Yolunda İlerliyor

Geçenlerde San Francisco Kentinin yeşili, ekolojik dokuyu kıstas alan bir kent olma yolunda yeniden yapılanmaya başladığı üzerine bir makale çevirisi yaptım.

Ve içeriği beni çok etkiledi.

Belediye Başkanından tutun, mimarı, müeahitine ve vatandaşına kadar herkesin katıldığı ve desteklediği kapsamlı projeleri tek tek hayat geçirmeye başlamışlar. Ve EKOLOJİK KENT projeleri için şu sloganı bulmuşlar :

“Arabalara göre planlama değil, insanlara göre planlama istiyoruz!”

İnsanlara nefes aldıracak, giderek daha sağlıklı bir yaşamı sağlayacak, doğayı geri döndürmeye yönelik bu tasarımların amacı, “Bizim belediyeler uyuyor mu???” dedirtiyor.

Biz neden hep dünyayı 50 yıl geriden takip etmek zorunda kalıyoruz??

Amerikalı Sam Amcalar artık Küresel Ekolojik Krizin şu an yaşanılan Ekonomik Krizden daha beter olacağını anlamış olacaklar ki şu kanıya varmışlar; geçtiğimiz 80-100 yıl şehirler hep araba sayısının artışı üzerine varsayımlara göre tasarlandı. Ancak otomobiller insan hayatına ve şehre ölüm, kirlilik, gereksiz enerji sarfiyatı, boşuna zaman ve para kaybı, ve ardından giderek üzeri beton kaldırımlarla kaplı, nefes alamayan topraklar, bir bir kuruyan veya kapatılan dereler, türlerin yok olması, iklim değişikliği ve beraberinde birçok belalar getirdi.

BİR TESELLİ VER?

Şimdi Sam Amcalar teselli aramak adına yollara düşmüşler. Ve bununla, şu yeni sloganı keşfetmişler. Sanki keşfettikleri şey daha önce hiççç hayatta yokmuş gibi.. Gözlerinin önündekini yeni fark etmişler. (Sahi onlar Amerika’yı da sonradan keşfetmedi miydi?....)

“İNSAN!”

Yaaa.. Neyse, Allah’tan onlar geç de olsa keşfetti, - fark etti. Ya biz ne zaman??

Konumuza dönersek, yeni dünya parametreleri artık ‘insan ve ekolojik doku’.

San Francisco Kentine Yönelik Hedefler:

ARAZİ YAPISINI YENİDEN DEĞİŞTİRME VİZYONU

Buna göre, şimdiden bazı bölümleri hayata geçirilen bu Ekolojik Kent Vizyonu, kısaca şöyle özetlenebilir:

1- Şehirler öncelikli olarak yayaya göre tasarlanacak. Şehir giderek yayalara tahsis edilmiş bir şehre dönüşecek.

2- Şehrin yoğunluklu merkezleri baz alınıp, o merkezler daha da yoğunlaştırılacak.

Bu iş, tabii, bazı az yoğunluklu bölgelerdeki yapıları yıkıp, yoğunluklu bölgelere taşımak şeklinde gerçekleşecek. Ve bu yapılırken de, yani, yeri kaydırılacak olan binalar da yine insan kıstasına ve ekolojik prensiplere uygun inşa edilecek. Ayrıca bu yeniden yapılandırma çerçevesinde, binaların ekoloji dostu olmasının yanı sıra, peyzaj da dikkate alınacak. Heykel diker gibi bina dikilmeyecek artık!.

3- Boşalan, az yoğunluklu veya kırsal bölgeler çeşitli biçim ve boyutlarda tamamen tarımsal ve yeşil bir alana dönüştürülecek. Böylece şehir insanların nefes aldığı, doğal hayvan ve bitki kümelerinin yaşatıldığı, çocukların derelerde oynadığı, hayvanlarla ve yeşille iç içe hayatı yaşadığı, çeşitli kuş türlerinin seslerinin aynı anda duyulduğu, bazı doğal bitki ve meyvenin taze olarak elde edildiği geniş yaşanır bir şehre dönüşecek.

4- Bu arada, bu yeşil-doğal alan sadece şehir kenarı ve az yoğunluklu bölgelerde oluşturulmayacak. Çok yoğunluklu bölgelerde de, insanların bir bisiklet mesafesiyle gidebileceği, binalar arasında açık-yeşil alanlar yaratılacak.

5- Arabalardan kurtulmak için çok çeşitli plan ve tasarım var. Çok dikkat çekici bir örneği vereyim ilk elden. ‘Binaların çatıları bir takım köprüler vasıtasıyla yaya geçitlerine dönüşecek!’ Hatta bazı binaların tepesinde küçük parklar, restoranlar, pasajlara geçitler inşa edilecek. Bu insanlara hem zaman hem para hem de temiz hava kazandıracak.

6- Yeni bina yapımlarında, çelik, odun gibi, mutlaka geri dönüştürülebilir malzemelere ağırlık verilecek.

San Francisco’da, nerdeyse bütün kent halkının tam katılımıyla onay verdiği ve 6 Kasım 2001’de resmi olarak başlatılan, “kamu yerlerinde güneş panelleri ve rüzgâr tribünleri” projesinin inanılmaz derecede enerji tasarrufu sağlayacağı ve kenti kirli elektrik santrallerinden kurtaracağı haberiyle sadede geleyim.

İstanbul’u, Antalya’yı, İzmir’i, Ankara’yı kurtarmak isteyen bir Belediye Başkanı yok mu?

Seçimlere beş kala, adaylarımızın projelerini merakla bekliyorum. Ama önce bu makaleyi internetten tüm detayıyla okumalarını tavsiye ediyorum. (Eğer İngilizceleri yoksa, itinayla ve uygun ücretle çeviri yapılırJ)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ornek sadece san fransisco degil hemen tum eyaletlerde ayni olusumlar var.EC (bizdeki cevre bakanligi diyelim) genis yetki ve cezalandirmaya yetkili.Kucuk bir ornek caddelerdeki firtina logarlarina bir galondan fazla su disinda atik atarsaniz her galona 5000 dolar ceza odersiniz.Aracinz yeterli emisyona sahip degilse kesinlikle trafige cikamazsiniz.Baligi bile santimle olcerek avlamak zorundasiniz.Ornekler bitmiyor.Malesef ulkede bu konunun onemi hala emekliyor.Dilerim gelecekte. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 28.10.2008 11:16
 

Böyle güzel bir şehirde yaşamak ne güzel olurdu. Sadece şehirleri değil keşke her yer doğal olabilse. Saygılar.

Alper Çitil 
 28.10.2008 11:16
 

Müthiş kaynak bir yazı. kutlarım sizi..daha nice nitel yazılar için aklınıza-bilginize sağlık..

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU 
 28.10.2008 9:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 7929
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

İngilizce Öğretmeniyim. Ek olarak makale, kitap çevirisi yapıyorum. Antalyanın bir yerel gazetesinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster