Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '12

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
169
 

İstanbul'un ikinci boğazını seyrederken

İstanbul'un ikinci boğazını seyrederken
 

Caddebostan'dan Adalara bakış


 

Büyük kızımı on gün önce Caddebostan'daki Yelken kulübüne bağlı kürek takımına yazdırdık. Spor bu yaşdaki çocuklar için çok faydalı. İzinli olduğumuz için bu hafta getir götür işi bize düştü. Bu mecburiyet aslında beni oldukça memnun etti. 

Sabah saat 07:30 da Caddebostan'a varıyoruz. Kız spora başlıyor, biz de yürümeye. Yaklaşık Fenerbahçe'ye kadar yürüyüp geri geliyoruz. Birçok yaşlı ve genç insan ter atıyor. Sağlık için ideal. Yürüyüş esnasında denizin keyfini çıkarıyor, iki belediye plajının yanından geçerken o saatte denize girenleri izliyorsunuz. Deniz o bölgede temiz gözüküyor. Yürüyüş esnasında Dalan zamanında yapılmış olan sahilin benzersizliği gözüme takııyor. Dalgaları sönümleyen yapısıyla insanlarla denizi daha yakın tutan özelliğini fark ediyorum. O yıllarda kayalarla sahil yapma kolaylığına kaçılmadığını takdir ediyorum.

08:30 civarında Caddebostan'a döndüğümüzde güneşin sıcaklığını arttığını hafif terlediğimizi hissediyorum. Dinenmek için eski Maksim gazinosunun bulunduğu yere yakın Bel-Tur tesisini tercih ediyorum. Orta büyüklükteki bir dut ağacının altına oturup kepekli tost ekmekten yapılmış kaşarlı ( domates ilaveli ) tost, yanında çay siparişi veriyorum. 

Siparişi beklerken eski bir adalı olarak önümüzdeki prens adalarını seyrediyorum. Caddebostan'dan uzanan sahil Dragos'a kadar bir yay çiziyor. Oradan karşıya Büyükada'ya geçiyor ve Kınalı'ya kadar geliyorsunuz. Gözünüz ile yaptığınız bu seyahat adeta İstanbul'un ikinci boğazını oluşturuyor. Bir yakada adalar, diğer yakada Bostancı Maltepe sahili. Gözlerimin gördüğü bu gizli boğazı acaba başka gözlerde görebiliyor mu? diye düşünüyorum.

Sabahını yaşadığım ortamın akşamı görmek için kendime söz veriyorum. Caddebostan sahili, Anadolu yakasının önemi güzeliklerinden biri. Oranın yaşayanı, o sahilde mangal yapmıyor, çimlere sandalya açıp evden getirdiği dolmaları yemiyor. Güzelin üzerine güzellik katmak bizlere düşüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 479
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1530
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster