Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '11

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
1076
 

İstanbul'un simgelerinden Tünel ve Çiçek Pasajı

İstanbul'un simgelerinden Tünel ve Çiçek Pasajı
 

Ülkemizdeki ilk metro (Resim internetten alınmıştır)


Bence İstanbul'un en nostaljik iki mekanı, Karaköy'ü  Beyoğlu'na bağlayan " Karaköy Tüneli " ile midye tavası, kokoreç ve birasıyla meşhur "Çiçek Pasajı "dır.

Adana'dan, çocuk yaşlarımda, İstanbul'a geldiğimde, beni çok etkileyen yer Karaköy Tüneli olmuştu. Tünel'in yüzlerce binanın altından gidişi, benim için hem ilginç,  hem de büyük orijinallik  ifade etmişti.

Tünelin girişindeki hafif  loş görüntünün verdiği  ürpertiyi, hareket saatinden önce çalınan, değişik tondaki  zil sesini,  kapıların kendiliğinden kapanışını, karanlık raylar üzerinden giderken vagonların  çıkardığı sesi ve  Beyoğlu çıkışına  gelince vagonların yavaşlayıp, ışığın ve aydınlığın görülmesini hiçbir zaman unutamam.

Bu etkilenme durumu senelece devam etti ve halen de devam ediyor. Bazen yolumu değiştirip Tünel'i kullanarak Beyoğlu'na çıkarım. Ve de her seferinde Tünel' den Beyoğlu'na çıkarken, derinden  İstanbul'u hissederim. Garip bir mutluluk duyarım.

Bir de Tünel'in havasının, kendine has bir serinliği ve aroması vardır. İnsanı alır geçmişe götürür.

Tünel'in  bir başka güzelliği de, Beyoğlu'na, yani renkli ve bol ışıklı İstiklal caddesine açılmasıdır. İnsanın içini bir  neşe sarar nedense.  Damarlarımıza kadar İstanbul'u hissetmemize neden olur.

Cenevizlilerden kalan binalar, çok renkli mağazalar, pastaneler, kitabevleri,kiliseler, konsolosluklar, tarihi liseler, sinemalar ve meşhur  Çiçek Pasajı bu caddededir. Yani İstiklal caddesinde, eskilerin ifadesiyle, Pera'da.

Bizim gençliğimizde, Beyoğlu denince akla ilk gelen Çiçek Pasajı olurdu. Sonra Melek Sineması, Atlantik  ve Pasifik sandviççileri ve Tilt salonları.

Sinemaların çoğu ve adlarını belirttiğim  o günlerin en modern sandviççileri ve tilt salonarı bugün  yok.

Ancak Çiçek Pasajı büyük bir yangın felaketinden ve tadilattan sonra, bütün ihtişamıyla ayaktadır.

Çiçek Pasajı,  dört tarafı kapalı mekanlardan, masaları ve sandalyeleri ile sokağa  taşan ve protest bir hava taşıyan, özgürlükçü ve entellektüel tüm özelliği ve çeşitliliği olan, hem lüksü hem de salaşlığı dengeleyen, tüm şehirlerimizden aşırı bir farklılıkla, belki de ilklerin eğlence ve birahaneler mekanıdır.

"Entellektüel Cavit" adıyla anılan meyhane, bir çok ünlü sanatkarın ve yazarın uğrak yeri olmuştur.

"Elele, Dizdize, Biz Bize, Kimene" adıyla anılan birahanede, daha ziyade gençlerin ve sade vatandaşın uğrak yeri olan bir mekandı bir zamanlar . 

Tabii onlarca orijinal adları olan başka birahaneler de, günün aşağı yukarı her saatinde, dolar taşardı.

Şimdi bu mekanlar, o zaman ki orijinal adlarıyla var mıdırlar ?,  bilemiyorum.

Midye tavası, kokoreçi, buzlu bademi, midye dolması, masaları dolaşan çiçekçileriyle ve  akordeon çalan orta yaşlı kadın şarkıcısıyla  ve de Arjantin denilen fıçı birasıyla hatırlanan Çiçek Pasajı, günümüzde, nostaljik olduğu kadar turistik özellik taşıyan bir mekan  durumundadır. Işıltısı ve sihiri devam etmektedir.

Bu vesileyle,  24 Aralık'ta Çiçek Pasajı' nda "İkinci Bahar Restaurant" da, yapacağımız eğlenceli toplantıyı hatırlatmak isterim.

Selamlarımla.

Yılmaz Çetingöz

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Analattığınız nostaljiyi o gün hep birlikte,Çiçek Pasajı'nın o ışıltılı havasında yaşarız inşallah sevgili Yılmaz bey. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 15.12.2011 21:52
Cevap :
İnşallah Cem bey. Güzel dileklerinize katılmamak imkansız. Günlerinizin hep mutlulukla geçmesi dileğiyle. Sevgiler, selamlar.  16.12.2011 0:14
 

Sıkıldığımda, Taksime çıkar oradan Tünele doğru yürürken bir yerde çay, bir yerde kahve molası verip elimdekini okurum, yolda müzisyen gruplarda mola vere vere meydana kadar inip tünelle Karaköye inerim ancak Galata kulesinin alt tarafında bir teras varki manzrasıyla insanı sersem eder ancak bilen biriyle gidilebilir, tarifi çok zor... Selamlar...

Kadri KANPAK 
 12.12.2011 22:32
Cevap :
Tam Beyoğlu keyfi buna derim. Ben de zaman zaman benzer turu atarım.Galata'da ki manzaralı terası hiç duymadım.Herhalde enfes bir yer. Selamlarımla.  13.12.2011 16:21
 

Ne güzel anlatmışsınız. Bugün Beyoğlu ve oradaki mekanlarla alakalı okuduğum ikinci yazı. Fırsat buldukça giderim ama fırsatı bulmakta altın bulmak kadar zor artık bu devirde:)

Merve Ballı Acar 
 12.12.2011 10:54
Cevap :
Gençsiniz,İstanbul'un güzelliklerini yaşayın. Zaman geçtikçe bu güzellikler yavaş yavaş kayboluyor.  12.12.2011 15:27
 

Yılmaz Bey çok güzel bir hatırlatmaydi,İnsanın ruhunu rahatlatan bir şekilde.SEVGİLER.

Şennur Köseli 
 11.12.2011 18:20
Cevap :
Çok küçük şeyler seneler geçse de unutulmuyor. Annenizin yaptığı bir yemek kokusu, bir bayramda giydiğiniz bir elbise, ya da bir şarkı,bir melodi, unutulmuyor sayın şair arkadaşım. Sevgilerimle.  12.12.2011 0:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 450
Toplam yorum
: 2187
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster