Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
421
 

İstanbul ve Gazze aynı değil

İstanbul ve Gazze aynı değil
 

“Gazze'nin kaderi İstanbul'dan, Ramallah'ın kaderi Ankara'dan, Beytüllahm'in kaderi Konya'dan ayrı düşünülemez…”

İsrail’i kınayabilirsiniz. Bu terörist devletin yöntemlerini insanlık dışı bulup eleştirebilirsiniz. Ama eğer yetmiş milyonluk bir nüfusa sahip bir ülkenin başbakanı iseniz yukarıdaki ifadeleri alenen kullanamazsınız.

Yukarıda sözü edilen kutsal yerler elbette ki İslam alemi için son derece önemlidir ve işgal altında olmalarından büyük üzüntü ve rahatsızlık duyuyoruz. Bu üzüntümüzü de her fırsatta ortaya koyma hakkımız vardır. Ama o yerler İstanbul ile karşılaştırılmamalıdır.

İslamın kutsal şehirleri ve kutsal mekanları bütün İslam aleminin ortak değerleridir. Bütün Müslümanların buralarda hem hakkı, hem de sorumlulukları vardır. Bu konuda Mısır, İran, Suudi Arabistan ve de diğer İslam ülkelerinin gösterdikleri ve gösterecekleri hassasiyete katılmak ve onlarla birlikte hareket etmek esas olmalıdır.

***

İstanbul farklıdır. Ankara, Konya farklıdır. Buraları vatan topraklarıdır. Hani Enver, Talat ve Cemal Paşaların öngörü noksanlıkları ve basiretsizlikleri nedeniyle girilip, yüz binlerce şehit verdikten sonra kaybedilen birinci Dünya Savaşı sonrasında parçalanarak ortadan kaldırılan Osmanlı İmparatorluğu’nun enkazında, Mustafa Kemal önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşıyla kazanılıp inşa edilmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindedirler. Aziz vatanımızın parçalarıdır bu şehirler.

Onlar sadece bizim sorumluluğumuzdadırlar ve bize aittirler. Bizim Ramallah üzerinde manevi haklarımız ve de sorumluluklarımız vardır, ama İstanbul üzerinde hiç kimsenin bir hakkı yoktur ve de olamaz. Başbakan kitlelere hitap ederken bu gerçeği dikkate alarak konuşmak zorundadır. Yoksa yarın da birileri çıkar, geçmişi referans göstererek İstanbul, İzmir ve hatta tüm Anadolu üzerinde hak iddia edip sana Orta Asya’yı gösterir.

***

“Ben Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmiyorum. Hamas kendi topraklarını koruma mücadelesi veren direnişçilerdir.”

Kesinlikle katılmadığım bu sözler de başbakan tarafından ifade edildi. Elbette ki kendileri de düşüncelerini ifade edeceklerdir. Ama bunun Başbakan’ın kişisel görüşü mü, yoksa Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet politikası mı olduğunun bilinmesi gerekir. Bu konuda Sayın Erdoğan gibi düşünenlerin tek bir savunmaları var. Onlar Hamas’ın seçimle işbaşına geldiğini, yani meşruiyetinin olduğunu ifade ederek terörist sayılamayacağını iddia ediyorlar.

İsrail Hükümeti de seçimle iş başına geldi ama ben onları da terörist olarak kabul ediyorum. Terör ve teröristin tarifiyle seçim ve demokrasi söylemlerini illa ki bir araya getirmek gerekmez. Terörün en belirgin göstergesi, amaçları uğruna kadın-erkek-çocuk, ya da suçlu-masum ayrımı yapmadan, hedef gözetmeden saldırılarda bulunmasıdır. Biz terörist başı Abdullah Öcalan için “bebek katili” vurgusunu da bunun için yapıyoruz.

***

Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunları içinden çıkılamayacak boyutlara gelmişken, iç ve dış politikada bir sürü belirsizlikler yaşanırken, memleketimizin bazı bölgeleri adeta terör örgütünün dehşeti altında yaşarken, televizyonlarda her gün şehit haberleri duyurulurken, genç nüfusumuz işsizlik nedeniyle suç çetelerinin tuzağına düşerken Başbakanımızın gündeminde sadece Gazze ve Hamas’ın yer alması halkımız adına üzüntü vericidir.

***

Son söz; kendi sorunlarını çözmekten aciz olanlar başkalarının sorunlarını çözemezler. Bizim sorunlarımız ise çözülmek şurada dursun, artarak devam ediyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son olaylar başbakanın dengesini iyice bozdu. Bu yüzden söylediklerinde pek sorumlu olacağını düşünüyorum. İyi bir dinlense hiç fena olmayacak. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 09.06.2010 22:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster