Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '12

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
355
 

İstanbulda AVM'ler gölgesinde yok edilen tarih !..

İstanbulda AVM'ler gölgesinde yok edilen tarih !..
 

kemikleri sızlıyor...


İstanbul rantiyyecilerinin tarihi eserlerimizi, insafsızca tahrip ettiklerini gördükçe, duydukça çok üzülüyorum... Gün geçmiyor ki asârı antikalarımızdan birinin daha üzeri, kamuflaj edilmesin...

Kamuflaj bittiğinde görüyoruz ki tarihi eserin yerinde yeller esiyor ve altından çirkin bir beton yığını olarak AVM'ler, işhanları, ticaret merkezleri vs.çıkıyor.

Ders alınır umuduyla aşağıdaki yaşanmış öyküyü yayınlıyorum.

. . . . .

Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebası Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv´de şöyle anlatmıştı.

''Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı.

Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu.

Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık.

Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

Kalıbı yaptık.

Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektuptu ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:

"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."

Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu´nun neresinden getirttiklerini söyleyerek açıklamalarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

Bu mektup bir sanatçının, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir.

Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir.

Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.

Bu duygunun yeni nesillerde de yaşatılması dileğimdir.

Ayşegül HAYVAR bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Üstat Sayın Mesut SELEK:Atalarımızın bize bıraktığı tarihi değerler bir bir çürüyor,belki bazıları restore ediliyor ama esasından bir iz yok,Yüzyıllar sonra neyin olacağını, nasıl olması gerektiğini düşünen ve bilen bir Mimar Sinan'ın bu mektubu yeni nesillere okunmalı ve anlatılmalı. Mimar Sinan büyük bir dahi olduğunu,Şişede sakladığı o mektupla bir kez daha kanıtlamıştır. Ruhları şad olsun Mekanları Cennet olsun, Selam ve Saygılar sunuyorum...!

Mehmet Burakgazi 
 16.07.2012 14:04
Cevap :
Mehjmet Bey,dünyanın en önemli ve gizemli kültür payitahtı İstanbul kazan,ben kepçe geziyorum...Eller dışardan;biz içerken kemirsek de bu tarihi kent tükenmiyor..Allahın takdiri muhteşem bir yapıya sahip...Bizler sahip olursan buı vatan batmayacaktır...Çok teşekkürler...sevgiler...sauygılar...selamlar...  16.07.2012 23:18
 

Koca Sinan'ın, engin bilgi ve sorumluluk duygu örneğini yansıtan yazınızı okurken inanın ürperdim Hocam. Bu nasıl bir bilgeliktir. Hatırası ve eserleri önünde saygıyla eğilmeyi hakediyor. Bugün, altı şiddetinde bir depremde yıkılan binaları düşündükçe...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 16.07.2012 13:27
Cevap :
Mimar Sinan, İbn-i Sina,Farabi,Piri Reis gibi, değerlerimizi dünya takdirle izleyip ilimlerini tatbik ve eğitim dünyalarında değerlendirmelerine karşın,bizim tarihçilerimiz,yöneticilerimiz Topkapı sarayı gibi muhteşem bir dünya arkeoloji ve tarih mirasını talan ettirmekle meşguller..TOKİ binalarının ve muhteşem müteahitlerimizin ne kadar sağlam ve muhkem yerlere yapıldığını hep birlikte izleyip rahmet okuyoruz...Bu seyahatimi tarihsel temalı uyguluyorum :)İstanbul kazan ;ben kepçe gezerken daha da aşık oluyorum bu kente...Çok ilginç resimler çektim...Bir toplantımızda müzikli CD olarak dağıtacağım sizlere:))Gül Hanım,teşekkürler...Saygılar...Kraliçe Kent İstanbul'umuzdan 'dan selamlar...sevgiler...  16.07.2012 23:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster