Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

07 Mart '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
77
 

iŞTE BÖYLE FRANK

iŞTE BÖYLE FRANK
 

internetten alıntıdır


Güneşli, güzel yine çok işin olduğu bir pazartesi sabahı. İş inatçı bir eşşektir, tutar yuları çekersin işler biter demiş biri bir zamanlar. Müzik kanallarından birinin sesi yine yüksek ben işleri toparlıyorum yuları sımsıkı tutarak. Spor kıyafetlerim üzerimde derse geç kalmamak için. Lisedeyken bir durak önce inerdim kendi durağımda inemeyeceğim korkusuyla. Arkadaşım Hanife ısrarla "Hayır hiç oturmazdın" diyor. O kadar olmasa da yine aynı ruh halleri bu yüzden bu kadar sistemle yaşıyorum ve yetiştiriyorum her işimi-gücümü ve onun için gezebiliyorum. Aklımda arkadaşlarıma bir gün her şeyi kıralım mesajını yazmak var.

 

Telefonum biplemeye başladı yine şükürler olsun. Beni bir bıraksalar ben de Nobel Ödülü alamam belki ama oturur yazarım yani yarım kalan hikayelerimi. Demek ki onun da bir zamanı var, dur bakalım o zaman ne zaman? Mesajlara bakıyorum, en büyük kızım yer tutmuş dört kişilik spor salonunda. Bu da benim gibi yazık ya. Çok içten"Her işin rast gelsin yavrum" diye yazıyorum. Oturur bir iki satır yazabilirim diye.

 

"Ne günlerdi be deyip" güldüğün biri varsa çok şanslısın demektir diye bir mesaj yollamış Hanife. Altında bir not: BENİM VAR (Bobinleri unutma düüüüüt:)) yazmış. Çok gülüyorum. Lise son sınıftayız, zıt Erenköy muhabbetlerinin yapıldığı zamanlar. Dayımın atölyesinden büyük boş ip bobini kartonlarından birini koyuyorum çantama okula götürüyorum. Birisine ters bir cevap vermem gerektiğinde çıkarıp "DÜTTT" diye bağırmak için. Sınıf kopmuştu gülmekten. "BENİM DE VAR ARKADAŞIM" yazıyorum ve oturuyorum yazmaya.

 

Frank Sinatra'da bir yazı yazmış onu paylaşmışlar Faysbukta. Enerjini tüketme çok zırlayanları dinleme,...v.s tarzında.  Aslında çok güzel bir yazı ama içinde bencillik var. Evet hayat çok güzel de... Hayat öyle değil işte. Yıllar ilerledikçe yanında birileri kalsın istiyorsan; dinleyeceksin anlamasan da, yanında olacaksın, paylaşacaksın, pişireceksin, gerekirse gidip süpürüp temizleyeceksin yüreğindeki pasları. Arkadaş-eş-sevgili fark etmez kim olursa olsun üstüne düşeni yapacaksın anti pas olacaksın arkadaş, yoksa yaylar oynuyor zamanla yerinden. O yayları yerine oturtmak için hep birilerine ihtiyacımız var.

 

Gün gelir negatif olur, gün döner pozitif olur insan hali. Bir döngüdür zaman, ne zaman döneceğine sadece kendi karar veren. Şu yaşıma geldim kimseyi derdi var diye yalnız bırakmıyorlar ama dötünü yayıp sadece hizmet ettirmeyi planlayanlara, sadece almaya yönelik davrananlara yer vermek istemiyor kimse hayatında onu öğrendim. Sizin evde yiyek içek bizimkinin kapısından geçek diye bir söz var ya aynı onun gibi. Hep söylerim herkesin enerjisi çok kıymetli-sınırlı, seninkini tüketmeyeceğiz bizimki sonsuz mu? Her şeyin bir sonu var Sebastian ay pardon Frank.

 

Öyle canın istedi ata binip, saçlarını savura-savura, koştura-koştura gitmek yok arkandakileri düşünmeden. Gideceksen eğer dinlendireceksin bindiğin o atı, doyuracaksın, suyu var, tımarı var, şevkati var,... Sadece, yüreğimin götür dediği yerlere götür beni demekle olmuyor. Gidersin, gidersin de dönebilir misin atla gittiğin o yerlerden yalın ayak onu bir düşüneceksin. Herkes bunu yapsa açıkta kalanların şaşkın açık ağızlarının fotoğrafını kim çeker acaba? Enerjini kötü emen eşini boşadın, arkadaşını hayatından çıkardın diyelim; ananı-babanı-evladını-kardeşini-yeğenini ne yapacaksın? Herkesin etrafında her türlüsünden her cinsinden de insan var üstelik.

 

İlişkileri bir yük haline getirenleri uzaklaştıracaksın hayatından, gülüşlerini çalanları da diyor yazı da. Frank, çok haklısın ya sen yüksen ne olacak? Hayatın öğrettiklerinden biri de; hep enerji tüketenler kalıyor ortada zaten senin bir şey yapmana gerek kalmadan. Helal lokma haram kursakta uzun süre kalmaz der ya bir sözde onun gibi. Enerji harcandıkça artan bir şeydir hele de güzel niyetlerle iyilik üzerine kullanılıyorsa daha da çoğalıyor. Her ne olursa olsun gülümsemeyi unutmadan yaşayabilmenin o dayanılmaz güzelliğini seyretmek de var bu hayatta. İşe yaramak, faydalı olabilmek, insan olabilmek.

 

Hayat güzel, hele de sağlıklıysan harca enerjini, kalk sil-süpür kendi hayatının çöplüklerini eşinin-arkadaşınınkileri de temizleyebiliyorsan hazır elinde süpürge varsa hiç bir şey kaybetmezsin. Gün gelir işler ters gittiğinde emin ol birisi de senin bahçene güller eker. Hayat verdiğini aldığını senden daha iyi bilir inan bana ve zaman sen ona hor davranmazsan o da sana da hor davranmaz. Onun için bu enerjimi tüketme laflarını bir kenara bırak da hakkını vererek yaşamaya bak Frank diyeceğim ama o da çoktan göçüp gitti bu fani dünyadan. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 1577
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 873
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster