Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '20

 
Kategori
Spor
 

İşte bu!

Fenerbahçe yıllardır bir şeyi tekrar tekrar yapıyor; iyi takımlara karşı çok iyi oynuyor ve onları yeniyor.

Başakşehir sadece iyi bir takım değil; ne oynayacağını bilen çok iyi bir takım.

Böyle bir takımı sahada oynayamaz hale getirmek için Ersun Yanal’ın ifadesiyle Fenerbahçe gibi olmak ve Fenerbahçe gibi oynamak lazımdır.

Beşiktaş’tan sonra Başakşehir’e de takım olarak bu mesaj verildi. Bu psikolojik bir üstünlüktür.

Rakibinize bunu kabul ettirdiğinizde genel averajdan da başka bir avantaj elde ediyorsunuz.

Oyunun dışında Kruse’nin attığı bir gol var ki bunu daha başka türlü de açıklamak gerekiyor.

Maç boyunca çok şeyi denedi Fenerbahçeli oyuncular. Pozisyonlar da ürettiler. İlk yarı Rodrigues ve Tolga biraz daha dikkat etseler belki Kruse böyle bir gol atamayacaktı.

Sezon başından beri Fenerbahçeli futbolcuları eleştirdiğim en bariz konu, gereksiz orta yapma çabaları ve ceza sahasına girmeyi tercih etmemeleriydi.

Topla ceza sahasında buluşma sayısından farklı bir detay bu.

Modern futbol hem hızlı oynanıyor hem adam eksiltmek için oyun planları hazırlanıyor.

Basketboldaki gibi topu çevirip, boş atış bulmak oyunundan söz ediyorum.

Futbolda da 2’ye 1, 3’e 2, 4’e 3’ler mesela…

Sahayı parsellere ayırıp her arsada bu oyunları tekrar ederek rakip ceza sahasına kadar giren takımlar oyun planı ile oynuyorlar.

Ceza sahasına girmek takımlara çok çeşitli avantajlar sağlar.

Ceza sahasına girip, çizgiye inmekse öldürücü darbeden önceki son hamledir.

Fenerbahçe’nin kadrosu tüm bunları yapabilecek opsiyonlara sahip. Sezon başından bu yana hep bu çerçevede yazıyorum, yorumluyorum.

Kruse’nin golü öncesinde topa baskı var, iki pasta ver kaç var; Vedat ile rakip savunmanın dengesini bozarak Kruse’ye alan boşaltma var.

Ne kaldı?

Alman oyuncunun bu boşluğa “dikine oynayarak” bir bilek hareketiyle kendi pozisyonunu yerleştirmesi.

Dikine oynamak da böyle olur.

Böyle bir gol attığınızda sadece Başakşehir’e değil, televizyonda maçı izleyen tüm takımların zihinlerine bir mesaj gönderiyordunuz.

Öne geçmenin psikolojik rahatlamasıyla Rodrigues’in çizgiye inerek Vedat’a attırdığı golü de buna eklediğinizde…

“İşte bu!" diyorsunuz.

Atmosferik ortamı değiştirdi ve yelkenlerini dolduracağı bir hava buldu Fenerbahçe.

Şimdi gemiyi bu atmosferik ortamda hedefe doğru götüreceği bir rota oluşturması gerekiyor.

Oyunun bundan sonraki hamlelerini yapma fırsatıdır bu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1918
Toplam yorum
: 2001
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1330
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster