Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
442
 

İşte hayat

İşte hayat
 

O 97 yaşında. Kızı 77. Şuuru yerinde. Hayatımda gördüğüm en poztif kadın. Bir kaç ay önce yürüteciyle salona kadar gelebilip, biraz oturup insanlarla hoş beş edebiliyordu. Artık O'nu da yapamıyor. Sürekli yatıyor yatağında.Canı değişiklik istediğinde kalkıp biraz oturuyor. Kemikler o kadar yaşlanmış ki artık bir saat filan oturduktan sonra vücut taşıyamıyor ve yatmak istiyor. Buna rağmen odasına girerseniz şirin bir yaşlı kahkahası ve "OOOO hoş geldin, hoş geldin, gel otur" diye buyur eden oldukça neşeli bir ses , son derce güleç minicik yaşlı bir insan karşılıyor sizi.

Kendi çocuklarını, torunlarını ve sık gördüğü insanları tanıyor. Beni çok sık görmediği için her seferinde yeniden tanışıyoruz ve çok memnun oluyor. Bu gün yine tanıştık yeniden. Beni yamacına oturttu. İlk soru.

"Evlimisin?"
"Hayır değilim."
"Ben evliyim 8 çocuğum var. 5 tanesi kız. Beyim vefat etti."
"Çocuğun var mı?"
"Hayır yok"
"Evlen ve çocuğun olsun bak bana kızım bakıyor yalnız olmaz. Allah'ım inşallah sana, hayırlı evlilik nasib etsin, hayırlı evlatlar versin."
"Okudun mu?"
"Evet okudum. Kızınız okuttu beni. Kızınızın öğrencisiyim ben."
"İşin var mı?"
"Hayır yok"

"Benim de işim yoktu .Ama evde çalışıyordum. İsteyenlere dikiş dikiyordum. Bir gün kadının biri geldi kocasına don istedi. Diktim verdim. Kocası demiş ki "Kim dikti bunu ben hayatımda bu kadar rahat etmemiştim" kadın da geldi bana söyledi. Bir utandım, bir utandım. 5 metre patiska alırdım, kendime, çocuklara, hepimize çıkardı atlet le don Giyerlerdi çocuklar. Eskiden yoktu böyle makina filan, elde dikerdik hep. Evde çalıştım ama bütün çocuklarımı okuttum. Hepsi güzel yerlerdeler. Oğlum Amerika 'da. Öyle elektirik de yoktu. Mumla gaz lambası ile ders çalışırdı çocuklar. Sonra İstanbul'a geldim, büyük kızımın peşinden o burada okuyordu. Ev aldık Erenköy'de kocam öldü yalnız oturdum bir süre. Sonra torunlar geldi, onlara baktım. Hepsi okudu torunların, doktor oldular, avukat oldular, çok iyiler hepsi." bütün bunları gülerek ve çok hoş bir edayla anlatıyor. O'nu dinlemek bana çok zevk veriyor.
"Namaz saati oldu mu?" saate baktı "Olmamış daha var. Ben duyamıyorum ezan okunurken söyle bana emi?"
"Olur söylerim tabii."
Şifonyerinin çekmecesinden bir paket bisküvi çıkardı "Al ye!!!" dedi.
"Sağol tokum yemiyeceğim." dedim.
"Olmaz ikram edilen şey yenir al bir tane ye! " dedi. Aldım bir tane
Hasta yatağından kımldayamazken, bir bilemedin iki metrelik hareket alanı varken hala kendisine gelen misafiri ikramsız bırakmıyor, usul ve erkandan vazgeçmiyordu. Bisküvimi yedim O'nun hatırı için. Baş ucundaki kolonyaya uzandı. Birde kolonya ikram etti.
"Bak okunuyor ezan " dedim.
"Hadi şimdi sen git namaz kılacağım" dedi.
Baktım geceliğinin manşetlerini iliklemeye çalışıyor ama beceremiyor manşetlerini ilikledim yine aynı şirin kahkahasını attı "Oooooo sağolasın.Çok teşekkür ederim!!! Çok teşekkür ederim.!!!!"
Önüne bir tabure çekti. Selam verdi.Tabureyi secdeye varmak için kullanıyordu.Namazını kılmaya başladı.Çıktım odadan.
Anlattıklarını gözden geçirdim.Yakınır gibi anlatmamıştı.Gülerek anlatmıştı.97 yaşındaydı ve kımıldayamayacak kadar yaşlı ve hasta olmasına rağmen, sağlıksızlığından bir kerecik bile şikayet etmemişti. Her üç kelimesinden sonra şükrediyordu. Anlattıkları doğruydu 8 çocuğunun hepsi okumuştu ve seçkin yerlere gelmişleridi ve torunları da ha keza aynı şekilde çoğu doktor, çoğu da iyi konumlarda farklı meslekteydiler. Kızlarından biri ilkokul öğrtmenim, torunlarından biri kardeşim dediğim en has dostumdu.

Ailesindeki bu başarının, bu kadının hayata bakış açısı ile çok alakalı olduğunu düşünüyorum. Kendi ile barışık, hayatla barışık, hiç yakınmayan, hiç şikayet etmeyen bir insanın yanındaki insanlar elbette ki başarısız olamazlar diye düşünüyorum. Ben bile epi topu 20 dakikalık bir konuşmada yanından huzur alarak kalktıysam.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek bir cümle özetleyiveriyor işte. 'Hayata bakış açısı'...Yakınmak,memnuniyetsizlik,eldekilerin yetmemesinden kaynaklanan serzeniş...Ama şükrediyorsan ve her şeye rağmen karamsarlığa kapılıp sürüklenmiyorsan önce kendin mutlu oluyorsun sonra da başkaları. Zincir gibi...Kaleminize sağlık...Sevgiler

guguk kuşu 
 15.06.2007 10:55
Cevap :
Sizin de yorumunuza sağlık , vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.  15.06.2007 18:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1853
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster