Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
13784
 

İşte Hayrünnisa Gül'ün kıyafeti...İşte ılımlı islam modeli...

İşte Hayrünnisa Gül'ün kıyafeti...İşte ılımlı islam modeli...
 

Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler


Ünlülerin modacısı Dilek Hanif’ in hazırladığı gül kurusu rengindeki Hayrünnisa Gül’ün kıyafeti, ılımlı İslam ölçülerine tam uygunluk arzetmekte.

Saf ipek kumaştan hazırlanmış pastel gülkurusu rengindeki tuvaletin üstüne, parlak pul ve taşlarla işlenmiş aynı tonlarda dantel ceket ve tuvaletle aynı renkte devamıymış gibi görünen türban, katlamalı bir modelle ve kuyruk şeklinde arkada uzanıyor. Siyah çarşafa karşılık pastel renkler, parlak taşlı işlemeler, dar sayılabilecek uzun bir etek, yoğun makyaj, şapkaya benzetilmiş türbanla mesele yumuşatılmış.

Tam AB’nin ve ABD’nin istediği Büyük Ortadoğu Projesi içinde Türkiye’ye atfedilen ılımlı İslam modeli yani…

Şu eski Türkan Şoray filmlerindeki yürüyüş, duruş dersleri veren öğretmen rolündeki Kayhan Yıldızoğlu lazım yalnız ! Duruş faul . Göğüsler ilerde, karın içerde, omuzlar ve baş dik, eller zarif bir biçimde konuşlandırılmış olsa...Tam süper olacak yani!!!

Şerefe kaldırılan kadehlerin içindeki su , ilk kez giyilen smokin ve bence hiç şık olmayan ve protokole aykırı gümüş rengi papyon da bu modelin parçaları. Kravat da Hırvatlardan alınma değil mi ? Ya giydikleri İtalyan, Fransız marka takımlar ? Yahu bu uyum yasaları AB modeli değil mi ?

Kapatma davası ile birlikte, AKP’nin üstündeki türban da yavaş yavaş kalkarken, gerçekler kabak çiçeği gibi gün ışığına çıkmaya başladı . Hem de ağır ağır değil, tüm hızı ile.

Şehir dışına çıkarılan içkili yerler, kadeh yasakları dayatılan İslami yaşam modelleri. Bunca dayatmaya karşın, çarpık muhafazakarlaşma ile ortaya çıkan çocuk istismarcılığı, sapık ilişkilere kılıf bulma çabaları inanılır gibi değil.

Medya kuşatma altında ! Medyadaki son kalelerden biri daha, kuşatmalara, baskılara, hacizlere dayanamayarak düştü.

Ya benden olacaksın, ya yok olacaksın ! taktiği ile kuşatılmakta, bir bir tarafsız kalmaya çalışan yayın organları. Çoğunlukçu diktatörlük iş başında.

Türkiyede her yüz kişiden 4’ü açlık sınırının , her yüz kişiden 20’si de yoksulluk sınırının altında yaşıyor ! Kadınlarda bu oran daha da yüksek .

Buna karşılık, milli gelirden yüksek pay alanlar, paylarının üstüne katmerli paylar eklemekte. Gemicikler, gümrüksüz ve kredili mısır ithalatları, prinç stokları, medya ihaleleri, devlet bankası kredileri ile…

RTE; dört çocuğu olmasından çok mutluymuş….keşke altı tane olsaydı demiş hatta!!! Eeee…dünyanın sayılı zenginleri arasında olmak kolay mı ! Adama varis lazım! Ne kadar çok varis, o kadar çok gemicik, o kadar çok ihale, o kadar çok devlet bankası kredisi. Hem de üç yılı ödemesiz. Hem de Katar destekli…Hem de borçlu mal teminat gösterilerek….

Hala öcü gibi korkuyorlar, işçiden, emekçiden ve feministlerden…

Emekçiden, emekten korkuyorlar. Emekçinin tepkisinin , toplumsal muhalefete dönüşmesinden korkuyorlar çünkü…

AKP Başkan yardımcısı , Dengir Mir Mehmet Fırat yine “ Bizim milletvekillerimiz feminizm ideolojisinin kölesi olmazlar “ diye buyurmuş. Üç ay önce de diyanet İşleri Başkanı, Feminizm ahlaksızlıktır, demişti ya…

Doğru lafa ne denir ! AKP'li kadın milletvekillerinin kocalarına sağlanan mevkiiler, kıyaklar varken, kadının eşitlik mücadelesinden onlara ne ! Siyaset onlar için rant kaynağı sadece. Üstelik din üzerinden yapılan siyasetle yumuşak yumuşak sömürmek...

Kadını sindirmek, eve kapatmak, sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmemek varken ; kadının insan haklarından onlara ne !

Kapatma davası ile birlikte, düğmeye basılmış gibi , türban meselesi hız kestikçe , birdenbire AB kurmayları arzı endam etmeye başladılar, sömürge valileri misali…

Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek , rejimin teminat maddeleri tartışma altında ! Anayasal kurumlar, Anayasa Mahkemesi, yargı emperyalist saldırı altında ! Mahkeme sürerken müdahale etmek, etkilemeye çalışmak anayasal suç oysa.

Anayasa Mahkemesi üyeleri sadece dışarıdan değil içeriden de kuşatma, takip, gözlem ve baskı altında!

Derin devlet iş başında !

Yarın çıkıp, bu da ERGENEKON İŞİ der bunlar, kesin...

Hazırlanan yargıyı bağımsızlıktan çıkarıp, hükümetin emrine verme operasyonu demek olan “Yargı reformu taslağı “ önce AB kurmaylarına takdim ediliyor, Yüksek yargıya, barolara sorulmadan, kamuoyu tartışmasına açılmadan önce. Bu ne onursuzluk !

Rejimin temel ilkelerine, yargı bağımsızlığına, yüksek yargı organlarına, muhalefet partilerine uluorta karışıp, ahkam kesen demokrasi havarileri ; 1 mayıs açık işkence pazarı hakkında sus pus... İlhan Selçuk'un ,Kemal Alemdaroğlu'nun , Doğu Perinçek'in, Gencay Gürsoy'un hukuksuz ve usulsüz gözaltıları karşısında kem küm...Sanki koalisyon ortakları mübarekler ! Ve aynı ortakları gibi kendilerine ve işlerine geldiği kadar demokratlar .

Bu adamların bize reva gördükleri özürlü ülke statüsünü içlerine sindiremeyen gençler , o apolitik diye beğenmediğimiz burun kıvırdığımız gençler dahi artık AB ye destek olmadıklarını açıklamışlar Abbas Güçlü’nün Genç Bakış programında. AB desteği gitgide azalmakta, bağımsızlığımıza yapılan özde ve sözde müdahalalerle.

Kim istemez ki eşit ve tam üye olmayı. Batı tipi özgürlükçü ve çoğulcu gerçek demokrasiyi. Emeğin serbest dolaşımını ? Ama AB’ye tam üyelik bir hayal sadece…Üyeliğe kabul için oy birliği şart. Fransa, Lüksemburg, Avusturya'nın bize karşı tavrı ve tutumu ortada.

Onların tek istekleri tüm taleplerini koşulsuz yerine getiren ve getirecek olan bir iktidar. Demokratlık falan hikaye Türkiyede gündeme getirdikleri , Ilımlı İslam modeli ile BOP 'u( Büyük Ortadoğu Projesi) gerçekleştirmek. Önemli olan çıkarlar yani…

Hayrünnisa Hanımın ipek gülkurusu kıyafeti gibi aynı... Siyah çarşafa, burkaya, peçeye karşı; gülkurusu renginde ve ipekli, pullu işlemeli ve şapkaya benzetilmiş türbanlı ılımlı model... Ve Ortadoğudaki dengeler için ılımlı bir islam devleti, radikal islamcılara karşılık yumuşak bir islam modeli. Her dediklerini yerine getiren ve getirecek olan bir model bu, ılımlı İslam modeli...

Gerisi hikaye…

Işıl bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hamfendiyi Dilek Hanif giydiriyormuş, kim giydirirse giydirsin hiç mi hiç beğenmiyorum, belki de içindeki sinirime dokunuyor ondandır...

Sema Sener 
 27.05.2008 18:25
Cevap :
Sevgili sema, objektif olarak söylüyorum ki, devletin başında görünen tablo çok karanlık , demode, altyapısız, zevksiz...Dışişleri konutunu nasıl dekore ettiğini anlatıyordu dünkü gazeteler; yapay plastik çiçekler, oymalı kakmalı renkli mobilyalar, rengarenk halılar, antika taklidi eşyalar...Ve de drolmabahçe sarayındaki eşyaları istemiş Çankaya'ya, bu günkü gazeleterde onu yazıyordu.Onların hepsi kayıtlı ve Dolmabahçede sergilenen Osmanlıya ait parçalar.Çok gerdiler ipleri çook ve de germeye devam ediyorlar.Bir Semra Sezer'i düşünüyorum...Emel Korutürk'ü...Mevhibe İnönü'yü... Sonra Turgut Özal'ı...Günahları çok. Memleketin tüm değerlerini altüst etti.Bu günlere; İlk yumuşak geçiş onun döneminde oldu aslında. Teşekkürlerim ve sevgilerimle semoşum  27.05.2008 21:52
 

Kör gözüme değnek... ELİNE SAĞLIK...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 21.05.2008 21:46
Cevap :
Canım Serabım, ilgin, desteğin ve katkıların için sonsuz teşekkürlerim ve daima aydınlık sevgilerimle...  21.05.2008 23:09
 

Artık o görüntüleri izlediğimde kanımın donduğunu hissediyorum. Bilme daha fazla bir şey söylememe gerek var mı? Yüreğine sağlık. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 17.05.2008 22:43
Cevap :
Canım Özlemim, sen bir de bizim Ölüdeniz görüntülerimizi izle ! Donan kanın ısınsın...Şu anda öyle bir relaksım ki, dünya yansa umrumda değil derler yaa...işte aynen öyle. Lacivertin tüm tonlarında dünyanın en güzel koyları. Ayışığında kocaman ateş böcekleri gibi yamaç paraşütleri asılı gökyüzünde. Ve kahkahalarımızı kıskanan ayışığı...Yaşasın özgürlük ! yaşasın memleketim ! Gerizsini sen tamamla canımın içi...  21.05.2008 21:51
 

tuhaf manzaralar işte... Biri açlıktan parti toplantısında, açlığını diyemeden bayılıyor..bir taraftan kraliçe gelmiş diye bir grubun kıçı tavana vuruyor!...Kafama pırlantalı huni takasım geliyor:(((...sevgilerimle Neşe'm

güzaltı 
 16.05.2008 15:15
Cevap :
Fuşya rengi incecik askılı bir tuvalet yerlere kadar...ayaklarında yine pırlanta taşyı sandeletler ve kafanda pırlanta taşlı huni!!!!Bu gün buranın pazarı. Ve ben ciddi pozlarda işimin başındayım sözde!!!Ama yorumundan sonra kimde ciddiyet kalır ki. yerlerdeyim tabii. Adamlar da ters ters bana bakıyorlar. Hep şeyler ciddi olur yaaa...Millitcek geçici delilik hallerindeyiz aynen.Belleklerimizi yitirdik çoktan. Geçen de ANtalyada 65 yaşında emekli olmak istemiyorum diye bağıran bir emekciyi apar topar götürmüş RTE'nin korumaları. hemde kafasına kesekağıdı geçirip!Saatlerce eziyet etmişler adama.Valla bu taşlı huni meselesini pek sevdim. Artık sarwoski taşlı mı olur, pırlanta mı yoksa beyoğlu taşlı mı, orasını bilemem güzaltım. sevgimle hep...  16.05.2008 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2265
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster