Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
358
 

İstemiyorsan izleme kardeşim!

İstemiyorsan izleme kardeşim!
 

Tarihin arka odası


Bazen kendime şaşıyorum, önemli gündemler önümüzde cereyan ederken, kişisel ve sığ gündemlerle uğraşıyormuşum hissine kapılıyorum. Öyle ya seçim yaklaştı 3 ay kaldı konuya daha dem vuramadım kendi adıma. Arap dünyası yıkılıyor, ardı ardına domino taşı devrilir gibi olaylar sadece izliyorum, yazsam gidişat mı değişecek sanki, kızgınlıklarımızı, eleştirilerimizi belki de bir haber kuşağı kadar sürede hatırlıyoruz ve o anda zaten düşüncelerimizi yanımızdaki birine ya da kimse yoksa mırıldanarak söyleniyoruz? Doyuma ulaştık şimdi reklamlar ve diziler, gelsin maçlar kahveler, çaylar devam edip gidiyor. Bir yerlerde patlayan bir bomba canımızı sıkıyor ve üzülüyoruz o kadar. 

Balyoz, Ergenekon olaylarına kimimiz oh iyi olmuş diyor, kimimiz vah yazık oldu diyoruz. Duyarlı fakat buna rağmen, bir o kadar duyarsız hale sokulmuş bir kitle oluştuğuna inanıyorum. TV kanalların da her gün yüzlerini görmekten gına gelen fikirleri malum şahısların kayıkçı kavgaları komedi programları gibi. Bir rehavet çökmüş üstümüze izliyoruz işte. 

Sonra bakıyorum Dünya yerinden oynarken arkadaşlardan kimi güzellik iksiri tanımı yazmış kimi bir tatil beldesi tanıtma derdinde. İçimi çekip ne mutlu bu arkadaşlara diyorum, yaşama bakış açılarına bak da ders al biraz, gamsız ol diyorum kendi kendime. Ne ne gerek sütlü börek anlat fasulyenin faydalarını rahatla, kır k...çını otur aşağıya. 

Bense ne zaman bir olaya içerlesem ya da sinirlensem sarılırım kaleme kağıda ya da saldırırım klavyeye. Hoşuma giden bir şey için kaleme sarılma sayım nispeten azdır nedense. 

Libyada tahliye operasyonu Dünya kamuoyunu gözleri önünde örnek olacak şekilde sürdürülürken. Tam takdir edecekken yutkunur ve susarım iktidar şımarmasın diye!. Nasıl mantıksa bu anlamış değilim. Oysa milli mesele gibi ama taraf olmaya alıştırılmışız, düşüncelerde bölünmüşüz bir kere. Galatasaray ve Fenerbahçelilerin tribünlerde karışık oturduğu ve maçı beraber izlediğimiz dönemlerden kalma bir kafaya sahip olduğum için ve bizzat bu güzelliği yaşadığım için, bugünkü yaklaşımları içime sindirmiş de değilim aslında. Şimdi taraftarlar deplasmanlara 1200-1500 kişi ve 5000 polis eşliğinde üzerleri ağla örtülmüş bir kümes görünümündeki bölümlerden izliyorlar. Nereden nereye. 

Dedim ya bu ara küçük ayrıntılara takılıyorum diye. Bir örnek yazıp bitireyim. Şu meşhur tarihin arka odası programına taktım şimdi de. İzleyicinin biri mail atmış Murat bardakçı o meşhur eğilmesi ile laptopa eğilmiş okuyor, gözlüğünü düzeltip arkasına yaslanıyor ve anlaşılması zor homurtusu ile başlıyor hakaret etmeye izleyiciye. Neymiş efendim saatlerce ok mu tartışılırmış!. İncir çekirdeğini doldurmayan konularla saatlerce ekranı meşgul ediyorsunuz demiş. Bardakçının yanıtı aynen şu; İzleme kardeşim alala! Yaklaşıma bakar mısınız, tabi kafamın tası atıyor o anda başlıyorum söylenmeye, izleyici eleştiri yapamaz mı? Sırf zaman doldurmak için hazırlanmış bir program konumuna sizin fuzuli ve boş muhabbetleriniz çanak tutmuyor mu? Bir tarih programı hedef koyup ok atma gösterisine kadar lüzumsuz sulandırılmıyor mu? Tarihi yaşattığınızı mı zannediyorsunuz. Emekli Büyükelçi İnal Batu’nun kızı ( Pelin Batu) onca bilim adamı ( kadını) dururken hiç anlamadığı konularda tıslayarak ağzında akide şekeri varmış gibi ahkam kesmiyor mu? Reyting uğruna anormal çıkışlar yapmıyor mu? 

Bazı önemli konular köy kahvesi muhabbeti hüviyetinde görülmüyor mu sizce? gibi bir çok soru takılıyor kafama. İyi ki Murat Bardakçı duymuyor şu söylediklerimi. İzleme kardeşim mecbur değilsin izlemeye diyebilirdi. Sadece bu programda değil, evlilik, bbg , ekranda kurulan sözde mahkemeler eleştirildiği zaman dikkatimi çekti. ‘’İstemiyorsan izleme kardeşim’’ onca kanal var deme modası normal bir karşı duruş olarak bir savunma tekerlemesi olup çıkıverdi. Bu şuna benzedi, bu yazdıklarımı eleştirecekseniz bir daha yazılarımı okumayın kardeşim gibi abuk sabuk bir şey işte. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1024
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

1957 Eskişehir doğumlu, Esk.A.Ü İşletme, İşbankası emeklisi, İstanbul Büyükçekmece de yaşayan, ST..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster