Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
241
 

İsteyen yazsın harfler bitmez.

İsteyen yazsın harfler bitmez.
 

Bazı blog yazarlarının, Blog yazanlarla ilgili bazı önlemler alınmasının gerektiği düşündüğünü farkettim. 

Bu görüşte önemli ölçüde haklılık payı vardır ama nihayetinde Blog yazanların tamamına yakını, basılı kitapları olmayan, bir dergide makaleleri şiirleri yayınlanmamış, yazılarını yıllarca -belki bir ömür boyu- dosyalarda saklamış insanlardan ibarettir. Bu durumu düşündükçe de, Milliyet Blog'da yazmanın neden o kadar heyecan verici ve hoş bir duygu olduğu kolayca anlaşılabilir. 

Yazanların çoğu içlerinde kalmış uhdeler neticesi ve yüzlerce kişi tarafından okunmanın hevesiyle yazmaktadırlar. 

Bloglara belli bir düzen getirilmesine taraftarım ancak, herkesin sadece uzman olduğu konularda yazması gerektiği fikrine bu nedenle katılmıyorum. Yani ortam varken, yazan dilediği, istediği konuda yazsın. 

Uzmanlığın belirlenmesi de çok kolay olmaz. zaten. Üyelik kaydı yapılırken bunun belgelenmesi diye bir konunun mümkün olamayacağına göre fazlaca uygulanabilir bir kısıtlama değil kanımca. 

Bu nedenle, dileyen dilediği konuda, küfür, hakaret, çirkin kelimeler, kanunlara göre suç olana özendiren ifadeler kullanmamak şartıyla yazsın diyorum. 

Malum, harfler yazdıkça tükenmiyor. 

Ben, sadece, blog yazılarına bazı bakımlardan özenle irdelenerek yayın izni verilmesine taraftarım. Bu da genel olarak insanları ya da grupları aşağılamaması, özel olarak da bir şahsa karşı rencide edici olmamasıdır. 

Kendim yazarken şöyle düşünür ve otokontrol yapmaya çalışırım: 

Her yazının bir soruna çare olması diye bir gereklilik olamayacağına göre, yazım, mum ışığında yenen güzel bir yemek sonrası hissedilen iç hoşluğunu yaratabiliyor mu? 

Yazım, insanlara olumlu bir etki yapabiliyor mu? Yani okuyan, okumadan önceki haline göre bir nebze olsun yararlı çıkabiliyormu? 

Yemek örneğiyle başlamışken, bazen, bol kremalı bir yaş pastanın bizde yarattığı -zararlı olsa da mutlu edici- etkisini, bazen, -tadı çok sevilmeyen ancak uzun vadede çok yararlı- zeytinyağlı kereviz in etkisini verse de, yazı olumlu bir etki yapıyor mu? 

Yazımı 200 kişi okumuşsa eğer, o 200 kişiden 3 tanesi yazdıklarımdan dolayı olumlu bir harekete yönelmişse bu benim için büyük mutluluk sebebidir. 

Hayata küsmüş bir insan, benim bir cümlemden kendisine tutunacak bir dal bulmuşsa bu da benim için mutluluk sebebidir. 

Eleştiri almayacak mıyım hiç? Tabii ki alacağım. 

Herkes hep aynı düşünebilir mi? Mümkün değil eleştiri olmaması. 

Olumluyu herkes sever tabii, ya olumsuz eleştiriler? 

Hakarete varmayan her olumsuz eleştiri kabulüm. 

Ben de eleştirebilirim ama şahıslara hakaret olarak değil, düşüncelere yönelik eleştirmeye çalışırım. 

Klasik laf "herkes evinin önünü temizlerse sokaklar tertemiz olur" 

Hepimiz bu konulara özen gösterirsek, nezih, insana yaraşır davranırsak, bulunulan her ortam çok nezih olur. 

Herkese saygı ve sevgilerimle. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

beyaz ışık saçan bir yazı yazmışsınız. Tebriklerimi sunuyorum. MB da olabilmek ve yazdıklarımızı, gönül nağmelerimizi paylaşabilmek anlatılamaz bir kıvanç kaynağı. Birbirimize saygılı olduğumuz ve aldatmaya yönelik tavırlar içerisinde olmadığımız sürece hiç bir sorun yaşanmayacağı düşüncesindeyim. Selam ve saygılarımla.

Ay Şen 
 23.06.2011 15:01
Cevap :
Sizin yorumunuz da çok ferahlatıcı.Teşekkür ederim. İyilikle kalın.  23.06.2011 15:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 216
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster