Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
536
 

İstiklal Marşı'mızın Felsefesi ve Zeki Sarıhan...

İstiklal Marşı'mızın Felsefesi ve Zeki Sarıhan...
 

     Kurtuluş Savaşı konusunda uzman olan ve bu konuda yazdığı önemli kaynak niteliğindeki kitaplarıyla öne çıkan Zeki Sarıhan “Kurtuluş Savaşı Günlüğü (dört cilt) Kurtuluş Savaşı Kadınları, Kurtuluş Savaşı Gençliği, Çerkez Ethem'in İhaneti, Kurtuluş Savaşı'nda İkili İktidar, Kurtuluş Savaşı'nda Türk-Afgan İlişkileri, Vatan Türküsü, İstiklal Marşı, Mehmet Akif, Kurutuluş Savaşı Öyküleri serisi kitaplarının hepsi Kurtuluş Savaşımızı anlatan ve o günün şartlarını dile getiren önemli kaynak kitaplardır…

Zeki Sarıhan, üretken yazarlığı yanında ülkemizin bir çok yerinde bu konularda konferanslar veren uzman bir yazarımız…

Zeki Sarıhan, Didim Belediyemizin davetlisi olarak Didim ilçemizdeydiler. İstiklal Marşımızın Kabulünün yıldönümüne denk gelen bugünlerde Sayın Zeki Sarıhan’ın Didim Belediyesinin katkılarıyla Didim Ticaret Odasında verdiği konferansı can kulağıyla dinledik…

İstiklal Marşımızı iyi anlayabilmek için ülkemizin 1920’lerde içinde bulunduğu durumu iyi kavramak ve Mehmet Akif Ersoy’u da iyi tanımamız gerekiyor…

Bu konularda bir takım önyargıların-peşin hükümlerin- yanlış değerlendirmelerin ve algıların olduğunu biliyoruz… Mehmet Akif’in kişiliğine ve İstiklal Marşımızın sözlerine yönelik bir takım eleştirilerin o dönemlerde de olduğu gibi bugünlerde de olduğunu belirtelim…

Sarıhan, Didim Ticaret Odasındaki konferansında bu konuya özellikle değinerek bir takım yanlış algıları değerlendirdi…

Bu algı ve yanlış değerlendirmelerin başında İstiklal Marş’ımızda “Türk” sözcüğünün geçmemiş olmasıydı…

Sarıhan bu konuda; 1920’nin şartları, ülkemizin en buhranlı dönemiydi. Ulusun bir yılgınlıktan, moral bozukluğundan kurtulması gerekiyordu… İnönü’ye göre askerimizin ve halkımızın moralini yükseltecek bir Milli Marş’a ihtiyaç vardı… Bu marşı sonunda M. Akif Ersoy yazdı… Akif’in şiirinde Türk kavramı yerine “Millet kavramı” vardı… O günün şartlarında bu gerekliydi. 1921 Anayasasında da  “Türk sözcüğüne” rastlamayız… Mehmet Akif’in  “Milletim” kavramı tüm ulusu kapsayan, kucaklayan bir yönü ve bütünlüğü var… O dönemlerde Atatürk’ün de “Türk” kavramını çok az kullandığını belirterek,Türk sözcüğünün –kavramının- 1924 Anayasasında yer aldığını da belirtti.…

Sayın Sarıhan’ın tespitlerinden hareketle, M. Akif’in “Milletim” kavramıyla Atatürk’ün “Türk” kavramının örtüştüğünü düşünüyorum… Türk kavramı ,bir ırkın adı olarak değil de bir ulusun adı olarak ortaya çıkıyor ve bir bütünlük ortaya çıkarmaya çalışılıyor…

Akif’in İstiklal Marşı şiiri 1925'li  yıllardan itibaren eleştiriliyor, İstiklal Marşının  değiştirilmesini isteyenler de oluyor fakat bu başarıya ulaşmıyor…

M. Akif inançlı, dindar bir kişiliğe sahiptir. Kurtuluş Savaşı dönemlerinde verdiği vaazlarla Kurtuluş Savaşına önemli bir destek vermiştir. İstiklal Marşı için verilen ödülü kabul etmemiş, Kurtuluş Savaşımız için üretim yapan Kadınlarımıza bağışlanmasını sağlamıştır. Hep anlatılır, Sayın Sarıhan’ın da verdiği konferansta değindiği gibi Ankara’nın o soğuk günlerinde sırtında paltosu olmadığı halde böyle ödülü almayan insanın sağlam bir kişiliğe ve yurtseverliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Ödül karşılığında kendi ulusuna marş yazmış olmayı istemeyecek kadar gururlu ve duygulu bir insan olduğunu düşünüyorum… M. Akif’, asla günümüzün din tacirleriyle karşılaştırılmamalıdır…

İstiklal Marş'ımıza Ağustos 1979 yılında ODTÜ üniversitesinde, İstiklal Marşı çalınırken ayağa kalkmayan bir grubun Enternasyonal Marşını söylemeleri ne kadar yanlışsa, 1980 yılında Konya’da bir parti tarafından(MSP) yapılan Kudüs'ü kurtarma mitinginde İstiklal Marşı okunurken oturulması da o kadar yanlıştı…

İstiklal Marşlarının – Ulusal Marşların- öyle kolay yazılmadığını, yazılmayacağını düşünüyorum… Günün, şartları ve duygu durumu ancak bir marş yazdırabilir. Bu şartlar da 1921 yılında vardı…

Eğitimci, araştırmacı yazarımız Zeki Sarıhan'ın Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı ve Kurtuluş Savaşı hakkında yazdığı kitapların çok önemli kaynak kitaplar olduğunu düşünüyorum. Birtakım önyargılardan kurtulmak için bu kitapların okunmasını da tavsiye ediyorum...

Sözlerimi M.Akif’in hasta yatağındayken söylediği şu veciz sözle bitirmek istiyorum…

“Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın”

 

  

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1386
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1017
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster