Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '16

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
223
 

İstismar et, arabul...!

İstismar et, arabul...!
 

ınt


Meclis Araştırma Komisyonu, kadınların ve çocukların sahip olduğu az sayıdaki hakkı da ortadan kaldırmayı öneriyor. 

TBMM Boşanma Komisyonu onayladı: Çocuklar istismarcıyla evlendirilecek.
 
Daha ne diyebilirim ki? Çocuk evliliğini teşvik ediyorlar. Kendini yetiştirmiş, aklı başında insanların, kadınların, yıllardır önlemeye çalıştığı, çocuk evliliğini teşvik ediyorlar.
 
Şiddet gören kadınlara, tecavüze uğrayan kadınlara, güya destek olmak için, tecavüzcülere hadım etme uygulaması getirmeye çalışıyorlar. Buna katılanlar olabilir ama olmamalı. 
 
Ne oluyor şiddete, şiddetle karşılık vermekle nasıl bir çözüm bulunmuş mu oluyor…
Bitti mi? 
 
Şiddet gören kadınlar boşanma davası açtıklarında, arabulucuk ve uzlaşma uygulamasını öneriyorlar. Yani kadın dayağı yiyecek, ara bulacak, “Kocandır, dövse ne olur! Yuvanı yıkma! Çocukların senden önemli!” diyecek, kadın da istese de istemese de, başını öne eğip, dayağı yemeye devam edecek…
 
Hepsi birbirinden rezalet birde kadına, ayrılmaya kalkarsa bütün mal, para varlığı erkeğe kalıyor. Bütün yıllarını kadın erkeğe hizmet ederek geçirmiş zaten, saç kalmamış kafasında, herhangi bir neden ile ayrılırsa elinde ne var koca bir hiç;  Hepsi erkeğin neymiş o kazanmış! Elli yaşındaki kadın hangi işe girip kira ödeyecek nerde çalışacak. Bu kadın mağduriyeti değil de nedir? Erkek ne yaparsa yapsın, çekmek zorundasın. Sövsede, dövsede ayrılırsan ortada kalırsın, devlet sana bunu layık görüyor…
 
Aile hukuku söz konusu olduğunda bütün duruşmalar gizli yapılsın isteniyor. Gizli olunca kimse giremiyor haliyle, basın da giremiyor. Kadınlara yapılan şiddeti kimse duymasın, bilmesin, yazamasın…
 
Boşanma zorlaştırılsın isteniyor. Kadının nafaka hakkı, süreye bağlansın isteniyor.
 
Beynim uyuştu…
 
Rapor, çocukların cinsel istismarının “rızaya” dayalı olabileceğini ama yine de suç olarak kalması gerektiğini söyledikten sonra çocuk istismarcısının tecavüz ettiği çocukla beş yıl boyunca “sorunsuz” ve “başarılı” bir evlilik sürdürmesi halinde denetimli serbestlikten yararlanmasını öneriyor.
 
Tecavüze ve cinsel istismara uğrayan bir çocuğun bunu kendisine yapan kişiyle evlendirilmesi, o çocuğun uğradığı tecavüzden daha ağır bir travma değimlidir…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kötü bit benzetme olabilir ama Tilkiyi kümese bekçi yapmaya benzetilebilir bu durum, neresinden bakarsanız bakınız ne evrensel ahlak ve hukuk kuralları ile örtüşür bu uygulama, hak ediyormuyuz oldukça yığın büyük bir popülasyona göre evet, duyarlılığınıza, emeğinize, dimağınıza sağlık, selam ve saygı ile.

Nizamettin BİBER 
 26.05.2016 9:00
Cevap :
Kümesin içi besili tavuk dolu, fakat sahipsiz, kümese bekçi aramaya başlamışlar. Tilki de başvuranlar arasında; Aday olanların hepsine bakmışlar en gözü açık, en güvenilir tilki görünüyor. Tilkiyi almışlar, bekçi yapmışlar. "Kaç para maaş istersin" diye sormuşlar...! Tilki, "Valla ben gülmekten söyleyemiyorum, siz takdir edin" demiş... Nizamettin bey kötü bir benzetme değil,sadece öyle... Çocukların, istismarcılarıyla yanitecavüzcüleriyle evlendirilmesi; çocuk evliliğinin teşviki, Boşanma ve kadına karşı şiddet “özel alan” kabul edilerek devletin sorumluluk alanı dışına çıkartılmaya çalışılıyor, Hadım uygulaması, Hem şiddet başvurularında hem de boşanma davalarında arabuluculuk ve uzlaşma uygulanması, Şiddete maruz kalan kadınların mesai saatlerinde karakollara başvurmasının önünün kesilmesi, Şiddete karşı koruma kararları için delil veya belge aranması, tedbir süresinin kısaltılması, Aile hukukuyla ilgili tüm duruşmaların gizli yapılması vb. Daha ne diye bilirim. Çok teşekkür e   26.05.2016 14:35
 

Çocukların cinsel istismarı konusunda onları o kişilerle evlendirmesine pek aklım almıyor. Aslında bu tür insanlara gerekli cezalar ne ise verilmelidir. Çocuklarımızı korumak zorundayız. Unutmayalım ki çocuklar bir toplumun geleceğidir.

Abdülkadir Güler 
 23.05.2016 19:22
Cevap :
Çok doğru , Abdülkadir hocam. Onlar bizim geleceğimiz, her şeyimiz. Nasıl zarar görmelerine izin verebiliriz... Çok teşekkür ederim. Selamlar, saygılar  24.05.2016 16:11
 

Gerçekten susmak istiyorum siz beni anlıyorsunuz.

Şennur Köseli 
 23.05.2016 13:20
Cevap :
Çok iyi anlıyorum, Şennur hanımcım.  23.05.2016 13:55
 

Değerli Birgül YILMAZ, Sorun, "Kadın-Erkek" meselesi olarak görüldüğü sürece, çözüm için yapılan sadece, "şikâyet!”" boyutunda olacaktır. Sorun: Bir insan (anlayış) meselesidir. İnsan: bilgi-deneyim ve basireti ile düşünerek bilgi üreten varlıktır. Bilgi-deneyim ve basireti olmayanlar, “Kadın-Erkek” olumlu manada ne üretecektir? Bir "Hiç!" değil mi? İnsan: Kendini, gönderilen "din"i, karşısındaki ile olan ilişkide ne yapması ile nasıl davranması gerektiğini bilmemektedir. Amatör bir anlayışla birkaçbin yıllık insan “özel yaşamı”nı yüzeysel de olsa öğrendiğimizde; insanın, kendi yaşam kalitesi ile ilgili bir şey üretmediği görülmektedir. "Ok", yerini Nükleer silah’a; "At’ın", otomobil’e (konfora) bırakmanın dışında. İhtiyaç fazlaları paylaşılmamakta, faiz, zina ve cinayetler devam etmektedir. Akıl hastalıklarının tedavisi var mıdır? Mesele: "Kadın-erkek" değil; İnsanın anlayışında bir gelişmenin olmamasıdır. Tartışılması gereken: "İnsanın neden gelişemediği"dir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 21.05.2016 14:24
Cevap :
Evet, tabi ki sorun Kadın-Erkek sorunu değil. Anlayış meselesi de değil. Bir konuyu herkes kendi bilgisi doğrultusunda anlar ve kendine göre yorumlar; Kimin için yanlış, kimin için doğru bilinmez.Bu yaklaşım şikayet değil, yapılan yanlışların görülmesi ve düzeltilmesidir.Ortada bir gerçek var, Küçücük çoçukara tecavüz edilsin ve tecavüzcüleriyle evlendirilmek için arabuluculuk yapılsın... Altı yaşında çocuk nasıl evlendirebilir; hadi tecavüz edilen kız çocukları evlendiriliyor, tecavüz edilen erkek çocukları ne olacak...! Kadın veya erkek olduğumuz için toplumun bizden farklı beklentileri ve bize yükledikleri farklı roller vardır ve bir çoğumuz bu cinsiyetçi kalıpları üzerimizde bir yük olarak görür ve baskı altında hissederiz. Hatta cinsiyetçi kalıplar sadece bireysel anlamda değil toplumsal düzeyde büyük eşitsizlikler yaratır. Peki bununla mücadele etmeyi hiç düşündük mü? Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili mücadelede ben tek başıma ne yapabilirim ki demiyeceğiz.   23.05.2016 15:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2192
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

05 Ekim Ankara doğumluyum. Okumayı, yazmayı, insanları dinlemeyi seviyorum. Kişisel blogumda her ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster