Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '09

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2739
 

İsviçre gezisinden notlar

İsviçre gezisinden notlar
 

Bern'den bir görünüm


Güneşli ve ılık bir bahar günü özel bir havayolu firmasının tarifeli uçuşlarından birisiyle İsviçre'ye gidiyoruz.

Biletlerimiz ekonomik sınıf olmasına rağmen; kabin amirinin özel ilgisine mazhar olmamız nedeniyle (kendisi tanıdık olduğu için:) first klas yolcu kıvamında ve uçağın en önündeki koltuklarda, heyecanla Antalya'dan yükselişimizi izliyoruz.

Yeme içme servisinin ardından, bir görevli yanımıza geliyor ve kaptan pilotun bizi kokpite davet ettiğini söylüyor... (Torpilliyiz ya:))
Pilotlarımız son derece nazik ve misafirperverler...
Kokpitte gördüklerimizle ve yolculukla ilgili olarak bizi bilgilendiriyorlar.
Uçağın bulutların içine girdiğini görüyoruz ama sanki havada asılı kalmışız ve hiç gitmiyormuşuz hissine kapılıyoruz.
O esnada uçağın otomatik pilotla gitmekte olduğunu söyleyen kaptanımız, uçarak para kazanan insanlar arasında yaygın olan söylemi tekrarlayarak gülümsememize neden oluyor:
"İşte böyle gördüğünüz gibi, havadan para kazanıyoruz"

...
Yaklaşık üç saat sonra Zürih'te oluyoruz.
Bern'de yaşamakta olan yeğenim bizi havaalanında karşılıyor, Zürih'ten Bern'e doğru yol alırken hem hasretl gideriyor, hem de geçtiğimiz yerleri tanımaya çalışıyoruz.
...
İsviçre 26 kantondan oluşan bir federasyon ülke. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re

Bern ise İsviçre'nin dört büyük kentinden biri ve başkenti. http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Bern
Aare Nehri, kent merkezinin çevresinde U şeklinde yol alırken, bir manâda kenti ikiye bölüyor...
Dört gün boyunca Bern'i içimize sindire sindire geziyoruz.
Parke taşlı sokaklarda, tramvay raylarının üzerinde ve Ortaçağ'dan kalma yapıların arasında gezmekten büyük keyif alıyoruz.
Sokak kahvelerinde yorgunluk giderirken, önümüzden geçen kalabalıkları izliyor, sosyal yapı hakkında fikir edinmeye çalışıyoruz.
Yüksek bir tepenin üzerine konumlanmış kent merkezinin Aare Nehri'ne bakan yamaçlarından, şehrin güzelliklerini seyrediyoruz.
Aare Nehri üzerinde pekçok köprü var.
Bunlardan en önemlisi Nydeggbrück adlı eski bir taş köprü.
Buradan şehre, çok farklı ve özel bir bakış yakalıyoruz...
Köprünün hemen sağında ise şehrin sembolü olan Ayı Hendeği var.
Şehrin kurucusu Zeehrinden Dükü Berchtold; ilk avladığı hayvan bir ayı olunca; kente, Türkçe karşılığı ayı demek olan Baer (Bern) adını koyuyor ve o zamandan itibaren ayılar kentin sembolü sayılıyor.

Oralarda dolaşılır da nehir kenarına gidilmez mi?
Yüzlerce merdiveni inerek, nehrin büyüleyici doğasına kendimizi dahil ediyoruz.
Doğanın yeşili; nehirden, yeşil-mavi yansıyor...
Billur gibi sular gözlerimizi, ruhumuzu okşayarak ve çağlayarak önümüzden geçip gidiyor.
Nehir kenarındaki Ortaçağ'dan kalma evler ise manzaraya ayrı bir hoşluk katıyor...
...
Zürih; Zürih Kantonu'nun en büyük kenti. http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BCrih
Burası İsviçre'nin ekonomik ve kültürel başkenti sayılıyor.

Zürih Gölü'nün çevresinde kurulmuş şehrin etrafı, yüksek tepelerle çevrili ve ortasından Limmat Nehri geçiyor.
Gün boyunca, şehrin sokaklarında geziyor, göl kenarında, nehir kenarında gezen kalabalıklara karışıp, modern, hareketli, bir o kadar huzurlu bu Avrupa kentinde bulunmanın keyfine varıyoruz....
...
Ve Thun şehrinin kenarında Thun Gölü!
Burada, hayatımız boyunca rastlayabileceğimiz en nadide doğa görüntüleriyle karşılaşıyoruz.
Alp Dağları tüm görkemiyle karşı kıyılarda sıralanırken; karlı, erişilmez ama bir o kadar yanıbaşımızda gibi görünüyor.

Hafif puslu uzak kıyılar, bir masal ülkesinde olduğumuz izlenimini uyandırıyor.
...
Kahvaltı saatlerinden sonra, kaldığımız yerleşim yerinin ortasındaki vadide ve o vadinin yamaçlarında, yeşilin içine karışarak doyumsuz yürüyüşler yapıyoruz. ( E Heidi'nin kulaklarını çınlatarak elbette:)
...
Türkiye'ye dönme zamanı geldiğinde ise karlı ve bembeyaz bir güne uyanıyoruz.
Bir bahar günü gelmiştik; adeta bir kış günü, bu güzel ülkeye veda ediyoruz; gözlerimize yerleşen olağanüstü güzel manzaralarla... 

Ve sımsıcak dostlarımızı, yakınlarımızı ardımızda bırakarak!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1486
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Bol bol okurum, blog yazarım, şiir yazarım. Yazdıkça ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster