Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
283
 

İsviçre Medeni Kanunu Tanrı'nın hükümlerini sollarsa

İsviçre Medeni Kanunu Tanrı'nın hükümlerini sollarsa
 

İsviçre Medeni Kanunu, Tanrı'nın hükümlerini sollarsa, yani geçerse ne olur? 
Ne olacak, Tanrıya atfedilen şeylerin kul yapısı olduğu ortaya çıkar.
Ne olacak, kutsal olduğuna inanılan şeylerin asılsız olduğu belli olur.
Ne olacak, Tanrıya hakaret etmekten kurtulunur.
 
***
 
17 Şubat 1926 tarihinde İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM'de kabul edilen Türk Medeni Kanunu, 4 Ekim 1926'da yürürlülüğe konmuştur.
 
Bu kanun ile:
 
• Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.
• Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi.
• Tek eşle evlilik esası getirildi.
• Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı.
• Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi.
 
***
 
Medeni Kanun kabul edilmeden önce din kaynaklarına dayanan Şeri hukuk hükümleri geçerliydi.
 
Şeri hukuk, İslam dininin kaynaklarına dayanan, bu dinin hükümleriyle oluşturulmuş bir hukuk sistemidir.
 
Şeri hukukun ana kaynağı Kuran ve Sünnet'tir.
 
Medeni Kanunla değişen Kuran hükümleri:
 
* Kadın-erkek eşit değildir. Erkek bir çok yönden imtiyaz sahibidir.
* Nikah dini kurallara göre yapılır. 
* Erkeğe dört kadınla evlenebilme hakkı verilmiştir.
* Kadının çalışma hakkı yoktur. İllaki çalışmak isteniyorsa eşinin iznine tabiidir. Ev hanımı olmaları salık verilmiştir.
* Şahitlik işlerinde erkekle kadın eşit değildir. 1 erkek şahide 2 kadın şahit, 2 erkek şahide 4 kadın şahit denkliği aranmıştır.
* Mirasta erkeğe 2 pay verilirken, kadına 1 pay verilmesi istenmiştir.
*  Boşanmak ise, resmi nikahlı duruma göre daha kolaydır. Boşanan eşler tekrar birleşmek istediklerinde, araya başka biriyle evlenme zorunluluğu getirilmiştir.
 
***
 
Kuran, Tanrı'nın sözleridir. İslam dünyasında buna koşulsuz inanılmıştır.
Kuran'daki buyruklara göre yaşam tarzı oluşturmamızı ister Tanrı.
Kuran'daki buyruklar haricinde yaşam tarzı geliştirenleri kafirlikle ve sapıtmışlıkla nitelemiştir Tanrı.
 
***
 
Tanrı'nın sözü olduğuna inanılan hükümlerle, insanların düzenlediği bir Medeni Kanun kıyas edildiğinde sizce hangisi daha demokratik, daha mükemmel, daha insancıl?
Tanrıya yakışacak olan mükemmel olan değil midir?
O halde ya bu hükümlerle Tanrı kendi kendine hakaret ediyor, ya da insanlar bu hükümleri atfederek Tanrıya hakaret ediyor.
 
Erkeği üstün kılıp, kadını ikinci sınıfa itmek, Tanrısal değildir beşeridir. Yani Tanrısal olduğu iddia edilenler beşeri kökenlidir.
 
***
 
Kuran'ın hükümlerinin 1400 sene önceki çöl kültürüne göre gayet modern olduğunu söyleyen olabilir.
İyi de kardeşim, biz ne 1400 sene önce yaşıyoruz, ne de geri kalmış bir çöl kültüründe.
Ama Tanrı, bu hükümlerle bugünde yaşamamızı ister. Hükme uymayanları şöyle uyarır:
 
"Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir." (Maide: 44)
"Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler zâlimlerin ta kendileridir." (Maide: 45)
"Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir." (Maide: 47)
 
***
 
Çağ dışı ve acizane şeyleri Tanrıya atfetmektir asıl küfür, bu hükümlere uymamak değil!
 
Düşün ve sorgula!
 
Tanrı mükemmeldir.
Tanrının bir parçasısın sen,
senin kanunun, kitapların kanunundan daha yücedir.
 
-Mustafa Yıldırım - 05.04 2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster