Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
296
 

İsyan…

İsyan…
 

Gün Batımı


“Geriye bir avuç yalan / Beni bu derde sen attın da, gittin ya kafam hep duman…”  diye iç geçirdiğinde; gün batmak üzereydi. İç geçirdiği sözlerin yazarı kim bilemedi ama şarkının tınıları hala kulaklarındaydı. Bu güzel şarkıyı söyleyenin adını epey düşündü…

Epey süre hafızasını zorladıktan sonra Halil Sezai olduğunu hatırlamakla kalmadı… “İncir reçeli “ filmini de anımsadı içini acıtsa da. Son yıllarda izlerken epey süre etkisinde kaldığı filmlerdendi  “İncir reçeli “… Tıpkı aşka dair söylenmiş diğer şarkılar gibi…

Gün batımı her zaman etkileyici olur!  Gün batımı ardından her tarafın karanlığa bürünmesinin yanı sıra yalnızlığın da ürkekliği vardı içinde...

Oturduğu bankta kazınmış isimler ve aşka dair sözler dahi gülümsetemedi çehresini. Baktı öyle gün batımına uzun uzadıya…

Derin ve uzun bakışlarında isyan vardı. Sevdiğine isyandı bunun adı... Bu bankta yalnız oturmuş olmanın isyanıydı aslında, gözlerinin gün batımında kilitli kalmasında. Yalnızlığa isyan mı olur?” Hiçbir yalnızlık sebepsiz değildir” dedi içinden. Öyle ya; hiçbir ayrılık, hiçbir acı, hiçbir sancı sebepsiz değildi…

Duraksamamadan gözlerinden sicim gibi dökülüveren gözyaşlarının durmasına hâkim olamadı…Oturduğu banka bisikleti le çarpan çocuk “ Özür dilerim… Ama neden ağlıyorsunuz ki? Kötü bi şey olmadı ki?” sözleri ile kendine geldi. Elinin tersi ile silerken ıslanmış yanağını, gülümsedi çocuğun gözlerinin içine bakarak; “ önemli değil, san bakma benim gözyaşlarıma, onlar beni dinlemiyor zaten…” dedi.

Çocuk gülümseyerek uzaklaşırken ; “İçin yanarken üşümek, Yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek… İşte aşk bu olsa gerek!” diye söylendi Can Yücel in  kocaman sözlerinden. Baktı öyle çevresine yalnızdı. Evet,  İsyan mı etmeli yalnızlığına çöken karanlığa. Yalnızlığına çöken karanlığa inat , aydınlattı verdi sokağı sokak lambaları…

Kalktı aşk sözleri ile bezenmiş banktan, yürüdü yürüdü… Başı eğik, omuzları düşün kısa adımlarla yalnızlığının isyanına yürüdü. Yalnızlığına eşlik etti Halil Sezai nin Benim bu derdim/Ne yağan Yağmurda/ Ne yalancı sonbaharda/ Ne bomboş sokaklarda/Sebebi isyan aşkım/ … şarkısı… Sesler; karşı sokakta park eden ve ellerde bira; aşka siyan eden gençlerin içinde bulunduğu otomobilden.

Estetikten yoksun lambalarının aydınlattığı sokağı yürürken yalnızlığına eşlik ediyordu geçmiş anıları…

Elinde kalan Bir avuç yalanaydı isyan…

Hasan Dede 

19 ŞUBAT 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1209
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

1967 Muş - Varto Doğumluyum. Kişinin kendini anlatması zordur aslında. Ne yazarsam yazayım, ne be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster