Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2554
 

İtimat, takip ve kontrole mani değildir

İtimat, takip ve kontrole mani değildir
 

Görsel için teşekkür ederim.


Genellikle iş ortamında en güvenilen kişiler dahi kasıtlı veya kasıtsız hata yapabilir mi? 

Evet. Neden olmasın ki! Özel yaşamda da bilerek ya da bilmeden birçok hata yapıla gelmiştir: “Beşeriz, şaşarız.”
Özellikle kalite kontrolü veya imalat kontrolü yapılan işlerde önemli bir özlü sözdür:

“İtimat, takip ve kontrole mani değildir.”
Takip ve kontrolde amaç, kişiyi tartıp gözlemekten ziyade hataya en başından engel olabilmektir. 
Öyle ise incitmek istemediğimiz ve sevdiğimiz kişinin yaptığı işi kontrol ederken kullanılabilecek, sihirli bir sözdür bu. 
- Her birini tek, tek kontrol ettim.
- Şöyle dur, ben de bir bakayım.
- Ama aşk olsun, değil mi ya!
- Öyle değil bak, itimat kontrole mani değildir.
- Evet, şimdi daha iyi anlıyorum.
- Elbette, biz birlikte bir bütünüz.
Bu diyalog, itimat etmenintakip ve kontrole engel oluşturmadığı gerçeğini ortaya koyar.
*
Takıntılı insan görüntüsü verse de bu durum, gerçek yaşamda doğruya ve daha az hata yapmaya teşvik eder.

Kaldı ki bu durum, yapılan ya da buyrulan işin doğru anlaşılıp yapıldığının en etkili geri bildirimi de olsa gerek.

İleri aşamada pek çok sorunun en başta çözümünü sağladığı gibi, zaman kaybını da önler. Kaynak tasarrufu sağlamanın ve en önemlisi ekonomik kayıpların önünü etkili bir biçimde almanın yanı sıra daha medenice bir yaklaşımı da sergiler.  
            *

Askeri ortamlarda pek sık rastlanan bu tutum, "Güven, denetime mani değildir" biçiminde daha net şeklini almıştır. Bu yaklaşımı özel sektörde de görebilmek mümkün.

Örneğin, “Kolay gelsin, iki sade bir karışık lütfen” dediğinizde “Sosu da olsun mu?” diye garsonun yaklaşımı, sanırım konuyu en açık biçimiyle özetlemektedir.
Şüphesiz, “güvenmek” iyidir ama takip ve kontrol etmek daha iyi olsa gerektir.
            * * *
Takip ve kontrol edildikçe, izlenen insan “itimatsızlığı” sezinlemeye ve buna göre davranış geliştirmeye başlayabilir, bu doğrudur. Aynı şekilde izleyen insanda ise bunun sonucu olarak “güvensizlik” oluşabilecektir. 
Ancak demek istediğimiz; bir insana güven duyulduğu ne kadar çok hissettirilirse, o da bu güvene o kadar “layık” olmaya çalışacaktır.

Bunun için düzeyi “paranoya” seviyesine indirgemeye gerek var mı, takdiri size bırakıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster